# Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu (s.s.:498)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Reşat Doğru (MHP, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim
- **Tarih:** 10 Haziran 2010
- **Gündem:** VETERİNER HİZMETLERİ, BİTKİ SAĞLIĞI, GIDA VE YEM KANUNU (S.S.:498)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-06-10-veteriner-hizmetleri-bitki-sagligi-gida-ve-yem-kanunu-s-s-498-2

> Reşat Doğru (MHP), 10 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VETERİNER HİZMETLERİ, BİTKİ SAĞLIĞI, GIDA VE YEM KANUNU (S.S.:498)); konuşma 774 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanunun 13’üncü maddesi üzerine vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında, bugün Tokat ilinde Erbaa ilçesinde kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir helikopteri düşmüştür. Helikopterin düşmesiyle beraber 3 tane askerimiz şehit olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Sayın milletvekilleri, vermiş olduğumuz önerge ile 13’üncü maddenin dördüncü fıkrasına bir cümle ilave edilmesini istiyoruz. Bu cümle “Veteriner tıbbi ürünlerine ilişkin tanıtım yalnızca veteriner hekimlere yönelik olarak yapılmalıdır.” şeklindedir. Veteriner tıbbi ürünler, veteriner hekim kontrolü ve gözetiminde kayıt altına alınıp kullanılması gereken ürünlerdir ve bu alanda eğitim görmemiş kişilerce tanıtım yapılarak tüketiminin artışının sağlanması toplum sağlığında onarılmaz zararlara sebep olacak niteliktedir. Önergemiz ile toplum sağlığının korunması ve Avrupa Birliği direktiflerine uyum sağlanması amaçlanmıştır.

Sayın milletvekilleri, insanlar proteinden zengin yeterli bir beslenme sağlamalıdır. Hayvansal ürünler de taşıdığı özelliklerinden dolayı vazgeçilemeyecek bir protein ürünüdür. İnsanlar her 1 kilogram ağırlığı için günlük 1 gram protein tüketmelidir. Bunun da en az yarısının hayvansal ürünlerden karşılanması en idealidir. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen protein miktarı 102 gram olup bunun 70 gramı hayvansal ürünlerden karşılanmaktadır. Ülkemizde ise kişi başına 84 gram düşmekte, bunun yalnız 17 gramı hayvansal ürünlerden karşılanmaktadır. Bundan dolayı da ülkemizde hayvancılığa mutlaka çok önem verilmelidir ancak görüldüğü kadarıyla hayvancılık gün geçtikçe gerilemekte, yok olmaktadır.

Hayvancılıkta ilk yapılması gereken, besi hayvancılığına sahip çıkılması olmalıdır. Ülkemizde besi hayvanına yönelik yeterli destek verilmemektedir. Ayrıca, ülke koşullarına uygun besi ırkları tespit edilerek teşvik verilmeli, üretici de teşvik edilmelidir.

Ayrıca son zamanlarda besiciler tarafından ileri sürülen bir konu vardır, bu da destek primlerinin hayvan sayısına göre değil, hayvanlardan elde edilen ürün miktarına göre verilmesi görüşüdür. Bu doğrudur, bu görüş desteklenmelidir. Hayvan başına verilmesi, üreticileri, sayısını artırmak için kalitesi ve verimi düşük hayvan beslemeyi teşvik etmektir. Bu da ülke ekonomisine zarar vermektedir.

Ülkede hayvan sayısı gün geçtikçe azalmaktadır. Özellikle, bakınız, bir örnek olması noktasında, Tokat’ın Reşadiye ilçesinin Bereketli kasabasında 2002 senesinde bölgede yaklaşık olarak 200 bin civarında küçükbaş hayvan varken bu sayının bugün 2 binlere düşmüş olduğunu ne yazık ki görmekteyiz. Mutlaka ama mutlaka bu durum düzeltilmelidir, sayı artırılmalıdır. Özellikle dişi, anaç hayvanlara ve onun yavrularına sahip çıkılmalı ve korunmalıdır. Hayvancılığı desteklemek için dişi hayvanların korunması ve sahip çıkılması, süt ürünlerine mutlaka yeterli destek verilmesi başta gelir.

