# Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2010
- **Gündem:** KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2010-02-17-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind

> Rıdvan Yalçın (MHP), 17 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 536 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Çok değerli milletvekilleri, önergemiz üzerinde söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, niyetim ortamı germek değildir fakat burada bu, Milliyetçi Hareket Partisinin baştan beri “yıkım projesi” diye adlandırdığı sürece ilişkin öteden beri ifade ettiği görüşlerin söylenmesinden Sayın Bakanın biraz da Sağlık Bakanına imrenir gibi bir reaksiyon göstermesini açıkçası yadırgadığımı ifade etmek isterim.

Sayın Bakanım, hissiyatınızı anlıyorum, gerçekten bir Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanının “Habur’dan girişlerde terör örgütü üyeleri gelip geçsinler” diye hâkim ayarladığına ilişkin bir itham orta yerde dururken hissiyatınızı anlıyorum ve bundan gerçekten ben de bu ülkenin bir vatandaşı, bu yüce Parlamentonun bir üyesi olarak üzüntü duyduğumu ifade ediyorum fakat sizden bizim beklentimiz, bu sürece karşı eleştirilerini ifade eden milletvekillerine gösterdiğiniz reaksiyonu, şahsınıza böyle bir ithamı iletenlere karşı da göstermenizdir Sayın Bakan. Sayın Bakanım, sizden buradaki reaksiyonu, terörist cenazelerini şehit cenazelerine döndürenlere karşı da göstermenizi bekliyoruz; sizden, bu reaksiyonları, henüz PKK terör örgütü üstlenmeden Tokat’taki son saldırıyı Türk askerinin üzerine yıkmaya çalışanlara karşı da göstermenizi bekliyoruz Sayın Bakanım. (MHP sıralarından alkışlar) Belki o zaman sizinle aynı noktada buluşma ihtimalimiz de doğabilir.

Değerli arkadaşlarım, burada önceki konuşmacılar tarafından kısmen ifade edilen birkaç hususa değinmek istiyorum:

Yakın zaman önce Sayın Başbakanımız bir valiler toplantısı gerçekleştirdi ve bu valiler toplantısında, adı bir türlü konamayan, demokratik açılım, millî birlik, kardeşlik açılımı, en başta Kürt açılımı gibi sürecin bir devlet projesi olduğu ve bu devlet projesinin valiler tarafından illerinde anlatılması tembih edildi. Ve bu konuşma yapılırken Sayın Başbakan bir şeyi daha ifade etti, gözlerden kaçan bir hususu da burada tekrar gündeminize getirmek istiyorum. Sayın Başbakan “Bana, yasa izin vermiyor mazeretiyle gelmeyin.” diyebildi.

Değerli arkadaşlarım, geçmişte de bir meşhur rahmetli siyasetçimiz “Anayasa’yı bir kez ihlal etmekle bir şey olmaz.” demişti. Şimdi aynı durumu Sayın Başbakan ifade ediyor.

Bakın, değerli arkadaşlarım, bu ülkenin temeli hukuktur. Siz kendiniz “Anayasa’yı ihlal etmekle bir şey olmaz.”, “Kanuna uymak mecburiyetiniz yok.” derseniz, kanunla karşı karşıya olan bütün vatandaşlarımızın da aynı hakka sahip olduğunu kabul etmek durumunda kalırsınız ki bunun sonucu kaos olur.

Bir başbakana yakışan ifade “Sizi hizmet etmede hangi yasa engelliyorsa, bunu getirin, bize ifade edin, Mecliste biz o yasayı uygulanabilir hâle getirelim.” demek olmalıdır. Yoksa “Bu yasayı tanımayın.” demek doğru değildir.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakanın bu talimatlarına uyan valilerimiz oldu. Bir defa, şunu özellikle vurgulamak isterim: Devlet projesi dediğiniz nedir? Devlet projesi dediğiniz bir olgu, mesela geçmişte Kıbrıs meselesinde yaşanmıştır, bu ülkenin bütün fertleri Kıbrıs Türklerinin hakkı adına tek yürek olmayı başarabilmiştir.

Şimdi, siz bir devlet projesinden bahsediyorsunuz, burada, Parlamentoda bir mutabakat olduğundan bahsetmek mümkün mü değerli arkadaşlarım? Burada, iktidar partisi dışındaki bütün parti gruplarının, farklı sebeplerle bile olsa, baştan beri yüksek perdeden itiraz ettikleri bir süreci yaşıyoruz. Hatta daha ilginç bir şey söyleyeyim size, değerli arkadaşlarım, acaba iktidar partisi kendi grubu içerisinde mutabakatı bu konuda sağlayabilmiş midir? Zaman zaman basına yansıyan, sağduyulu arkadaşlarınızın, bu açılım süreci hakkında Milliyetçi Hareket Partisinin hassasiyetleriyle aynı ölçüde beyanlarda bulunduğunu görüyoruz. Yani AKP, kendi içerisinde mutabakatı sağlayamadığı bir konuyu nasıl oluyor da bir devlet projesi olarak takdim edip, valilere, anlatmak görevi verebiliyor?

İşte buradan, bu cümleden kendini görevli sayan bir il valisi, değerli arkadaşlarım, bakın, lütfen dikkat buyurunuz “Demokratik Açılım” ismiyle bir konferans düzenleyebilmiş, bu konferansa, siyasi görüşleri bilinen Mehmet Metiner isimli yazar konuşmacı olarak davet edilebilmiş…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2010-02-17-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
