# Basın kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s.s.456)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Resul Tosun (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2004
- **Gündem:** BASIN KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S.S.456)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2004-06-09-basin-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-komisyonu-rapo

> Resul Tosun (AK Parti), 9 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BASIN KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S.S.456)); konuşma 958 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RESUL TOSUN (Tokat) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 456 sıra sayılı Basın Kanunu Tasarısı üzerinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum.

AK Parti, Türkiye'deki hem Anayasanın hem de ona bağlı olarak çok sayıdaki yasanın, tüm yasaların, yönetmeliklerin gözden geçirileceğini programına derc etmiş ve söylemişti. 22 nci Dönemde Büyük Millet Meclisi, hakikaten, belki son yılların en önemli değişikliklerini yapmış, demokratikleşme istikametinde çok ciddî adımlar atmış, içeride ve dışarıda her kesimden takdir toplayan fevkalade değişiklikler yapmıştır. Bu itibarla, muhalefetiyle İktidar Partisiyle bu dönem Meclisini en içten duygularımla bir kez daha kutlamak istiyorum.

Bu yeni düzenleme 456 sıra sayılı Basın Kanunu Tasarısı ki, bu tasarı kanunlaştığı takdirde, basılı eserlerle, basınla ilgili temel sayılabilecek yasalardan en önemlisi olacaktır. Bu yeni düzenleme de, yine, AK Partinin programında yapacağını vaat ettiği düzenlemelerin en önemlilerinden birisidir. Bunu, elbirliğiyle Meclise getirildikten sonra, iktidarıyla muhalefetiyle tartışarak bugüne kadar getirdik.

Halen yürürlükte olan 5680 sayılı Yasa, hepinizin bildiği gibi, ellidört yıllık bir yasa. Bugüne kadar birçok değişiklik yapılmış, yamalı bohçaya dönmüş, hatta, bazen bu değişikliklerin dozajı artmış ve basın mensuplarının, artık, yakasından düşmesi gereken bir yasa haline dönüşmüştür, eskimiştir. Aksak topal giden bu yasa, nihayet bugün değiştirilmek üzere önümüze getirilmiştir.

Basın için Anayasamızda da, mevcut yasalarda da "hürdür" denilmesine rağmen şunu da üzülerek belirtmemizde fayda vardır ki, Meclis her ne kadar son derece demokratik yasalar çıkarsa da, yasaları uygulayanların kafalarında demokratikleşme gerçekleşmediği zaman, yasaya rağmen birtakım insanların, yazarların, düşünürlerin, fikir adamlarının -ki, hâlâ bugün bir arkadaşımızın mahkeme kapısında olduğunu biliyorum, duruşmaya çıkmıştır- mahkûm olduğunu ve şu anda da kimi yazarların, fikir adamlarının, maalesef, cezaevlerinde bulunduğunu hep birlikte biliyoruz, görüyoruz, üzülerek okuyoruz. Bu münasebetle, biz, bu değişen yasaların ruhuna uygun şekilde uygulanmasının da en samimî takipçileri ve talipleri olmak durumundayız.

Bu arada şunu da ilave etmekte fayda var: Bazı internet sitelerinde "şu anda hapishanededir" diye, biryığın, yüzlerce isim listesi yayımlanmaktadır ki, bunlar da aldatıcı olmasın; çünkü, şu anda hapiste bulunan gerçek gazetecilerin sayısının kaç olduğunu kesin olarak bilmiyoruz. Bunların çok fazla olmadıklarını biliyoruz; ama, takip eden davalar var; maalesef, sayısını bilemiyoruz, tespit edemiyoruz. Sivil toplum örgütlerimizden, cemiyetlerimizden, konseyimizden talep ettik, sayısını tam olarak bilemiyoruz; ama, bazı sitelerde "bunlar gazetecidir, şu anda hapishanededir" diye yayımlanan ve ülkemize, özellikle dış dünyada, âdeta, tüm gazetecileri kodese tıkıyormuş izlenimini verdiren bu isimlerin aldıkları cezalara baktığınız zaman da, çoğunun, Terörle Mücadele Yasasından yargılandığını ve gazetecilik yaptığı için değil de, gazeteci sıfatıyla başka bir suç işlediği için hapishaneye düştüğünü görüyoruz.

Şimdi, değerli arkadaşlar, 456 sıra sayılı yasa tasarısı hazırlandı. Yeni yasa tasarısı hazırlanırken, biz, Değerli Bakanımızın ve deneyimli bürokratlarının, bu konuda, hakikaten, çok ciddî mesailer sarf ettiklerini biliyoruz. Bu yasa tasarısı üzerinde -Mecliste sarı basın kartı taşıyan belki birkaç gazeteciden biriyim- her maddesinde uzun uzun çalışmış bir arkadaşınızım.

Bu noktada, ben, Bakanlığımızı ve Bakanlığın bürokratlarını, uzmanlarını, yaptıkları çalışmalardan dolayı da, unutmadan, her şeyden önce kutlamak istiyorum, kendilerine teşekkür etmek istiyorum.

