# Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 29 Nisan 2008
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu

> Rıdvan Yalçın (MHP), 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 723 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 215 sıra sayılı, Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Veysi Kaynak’ın Türk Ceza Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 2’nci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, biraz önce, burada, AKP Grup Başkan Vekili Sayın Bekir Bozdağ, milletimizi soykırım iftirasıyla karalayan bir şahsiyet için yüceltici ifadelerde bulundu. Konuya girmeden, öncelikle bu konuyu değerlendirmek istiyorum. Ne ödülü alırsa alsın, ne kadar şöhretli olursa olsun hiç kimsenin suç işleme ayrıcalığı yoktur. Bu millete hakaret etmek kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. (MHP sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, ifade özgürlüğüyle maskelenmiş Türklüğe hakaret özgürlüğü getiren bu teklif, aslında sizler de biliyorsunuz ki bir Hükûmet tasarısıdır. AKP’nin birçok tartışmalı yasada yaptığı gibi, bu değişiklik yine bir sayın milletvekilinin teklifi şeklinde hazırlanmıştır ve ne yazık ki Türklüğe hakareti suç olmaktan çıkartan bu teklifte millî mücadelenin destansı kahramanlarının çıktığı ve “Kahraman” unvanı verilen Maraş ilimizin benim de çok sevdiğim bir milletvekilinin imzası bulunmaktadır. Ecdadımızın kemiklerini sızlatacak bu yasa, yine ne yazık ki Millî Egemenlik Bayramı kutlamalarıyla aynı zamanlarda önümüze gelmiştir.

Bu değişiklik teklifi, neden tasarı değil de teklif olarak gelmektedir? Acaba, 2004’ten bu yana her sorulduğunda “301’de bir değişiklik düşünmediğini, 301’in AB standartlarında olduğunu” söyleyen sayın eski ve yeni Adalet Bakanları bu değişikliğe imza atmazlar diye mi düşünülmüştür yoksa sayın bakanlar sözlerinin altında ezilme korkuları sebebiyle mi bu yolu tercih etmişlerdir?

Sayın milletvekilleri, görüştüğümüz 301’inci maddenin içinde yer aldığı Türk Ceza Kanunu, 2004 yılında, yine şimdi değiştirmek isteyen AKP İktidarı tarafından yasalaştırılmıştır. “Büyük reform” diye sunulan bu tasarı Avrupa Birliğinden de “aferin” almanıza sebep olmuştur. Ama görülüyor ki hâlâ Türklüğe rahatça sövülemiyor, sahte soykırım iftiraları hâlâ rahatça yapılamıyor, fırsat bu fırsat diye şimdi sizden kendi milletinize, ailenize, ceddinize, tarihinize, kültürünüze, maddi manevi bütün varlığınıza hakarete izin vermenizi istiyorlar. Diyorlar ki bu madde ifade özgürlüğünün önünde engelmiş. Değerli arkadaşlarım, maddenin içinde eleştiri amacıyla yapılan ifadelerin suç sayılmayacağı ortada değil mi? Anayasa’mız ve devletimizin imza koyduğu anlaşmalar fikir ve ifade hürriyetini fazlasıyla temin etmiyor mu? Aslında ediyor. Peki, bu madde madem ifade hürriyetine engel oluyor da bütün Avrupa ceza yasalarında, Estonya’dan Fransa’ya, Bulgaristan’dan İngiltere’ye, Hollanda’dan İsveç’e neden benzer suçlar yer alıyor.

Sayın milletvekilleri, bugün memleketimizde insanlarımız cinnet öncesi son sınırdadır. Küçülen tarım sektörünün ağırlığı bir kâbusa dönüşmek üzeredir. Gübre ve ilaç fiyatları 2 katını aşmış, temel gıda maddelerinin yanına yaklaşılamıyor, esnaf BAĞ-KUR’unu ödeyemez hâldedir. İşsizlik çığ gibi, iflaslar artmış, tapu daireleri haciz işlemi yapmaktan tapu işlemi yapamaz hâle gelmiştir.

Sizler, çığlığını duyurmak isteyen insanların ağzını kapatıp karga tulumba götürülürken ifade hürriyetini hatırlamıyorsunuz, kendiniz hakkında en küçük eleştiri taşıyan yazı ve karikatür sahibine derhâl dava açıyorsunuz ama milletimize hakaretin önünü açıyorsunuz. Siz milletimizden bunun için mi oy istediniz? Milletimiz bunun için mi oy verdi?

Sayın milletvekilleri, kapatma davası açıldı, unuttuğunuz AB ipine tekrar sarıldınız. Sayın Barroso’yu davet ettiniz, kapatmaya karşı destek istediniz. AKPM’deki temsilciniz, partiniz kapatılmasın diye, bildiri yayınlatmak için ricacı oluyor. Sayın Dışişleri Bakanınız, ülke ülke gezip temsil ettiği ülkesinin kurumlarını şikâyet ediyor. Güya “AKP kapatılırsa AB süreci biter.” diye milletimizi, devletimizi tehdit ettiriyorsunuz. Bu millete bu yaptıklarınız en büyük hakaret değil midir?

Sayın milletvekilleri, malumunuz, ülkemizi bir kaos ortamına sürüklemek isteyen odaklarca işlenmiş bir menfur cinayet gerekçe gösterilerek 301 aleyhine, Türklük aleyhine sistemli eylemler yapılmıştır, hâlâ da zaman zaman yapılmaya devam edilmektedir. Bu kampanyaların sloganlarından biri de “katil 301” şeklindedir. Şimdi siz bu değişiklik ile Türklüğe hakaret edenleri aklarken aslında Meclisin çıkardığı bir yasayı cinayetten mahkûm ettiğinizin bilmem farkında mısınız?

Sayın milletvekilleri, bu madde 1926’dan bu yana 8 kez değişti. İlk defa siz “Türklüğü” madde metninden çıkartıyorsunuz. Türkiye’de geçmişte partiler kapatıldı, siyasi yasaklar konuldu, hatta siyasiler hapislere bile atıldı ancak bu ağır sonuçlara karşın memleket dışı bir odaktan destek istemek, himmet beklemek çok karşılaşılan bir yol olmadı. Onun için, gelin, dış odaklardan himaye dilenmek yerine Türkiye'nin yargısına güvenin, büyük milletimizin büyük toleransına sığınma vakarını gösterin, gösterin ki en azından tarih önünde daha ağır bir mahkûmiyetten kurtulun. Bu vakarı, onuru hepinizden bekliyoruz.

Sayın milletvekilleri, kurulduğundan bu yana millet egemenliğinin sembolü ve tecelligâhı olarak yüceltilen ve İstiklal Harbi’ni yöneten, “Gazi Meclis” diye kutsanan bu kutlu çatı altında hepimizin kutsalı, dokunulmazı olması gereken “Türklük”ten rahatsızlık duyulması bizim için tarifsiz bir acı kaynağıdır. Biliniz ki, milletimiz de bilsin ki MHP iktidarının düzelteceği ilk iş Allah’ın izniyle bu olacaktır. “Ne mutlu Türk’üm diyene.”

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
