# Dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin kanun (s.s.334)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Resul Tosun (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ocak 2004
- **Gündem:** DERNEK VE VAKIFLARIN KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA İLİŞKİN KANUN (S.S.334)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2004-01-22-dernek-ve-vakiflarin-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-iliskin-kanun-s-s-33

> Resul Tosun (AK Parti), 22 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DERNEK VE VAKIFLARIN KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA İLİŞKİN KANUN (S.S.334)); konuşma 553 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RESUL TOSUN (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vatandaşlarımız, kamu kurum ve kuruluşlarında herhangi bir işlemlerini yürütmek istediklerinde, sürekli, zorunlu olarak katkı, bağış ve benzeri birtakım meblağların tahsil edildiğini ve bunun, artık, isimsiz birer vergi haline dönüştüğünü hepimiz çok iyi biliyoruz. AK Parti Hükümeti ve AK Parti, bu sorunun çözülebilmesi için yasal bir düzenleme yapılacağının sözünü vermiş ve şu anda görüşmekte olduğumuz bu düzenleme, bu amaca yönelik olarak huzurlarımıza gelmiş bulunmaktadır. Kutluyoruz, memnunuz; ancak, kanun tasarısını bizim verdiğimiz önerge muvacehesinde değerlendirdiğimizde, 1982 Anayasasının düzenlenmesinden farklı olmadığını müşahede ediyoruz. 1982 Anayasası da "ancak"ları ve ancaktan sonraki cümleleri çıkardığınız zaman mükemmele yakın bir anayasadır; ama, birtakım haklar verir, ondan sonra bir ancak kelimesi getirir, verdiği hakların birçoğunu elinden alır.

Kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerini kullanarak, personelini kullanarak, resmî işlemlerde kamu kurum ve kuruluşlarının icraatlarında -zarfında, formunda vesairesinde- bu derneklere, zorunlu olarak, maalesef, vatandaştan, adı konulmamış vergiler tahsil edilmektedir. Bu tasarıyla bunu kaldırıyoruz; ancak, bir istisna getiriyoruz; diyoruz ki "Kanunla kurulan vakıf ve derneklerle vakıf üniversiteleri ve Bakanlar Kurulunun izin vereceği vakıf ve dernekler bu kanun kapsamının dışındadır. "

Değerli arkadaşlar, kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere diyeceğimiz yok. Bu Meclis, o vakıflarla ilgili kanunu çıkarmıştır; arkadaşlarımızın, Meclisimizin bu Kanununa saygı göstermek durumundayız; ancak, vakıf üniversitelerini de hangi gerekçeyle, hangi alakayla buraya sokuyoruz? Vakıf üniversitelerinin, parasız kaldığı zaman kamu kurum ve kuruluşlarının elemanına, para aktarımına yahut da ondan bağış ve sair katkı bedellerini almaya ihtiyacı varsa, bu, zaten vakıf değildir, vakıf olmaktan çıkmıştır. Vakıf, kendi varlığıyla insanlara hizmet eden kurumdur. Şimdi, özellikle, burada, Bakanlar Kuruluna bu yetkiyi verdiğimiz takdirde -bakanlarımızı tenzih ediyorum; ama- yarın bürokratlar gelecekler, sayın bakanım şu hizmeti yürütmek için şu vakfın şu şekilde devreye girmesine ihtiyaç hâsıl olmuştur diyecekler ve bakanımızı ikna edecekler. Bakanımız, Bakanlar Kuruluna getirdiği zaman, hangi bakan arkadaşı, bakan arkadaşının getirdiği belgeyi imzalamaktan istinkâf edecektir?! Ben bakan olsam, ben de imzalarım, siz olsanız, siz de imzalarsınız.

Dolayısıyla, eğer bu kapıyı açarsak, bir sene sonra, iki sene sonra, şu geldiğimiz noktaya geri döneriz; yeniden, milletten milyonlarca liraların tahsil edildiğini görürüz ve bunun vebali de, bu tasarıya parmak kaldıran her birimizin üzerinde olur.

Ben, Bakanımızı da, Komisyonumuzu da anlayışla karşılıyorum; "katılmıyorum" derken, elbette ki, attıkları imzanın arkasında duracaklar, bunu anlayışla karşılıyorum; ama, siz, değerli arkadaşlar, asıl sorumluluk sizlerdedir. Sizler, Bakan ile vicdanınız, Bakan ile Komisyon arasında kalmayın, Bakan ile halk arasında kalın; çünkü, yarın halka gittiğimiz zaman, yarın, yine bunlar, bu tür vergiler, bu tür paralar kesilmeye başladığı zaman, vatandaş bize soracaktır "çıkardığınız kanun bu mudur, böyle midir..."

Biz, verdiğimiz önergeyle, tasarıda, sadece "kanunla kurulan dernek ve vakıflar, bu kanun kapsamı dışındadır" diyoruz. Bunun dışında "...vakıf üniversiteleri ve Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek vakıflar" ifadesini çıkararak, hem devletimiz için hem vatandaşlarımız için, adil ve eşit olanı sağlamış oluyoruz. Aksi takdirde, diğer vakıflara, diğer derneklere haksızlık etmiş oluruz ve eşitsizliğe yol açmış oluruz. Kamu kuruluşlarında hizmet veren 19 000 civarında vakıf ve derneklerimiz var. Bunların her birinin, zaman zaman -nezih bir şekilde çalışanları tenzih ediyoruz, ama- vatandaşımızın sırtında ne büyük yükler oluşturduğunu her birimiz biliyoruz. Ruhsat almaya gittiğinizde, işlem yapmaya gittiğinizde, 50 kuruşluk kâğıda 500 lira, 50 liralık kâğıda 5 000 000, 10 000 000, 50 000 000, 500 000 000 lira, bu vatandaş vergi gibi veriyor; vermediği takdirde de o işlem yapılmıyor. Bu, bir haksızlıktır. Bu haksızlığın giderilmesi hepimizin boynunun borcudur. Yanlışın neresinden dönülürse kârdır.

Önergeye hepinizden destek bekliyor ve sizleri saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Resul Tosun (AK Parti, Tokat). “Dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin kanun (s.s.334)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2004-01-22-dernek-ve-vakiflarin-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-iliskin-kanun-s-s-33 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
