# Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sabri Varan (AK Parti, Gümüşhane)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 1 Aralık 2004
- **Gündem:** SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI TEŞK.VE GÖR.HAK.KAN.TAS.(SS.649)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sabri-varan-22-2004-12-01-sosyal-yardimlasma-ve-dayanisma-kurumu-baskanligi-tesk-ve-gor-hak-kan

> Sabri Varan (AK Parti), 1 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI TEŞK.VE GÖR.HAK.KAN.TAS.(SS.649)); konuşma 1.282 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA SABRİ VARAN (Gümüşhane) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 649 sıra sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kurumu Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısına dair konuşmak üzere AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, burada, 59 uncu cumhuriyet hükümetimizin gerek Acil Eylem Planında gerekse hükümet programında vurguladığı sosyal politikaların organizasyonuyla ilgili bir kanunu daha milletimizin hizmetine sunmanın çalışmasını hep beraber yapacağız. 29 Mayıs 1986 tarihli ve 3294 sayılı Kanunla kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu yerine kurulacak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısını, bugün, burada, hep beraber yasalaştıracağız.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, Anayasanın 2 nci maddesinde ifadesini bulan sosyal devlet ilkesinin yerine getirilmesinde en temel sosyal hizmet ve sosyal yardım kuruluşlarından biri olmuştur. Fon, ekonomik yoksunluk durumunda bulunan insanlara çok geniş bir yelpaze içinde sosyal yardımlar yapmaktadır. Sosyal yardımlar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılan kaynaklarla, illerde valilerin, ilçelerde kaymakamların başkanlığında kurulan 931 adet sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya çalışılmaktadır.

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları, tüzelkişiliği haiz olmasına karşın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tüzelkişiliğe sahip değildir. Fon, kanunla kendisine verilen görevleri, başka kamu kurumlarından sağlanan geçici görevlilerle yerine getirmeye çalışmaktadır. Halen, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonunda 81 personel çalışmaktadır.

Değerli arkadaşlar, 931 vakıf şubesinin bulunduğu bir teşkilatı düşünelim. Bugün, Türkiye'de, en büyük bankaların şube sayısı dahi 931'e yakın rakamlardadır. Bu bankalarda binlerce insan istihdam edilmesine ve devasa genel müdürlük binaları bulunmasına rağmen, fon merkezimiz, yıllardır, geçici personelle, yani 81 kişiyle idare edilmeye çalışılmıştır. Vakıflarda çalışan kişi sayısı toplam 3 000'i bulmaktadır. Bütün bunların organizasyonu, denetimi, yönetimi, çıkarmak istediğimiz bu kanunun ne kadar elzem olduğunu da gözler önüne sermektedir. Tabiî ki, personelin geçici görevli olması da, personelin verimliliğinin düşmesi ve denetiminin etkinsizleşmesi konusunda da etkili olmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; halk diliyle, fakir fukara fonu olarak bilinen Fak Fuk Fonun işleyişiyle ilgili, hepimizin, zaman zaman, seçim bölgelerimizde karşılaştığımız ortak şikâyetler vardır; her birimiz, seçim bölgelerimizde -ben de seçim bölgem Gümüşhane'de- bunları bire bir yaşıyoruz. Genel ve yaygın bir kanaat var; nedir bu kanaat: Fon kaynakları isabetli kullanılıyor mu? Fon kaynakları hak eden kişilere kullandırılıyor mu? Fon kaynakları fakirlere dağıtılabiliyor mu? Yardımı yine zenginler mi alıyor? Bunlar, hepimizin sıkça işittiği eleştirilerin başında gelmektedir. Fon yönetiminde bulunan, mütevellideki arkadaşlarımız, heyet, acaba, adil davranıyorlar mı? Yine "kapısında arabası olan kişiler mi bu yardımları alıyor, bu yardımlara ulaşıyor?"

İnsanlar "ben fakirim, yoksulum; ama, çocuğum üniversitede okuyor, çocuğuma bir burs alabilecek miyim; acaba, erişip, devletimizden bu katkıyı sağlayabilecek miyim" diye serzenişte bulunuyorlar ve şüphe içerisinde kalıyorlar. Hepimizin, değişik zamanlarda, bu ve buna benzer işittiği şikâyetler vardı.

Değerli arkadaşlar, çıkaracağımız bu teşkilat yasasıyla, Fonun merkezine bir çekidüzen vereceğiz. Uzman kişilerden oluşan bir merkez olacak; bunlar, projeler üretecek; Fonumuzun kaynaklarını daha objektif kriterlerle bu insanlara ulaştırmaya çalışacaklar.