Ürün satış fiyatlarını üreticinin zarar etmeyeceği seviyede tutmalıyız. Sütçülük geçmişte korunmamış ve süt tozu ithaline izin verilmiştir. Geçmişte bunu protesto için sütler üretici birliklerince yollara dökülüp hükûmetler protesto edilmiştir. Bundan dolayı da mutlaka süt enstitüsü alım merkezleri, et balık kurumları gibi kurulmalıdır. Bu mealde, süt enstitüsünün kurulması da bütün üreticiler tarafından istenmektedir. Üretici birliklerinin isteklerini burada dile getirmek mecburiyetindeyiz.

Et fiyatları artıp özellikle Irak’a et ihracatının yapılması sonucu üretici dişi hayvanlarını bile kesmiş, havancılık çok büyük oranda zarar görmüştür.

Bölgesel teşvikler: Özellikle yirmi sekiz ildeki üreticiye karkas etin kilosunda 1,5 milyon teşvik verilmesi doğru olmamıştır. Bu hem yetersiz olmuş hem de bütün ülkeyi kapsamadığı için tepkiler almıştır. Hükûmet, doğu ve güneydoğuda yirmi beş ilde, hayvancılık yatırımlarını özel destek kapsamına almıştır. Doğudaki birçok il içinde Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa, Erzurum, Erzincan, Elâzığ gibi iller bu kapsam içerisindedir. Bu teşvik sistemine göre Hükûmet, 31 Ekim 2009 tarihinde bu kararı almıştır. Buna göre, üreticilerin kırsal alanlarda bireysel veya bir arada yapacakları, öz sermayeye dayalı en az 50 baş ve üzeri kapasiteye sahip projeli süt sığırcılığı işletmesi yatırımlarına, 2009 ve 2012 yılları arasında hibe desteği sağlayacak. Buna göre, inşaat maliyetinin yüzde 30’una, damızlık gebe düve alımının yüzde 40’ına, süt sağım ünitesi ve soğutma tankı alımının ise yüzde 50’sine hibe desteği sağlanacak. 22 Ocak 2010 tarihli yeni bir kararname ile et ve süt üretmek, verimliliği artırmak için kurulacak damızlık amaçlı sığır işletme yatırımları da kapsam içerisine alınmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Doğru.

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ancak, Tokat ili gibi nüfusu devamlı düşen, geçiminin bir kısmı için hayvan yetiştiriciliğinde bulunan iller bu kapsam dışında bırakılınca halkta büyük tepkiler olmaya başlamıştır.

Sayın milletvekilleri, bu vilayetler –yani, İç Anadolu Bölgesi’ndeki, Tokat olsun Sivas olsun Amasya olsun- doğu ve güneydoğu illerinden daha mı zengindir? Hükûmetler bunu açıklamak mecburiyetindedir. Özellikle, Tokat ilindeki hayvan üreticileri, bu konuda çok büyük bir mağduriyet içerisindedirler. Hayvan sayısı konusunda… Tabii, hayvan sayısı bazen belli bir mesafede sayılıyor ama özellikle kesime gönderilmiş olan hayvanların veyahut da işte, kurban münasebetiyle gönderilmiş hayvanların sayısı düşmediği için sanki hayvan sayısı yüksek gibi görünüyor. Hayır, hiç de öyle değildir. Bugün, Tokat ilinin nüfusu düşmüştür ve hayvancılıkla geçimini temin etmektedir. O mealde de doğu ve güneydoğu bölgelerine DAP içerisinde verilmiş olan o destekler, mutlaka ama mutlaka, Tokat ili gibi birçok vilayete yani diğer illerin hepsine de uygulanmalıdır.

Ben, bu kanunun hayırlı olmasını temenni ediyor, önergemize desteğinizi bekliyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu (s.s.:498)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-06-10-veteriner-hizmetleri-bitki-sagligi-gida-ve-yem-kanunu-s-s-498-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
