# Sosyal dayanışma ve sivil toplum örgütleri nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Resul Tosun (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim
- **Tarih:** 18 Kasım 2003
- **Gündem:** SOSYAL DAYANIŞMA VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2003-11-18-sosyal-dayanisma-ve-sivil-toplum-orgutleri-nedeniyle

> Resul Tosun (AK Parti), 18 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL DAYANIŞMA VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ NEDENİYLE); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RESUL TOSUN (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben de sözlerime başlamadan önce, cumartesi günü yaşanan terör olayını şiddetle kınıyor ve bu terör eyleminden hükümetimize verilmek istenen mesajı, hükümetimiz, sahiplerine iade etme basireti ve dirayeti gösterdiği için, hükümetimizi de ayrıca kutlayarak sözlerime başlıyorum.

Değerli arkadaşlar, hepimiz bir sene önce milletvekili seçildik ve seçildiğimiz günün hemen ferdasında, ertesinde odalarımız ziyaretçi akınına uğradı. Gelen ziyaretçilerimizin yüzde 90'ına yakını iş, aş istemekte ve hastasını tedavi ettirmek için bizlerden medet ummaktaydı. Yine, siz, değerli milletvekili arkadaşlarım seçim bölgelerine gittiğinde, mahalleleri gezdiğinde, köyleri ziyaret ettiğinde karşılarına sayısız yoksul çıktı, fakir çıktı, garip çıktı; bunlar yardım istedi, ihtiyaçlarının giderilmesini bizlerden talep etti. Maalesef, ülkemizin, devletimizin ekonomik imkânları çok yeterli olmadığı için, devletimizin bütün fakir fukaraya el uzatmasının mümkün olmadığını da her birimiz çok iyi biliyoruz.

1980'li yıllarda ihdas edilen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, ondan önce 65 yaşın üzerindekilere ödenen birtakım cüzî meblağlar da, maalesef fakirlerimizin, yoksullarımızın ihtiyaçlarını gidermeye yeterli olmadı. Her ne kadar yeterli olmasa da, bu fon vasıtasıyla, şu anda, Türkiye'de, milyonlarca vatandaşımız, alamadığı ilacı alabilmekte, bazı ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir.

Yine, hükümetimizin kış günü 800 000 ton civarında kömür dağıtması da bu fon sayesinde gerçekleşecektir; ama, değerli arkadaşlar, hepiniz takdir edersiniz ki, bunların hiçbirisi yeterli değildir. Aslında, toplumumuz da, Batı toplumu gibi bir toplum olsa sosyal patlamaların olması kaçınılmazdır. Kırsalda hâlâ komşusu açken tok yatmamaya inanmış insanımız, fakir komşusunun evindeki iğnesinden ipliğine, tuzundan biberine kadar hepsinden haberi vardır, onu karşılamaya çalışır. Küçük illerimizde ve ilçelerimizde, yine, komşuluk hâlâ geçer akçedir ve evine bir ekmek alan baba, bir ekmek de fakir komşusuna gönderebilmekte, pişirdiği çorbadan bir tabak da fakir komşusuna gönderebilmektedir; ama, değerli milletvekilleri, hepiniz geziyorsunuz, görüyorsunuz hele fakir fukara evlerini ziyaret ettiğinizde, eminim ki, her evden yüreğiniz dağlanarak çıkıyorsunuz. İşte, o zaman, ister istemez hepinizin, İstiklal Marşı Şairimizin "ya hamiyetsiz olaydım ya da param olsaydı" dediği gibi dediğinizi duyar gibiyim.

Değerli milletvekilleri, her şeyi devletten beklemeyen insanımız, fakir fukaraya karınca kararınca yardım ediyor; ama, bu yardımlar, inanın, yaraların çoğunu saramıyor, yaralar hâlâ acıyor. İşte, bu noktada, gerek belediyelerimizin gerek özellikle ramazan ayında hayır duyguları kabaran milletimizin gerek kimi toplum örgütlerinin imkânlarını değerlendirerek yaptığı hayır çalışmalarını burada şükranla yâd etmek istiyorum.

Ancak, benim bugün, asıl gündeme getirmek istediğim şudur: Biraz önce, Millî Eğitim Bakanımız da üçüncü sektörün, sivil toplum örgütünün girişimlerine değindi, onlardan bahsetti. Ben de, burada, örnek bir faaliyet, örnek bir çalışma içine giren Ankara Ticaret Odasının "İğneden İpliğe Gönül Panayırı" isimli girişimine temas etmek istiyorum. Evinizde ihtiyaç fazlası olan eşyanız, giymediğiniz elbiseniz, kullanmadığınız mobilyanız, kenara attığınız ve varlığından dahi haberdar olmadığınız, unuttuğunuz halınız, kiliminiz, beyaz eşyanız, bütün bunları, bir kampanya başlatarak, ihtiyaç fazlası kullanılmayan eşyaları bizzat evinden gidip almak, getirip onları tamir etmek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun, toparlayın lütfen.

RESUL TOSUN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

ATO, yaptığı bu güzel çalışmayla, örnek çalışmayla, ihtiyaç fazlası eşyası olan vatandaşların, ücretsiz telefon hattına haber verdiklerinde, gidip, doğrudan evinden bu eşyalarını alıyor; eğer, beyaz eşyaysa, bozuksa tamir ediyor, boyasızsa boyuyor, elbiseyse yıkıyor, sökükse dikiyor, ütülüyor, paketliyor, koca bir depoda raflara diziyor; sonra da, aynı şekilde ihtiyacı olan fakirin, eğer götürmeye gücü yetmiyorsa, evine kadar götürüyor. Gücü yetenler, geliyorlar, bir marketten alışveriş yapar gibi, ihtiyacı olan her eşyayı, iğneden ipliğe, sepetine koyup, kuruş ücret vermeden alıp evlerine götürüyor.

Değerli kardeşlerim, işte sivil toplum örgütü budur, işte sosyal dayanışma budur, işte yardımlaşma budur. (AK Parti sıralarından alkışlar) Ben, bu örnek çalışmasından dolayı Ankara Ticaret Odasını kutluyorum ve bütün şehirlerimizde, benzer kampanyalarla, ihtiyaç sahibi insanlarımıza yardım elinin uzatılmasını temenni ediyorum.

Sözlerime son verirken, gelecek ramazan bayramınızı şimdiden kutluyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Resul Tosun (AK Parti, Tokat). “Sosyal dayanışma ve sivil toplum örgütleri nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2003-11-18-sosyal-dayanisma-ve-sivil-toplum-orgutleri-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