Geçen yıl, Sayın Başbakanımızın bilgisi dahilinde, bir istatistikî çalışmaya konu etmek üzere, Türkiye'de fonların eriştiği fakir ailelerle ve kişilerle ilgili envanter çalışması yaptım. Bu çalışma neticesinde de gördüm ki, fonlarımız, destek verdikleri, yardım ettikleri kişilerin envanterini düzgün olarak tutmaktan dahi yoksun durumdalar. Bunu genelleme yapmak doğru olmaz; ama, bu aksaklıkları birkaç vilayetimizde gördükten sonra, ben, gerçekten, burada, Sayın Bakanımıza ve hükümetimize, bu fonumuzun idaresine bir çekidüzen vermeyi amaçlayan teşkilat tasarısını acilen huzurlarımıza getirip, kanunlaştırmayı düşünmelerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Bu yasadan sonra uzmanların oluşturacağı projelerle ve Sayın Bakanımızın başkanlığında Fonumuzun bugüne kadar oluşturduğu planlama ve icra heyetiyle, artık, Fonun konsepti de kısmen değişmeye başlamıştır arkadaşlar. Hepimizin bildiği bir tabirle, Fon, artık, balık dağıtmayacak; Fon, artık, ürettiği projelerle, geliştirdiği stratejilerle, fakir ailelerin de iş sahibi olmalarına katkıda bulunacak; yani, projelerle, balık tutmayı öğretecek konuma kavuşturulacaktır. Bunun çalışmaları da bu yıl içerisinde yapılmıştır. Gerek sosyal riski azaltma projeleriyle gerekse Fonun uyguladığı koyunculuk, süt sığırcılığı, arıcılık, beceri kursları gibi alanlarda, ferde ve kooperatiflere, iki yıl ödemesiz, beş yıl vadeli çok güzel imkânlarla sunulan hayvancılık kredileriyle, bu çalışmalar süratle başlatılmıştır. Bu çalışmalardan, benim ilimde de, Köse İlçemizin iki köyünde, Kelkit İlçemizin bir köyünde kurulan kooperatif, merkez ilçede de bir arıcılık ve bir hayvancılık kooperatifimiz bu destekleri almıştır ve bu köylerimizde, gelecekte, yardıma muhtaç olan aileler, inanıyorum ki, bu projeler neticesinde, belli bir gelir seviyesine ulaşıp, bu sıkıntıdan kurtulacaklardır.

Onbeş yıldır, Başbakanlığa bağlı olarak, geçici görevli personel aracılığıyla bu büyüklükte bir kaynağın kullandırılmasının sakıncalı olduğu aşikârdır. Fona tüzelkişilik kazandırılması, Fonun işleyişi, yönetimi ve başarılı olması için şarttır. 1997 ile 2000 yılları arasında Fondan toplam 15 693 000 kişiye 647 trilyon lira yardım yapılmıştır. Hedef kitlesinin bu kadar fazla ve ülkenin en yoksul kesiminden oluştuğu dikkate alındığında, 3294 sayılı Kanunda öngörülen amaçların, ancak, örgütlü, programlı, etkin ve disiplinli bir yapıyla gerçekleştirilebileceği görülmektedir.

Bugün, Fonun dağıttığı rakamlarla bir kıyaslama yaparsak, 2003 yılında Fon tarafından 653 trilyon lira destek verilmiştir. Yine, 2004 yılı ekim ayı itibariyle Fonumuzun dağıttığı para 957 trilyon liradır. Buna, sosyal risk projelerini de eklediğimiz zaman 1 katrilyon 23 trilyon lirayı bulmaktadır.

Nedir bu projeler, nedir bu balık tutmayı öğretecek projeler, Fonumuzun, merkezimizin ürettiği projeler nedir; bunlar, gelir getirici projeler, istihdam projeleri, sosyal hizmet projeleri, toplum kalkınması projeleri gibi "yerel girişimler bileşeni" dediğimiz projelerdir ve bunun yanında şartlı nakit transferi de vardır. Şartlı nakit transferinde, toplumun en yoksul yüzde 6'lık kesimini oluşturan fakir ailelere, çocuklarının sağlık kontrollerini yaptırdıklarını belgelemeleri şartıyla, yine çocuklarının eğitim ve öğretim kurumlarına -liseyi bitirinceye kadar- devam ettiğini belgelemek koşuluyla nakdî yardımlar yapılmıştır, yapılmaya da devam edilmektedir.

