# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Reşat Karagöz (Yeni Parti, Amasya)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 5 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91625
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/resat-karagoz-2026-11-05-tutanak-metni

> Reşat Karagöz (Yeni Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 539 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

REŞAT KARAGÖZ (Amasya) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesini görüşüyoruz, aslında bütün bakanlıkların ve 86 milyon vatandaşımızın geleceğini konuşuyoruz çünkü emeklinin maaşından işçinin ücretine, çiftçinin desteğinden esnafın vergisine kadar her yol Hazine ve Maliye Bakanlığına çıkıyor. Ancak bugün Türkiye'de iki ayrı ekonomi var: Birinde milyonlarca insan üç kuruşluk maaş zammının hesabını yapıyor, diğerinde bir grup azınlık milyarlarca dolarlık fon vurgunundan kesesini dolduruyor. Birinde emeklinin alacağı bin liralık artışın bütçeye yükü hesaplanıyor, diğerindeyse itibardan asla tasarruf edilmiyor. Sayın Bakan, siz de çok iyi biliyorsunuz ki asıl mesele kaynak yokluğu değil, kaynakların kimin için, nasıl kullanıldığıdır?

Bakın, bugün Türkiye'de dünya tarihinin en büyük finansal vurgunuyla karşı karşıyayız. 131 fon tasfiyeye alındı, tam 455 bin yatırımcıdan bahsediyoruz. Son iki ayda halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin 479 milyar dolardan 306 milyar dolara gerilediğinden, 173 milyar dolarlık bir değer kaybı iddiasından bahsediyoruz. SPK Başkanı görevden alınıyor, fonların tasfiyesi için Mecliste görüşülen kanun teklifi sırasında sorularımızı yanıtlayan Borsa İstanbulun eski Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun bugün soruşturmanın şüphelileri arasında ama asıl vahim olan nedir biliyor musunuz Sayın Bakan? Bundan tam bir yıl önce, 4 Kasım 2025'te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bizzat siz açıkladınız. Demek ki tehlike bilinmiyor değildi. Peki, bilinen bu tehlikeye karşı hangi önlemler alındı? Alınan önlemler neden yeterli olmadı? Kuzu kurda emanet edilmişse çobanın ne yaptığını da bizler milletvekili olarak sizlere sormak zorundayız. Bu skandalın siyasi ve idari sorumluluğunu kim üstlenecek Sayın Bakan? Birileri gözaltına alınacak, tutuklanacak ama iktidarın hiçbir sorumluluğu olmayacak öyle mi? Eski bir bakan milyonlarını milyarlara katlayacak, bu skandal patlayınca da pişkin pişkin aradaki farkı iade ettiğini açıklayacak, ardından hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edecek. Küçük esnafın POS cihazını, işletmecinin faturasını, vatandaşın hesabını didik didik inceleyen devlet milyarlarca lira liralık işlemlerde aynı hassasiyeti neden gösteremedi; gösteremedi mi, göstermedi mi? Denetim eksikliği var mıydı, yoksa göz mü yumuldu? İşte, bu soruların gerçek yanıtları ortaya çıkarılmadan bu soruşturmanın bütün yönüyle aydınlatıldığından kesinlikle söz edemeyiz.

Değerli milletvekilleri, şimdi gelelim Türkiye'nin diğer ekonomisine yani milyonlarca yurttaşımızın yaşadığı gerçek ekonomiye. TÜRK-İŞ'e göre açlık sınırı 38.024 lira, yoksulluk sınırı 123.856 lira, asgari ücret 28.075 lira, bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti bile 49.124 lira. Sayın Bakan, sizin işçilerimize reva gördüğünüz asgari ücret insanın yoksul olmasına bile izin vermiyor; bu gerçekten utanılacak bir durum. Emeklinin hâli asgari ücretliden de perişan. Yıllarca çalışan, prim ödeyen insanlara bugün yalnızca hayatta kalmaları için maaş veriliyor. Elinizden gelse emekliye maaş da vermeyeceksiniz çünkü siz emeklileri bu bütçeye sadece ve sadece yük olarak görüyorsunuz. Vatandaş ekmek alırken vergi ödüyor, faturasını öderken vergi ödüyor, maaşını almadan vergi ödüyor, ödüyor, ödüyor, ödüyor ama siz bir türlü doymuyorsunuz.

Şimdi, önümüzde 2027 bütçesi var; emekliye, memura, asgari ücretliye yapılacak artışlar konuşulacak. Yine, bütçe imkânlarından, mali disiplinden tasarruftan söz edilecek, yine, yurttaştan sabır istenecek, fedakârlık beklenecek ama bu tasarrufun muhatabı neden sürekli dar gelirli vatandaş oluyor? Bir kere de siz kendi şatafatınızdan, lüksünüzden, rahatınızdan tasarruf edin de bu milletin derdine derman olun, yolsuzlukları önleyin, usulsüzlüklerin üzerine gidin, milletin parasını vurgunculara kaptırmayın. Daha fazlasını bu millet sizden beklemiyor, sizden sadece görevinizi yapmanızı bekliyor. Bu ülkenin emeklisine, işçisine, memuruna, çiftçisine, öğrencisine bir gelecek borçlusunuz. Borcunuzun bari bir bölümünü 2027 yılı bütçesinde ödeyin, kaynakları milletimize adil ve hakkaniyetli bir şekilde bölüştürün, dağıtın diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Reşat Karagöz (Yeni Parti, Amasya). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-karagoz-2026-11-05-tutanak-metni (erişim: 6 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91625

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