Ayrıca, bu yasa tasarısı hazırlanırken, basınla ilgili tüm sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alındığını ve onların da bu yasa tasarısına katkıda bulunduklarını, katılımcı bir yasa tasarısı olduğunu da bütün arkadaşlarımız, komisyonların üyeleri biliyorlar.

Ben, burada bir de itirafta bulunmak istiyorum: Adalet Komisyonuna bu tasarı geldiğinde, görüşmeye başladık ve bir müddet sonra denildi ki: "bu tasarıyı alt Komisyona sevk edelim." Ben fevren, hemen, geçmiş dönemlerde altkomisyonun ne anlama geldiğini bildiğim için, altkomisyona sevk edilen yasa nasıl olsa çıkarılmıyor diye bildiğim için itiraz ettim; şimdi bitirelim bunu, altkomisyona giderse bu tasarı kalacak dedim. Adalet Komisyonunun AK Partili, CHP'li bütün üyeleri ayağa kalktılar "hayır, sana katılmıyoruz, bizim komisyonumuz öyle bir komisyon değildir" dediler. Ben görmeden inanmam dedim ve altkomisyona sevk edildi ve altkomisyonda ben de bulundum. Adalet Komisyonuna bütün sivil toplum örgütleri de geldiler, bu tasarıyla ilgili görüşlerini belirttiler, tekliflerini getirdiler, eleştirilerini getirdiler. Onların da katılımı kayıtlarda vardır; tutanakları aldığınızda göreceksiniz. Bu tasarı, sadece hükümet tarafından, sadece vekiller tarafından dayatılan, getirilen bir tasarı olmayıp, aynı zamanda, Türkiye'deki ilgili tarafların, resmî-sivil tamamının görüşlerine başvurularak hazırlanmış bir tasarı olması hasebiyle de bugüne kadar getirilen tasarılar içerisinde son derece katılımcı bir şekilde hazırlanmış tasarıdır.

Altkomisyonun çalışmalarına da katıldım.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Bu bir itiraf, değil mi?

RESUL TOSUN (Devamla) - İtiraf ediyorum dedim ya Sayın Anadol, baştan. Dinlemiyorsun ama, bak; dinliyorum dedin, orada şimdi...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Dinliyorum... Dinliyorum...

RESUL TOSUN (Devamla) - Altkomisyonda değerli arkadaşlarımızla oturduk. Ben de bir milletvekili olarak çalışmalara katıldım ve altkomisyonda -ben tespit ettim- irili ufaklı tam 19 tane değişiklik yaptık. Şimdi itiraf ediyorum ve kutluyorum; Adalet Komisyonunun altkomisyonları hakikaten yasaları çıkarmama değil, yasayı daha güzel bir şekilde çıkarma komisyonuna dönüşmüştür. Bu, hem Adalet Komisyonumuz için hem de 22 nci Dönem Millet Meclisimiz için bir kıvanç vesilesidir.

Bu münasebetle, bu itibarla, yeni yasa, daha çağdaş, daha özgürlükçü, daha insaflı ve hem basın kuruluşlarını hem de toplumu daha fazla düşünen, yararını koruyan, çıkarını koruyan bir yasa olmuştur, öncekiyle mukayese edilemeyecek kadar faydalı bir yasadır.

Burada ben İktidar Partisi mensubu bir milletvekili olarak bu yasanın güzelliklerinden, getirdiği artılardan, kendi tespitlerimi söylemek istemiyorum; bir sivil toplum örgütümüzün Adalet Komisyonunda yaptığı tespitleri madde madde, müsaadenizle okuyorum. Diyor ki bu sivil toplum örgütümüz: "Katılımcı tasarı kesinlikle yeni açılımlar getiriyor.

Örneğin:

1- 12 Eylül askerî rejiminden kalan ek ve geçici maddeleri kaldırıyor.

2- Süreli yayınların kapatılması, dağıtımının durdurulması, baskı makinelerine el konulması dönemi son buluyor.

3- Sorumlu müdürün eser sahibiyle birlikte yargılanması yolu kapatılıyor.

4- Bildirimler güvenlik birimlerine değil Cumhuriyet Başsavcılığına veriliyor.

5- Soruşturma için en çok üç gazete ya da dergiye el konulabiliyor.

6- Haber kaynağını açıklamama ve tanıklığa zorlamama hakkı yasal bir güvenceye bağlanıyor."

Bence, bu tasarının en güzel maddesi, en mükemmel maddesi de 12 nci maddesidir. Bu sivil toplum örgütümüz de bunu buraya açıkça derc etmiş.

Basın suçlarında hapis cezası yerine -bu da çok önemli, değerli arkadaşlar- para cezası uygulaması getiriliyor. Hapis cezası kalkıyor; sadece iki maddede var, yeri gelince onunla ilgili de konuşacağım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Resul Tosun (AK Parti, Tokat). “Basın kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s.s.456)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2004-06-09-basin-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-komisyonu-rapo (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