Bugün, bu öğretim yılında, okullarımıza, eğitim-öğretime destek olsun diye 30 trilyon lira giyim, kırtasiye, önlük vesaire gibi katkılar konulmuş ve bu ramazanda normal fonlara, vakıflara gönderilen aylık aidat ödemelerinin dışında da 40 trilyon lira bir destek, artı olarak verilmiştir.

Fonda bir şey daha değiştirilmiştir. Bugüne kadar Fonun gelirleri değişik gayeler için kullanılmıştır; ancak, şunu burada açıklıkla söylemek isterim ki, Fonumuzun bir kuruşu dahi amacı ve kapsamı dışında kullandırılmamıştır.

Değerli arkadaşlar, hepinizin bildiği üzere, biz, geçtiğimiz dönemde, yeşilkartlılarla ilgili de bir uygulama yaptık, yeşilkartlılarımızın artık ayaktan tedavide ilaçlarını karşılamalarını sağladık; gözlük ihtiyacı olanın gözlüğünü ve diş protezi ihtiyacı olanın da bu protezini sağlamasını kanunlaştırdık. Burada şunu belirtmek istiyorum ki, yeşilkartlıların sağlık giderlerinin Fonun üzerinde oluşturduğu yük bütçeye kaydırılarak, Fonun, bahsettiğimiz alanlardaki projelere daha fazla kaynak aktarması sağlanmıştır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerinin düzenlenmesiyle, ekonomik yoksunluk içindeki vatandaşlarımızın taleplerini karşılamak ve onların toplumdaki statülerini yukarıya çekmek için her türlü tedbirin, yerinde, zamanında ve eksiksiz olarak alınması, sosyal politikalar üretilmesinin sağlanması, hükümetimizin, ülkemiz ve milletimiz için gerçekleştirdiği en güzel icraatlardan biri olacaktır.

Tüm ülkeye ilçe bazında yayılmış 931 adet sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfının ve 3 000 çalışanının iş ve işlemlerinin incelenmesi, denetlenmesi ve gerekli diğer tedbirlerin alınması zorunluluğu açıktır.

Vakıfların denetimi, muhasebe yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünce, idarî yönden ise mülkiye müfettişlerince yapılmaktadır; ancak, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının sayılarının ve denetime yetkili kurumların işlerinin fazlalığı nedeniyle, bunların denetiminde yeterli etkinlik sağlanamamaktadır.

Vakıfların tüm kaynakları Fon merkezinden gönderildiği halde, bunların üzerinde Fonun inceleme ve denetleme yetkisinin bulunmaması uygun değildir. Kanunun yürürlüğe girmesiyle, genel müdürlüğün, vakıflarca yapılan harcamaların kanun amaçlarına uygunluğunu denetlemesi de öngörülmektedir. Ayrıca, genel müdürlüğün, görevleriyle ilgili olarak, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, yerli ve yabancı kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmasının da imkânı sağlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sosyal yardımlaşma ve dayanışma alanında görev yapan personelin verimliliğinin artırılması, yapılan hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi, vakıflara projeler için yapılan yardımların amacına ulaşıp ulaşmadığı ve sonuçlarının daha etkin bir şekilde izlenerek, değerlendirilmesi; ayrıca, Fonun gelirlerinin zamanında toplanarak, vakıflara yerinde ve zamanında dağıtılabilmesi, kanunun kabulüyle mümkün olacak ve sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmayan yoksul, kimsesiz, muhtaç ve düşkün vatandaşlarımıza ilişkin devletin sosyal sorumluluklarını eksiksiz olarak da yerine getirebilecektir.

Teşkilat yasasının kabulü sayesinde, ayrıca sosyal konularda istihdam edilecek uzmanlar aracılığıyla, çağdaş ve bilimsel sosyal politikaların belirleneceğini, böylece, yapılan yardımların daha düzenli, denetlenebilir ve belli kurallara bağlı olmasının sağlanacağını belirtir, Grubum ve şahsım adına saygılar sunar, kanunun kabulü için göstereceğiniz ilgi için teşekkür ederim.

Saygılar sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sabri Varan (AK Parti, Gümüşhane). “Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sabri-varan-22-2004-12-01-sosyal-yardimlasma-ve-dayanisma-kurumu-baskanligi-tesk-ve-gor-hak-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
