# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi,) 16 ıncı tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sabri Varan (AK Parti, Gümüşhane)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ,) 16 INCI TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sabri-varan-22-2005-12-24-2006-merkezi-butce-kan-tas-maliye-bakanligi-kamu-ihale-kurumu-gelir

> Sabri Varan (AK Parti), 24 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ,) 16 INCI TUR); konuşma 785 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA SABRİ VARAN (Gümüşhane) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bütçesiyle ilgili, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi en kalbî duygularımla selamlıyorum.

Özelleştirme kavramı 1970'li yıllarda dünyanın gündemine girdi, Türkiyemizin gündemine 1984 yılında katılabildi. 1970'li yıllarda başlayan özelleştirme uygulamaları, İngiltere'de ilk meyvelerini vermeye başladı ve kısa sürede, İngiltere gibi ülkeler özelleştirmelerini tamamladı. 1980'li yıllardan itibaren esmeye başlayan özelleştirme rüzgârı, Türkiye'yi bir türlü uçurmaya yetmemiştir. Gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede başarıyla gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarını, Türkiye, ne yazık ki, uzun süre, başarıyla uygulayamamıştır. Güzel ülkemizde, yakın bir zamana kadar, özelleştirmeye karşı direniş, maalesef, sürdürülmüştür. Bunun sonucu olarak, Türk insanı, 1 800-2 500 dolar millî gelirlere mahkûm edilmiş, fakirliğin bir üst basamağı orta alt gelir seviyesine yerleştirilmeye mahkûm bırakılmıştır.

Değerli arkadaşlar, AK Parti, hükümete geldiği günden itibaren, ülkemizde, özelleştirme konusunda son derece başarılı uygulamalara imza atmıştır ve bununla ilgili çaba gösterdiğimiz herkes tarafından da gayet açıkça bilinmektedir. Ülkemizde, yirmi yıldır devam eden özelleştirme çabalarına rağmen, özelleştirilmesi gerçekleşemeyen birçok kuruluş, AK Parti İktidarı döneminde özelleştirilmiştir. Hemen ifade etmek gerekir ki, özelleştirmede elde edilen başarıda, ülkemizin içinde bulunduğu siyasî ve ekonomik şartların büyük önemi bulunmaktadır. Artık, ülkemizin taşı toprağı, bu iktidar, bu huzur ortamında, eskiye oranla, çok daha kıymetli hale gelmiştir. Nitekim, 2003 yılından itibaren, siyasî ve ekonomik alanda sağladığımız istikrar ve güven ortamının yanında, yapısal reformları sürdürmedeki kararlı tutumumuz, özelleştirme uygulamalarına da yansımış bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, 1984'te yılında ülkemiz gündemine giren özelleştirme uygulamalarında, 2001 yılına kadar, maalesef, kayda değer özelleştirmeler yapılmamıştır. 2001 yılında hiçbir ihalenin açılamadığını düşünmenizi istirham ediyorum. Düşünün ki, Özelleştirme İdaresi diye bir müessese var; ama, bir koca yıl geçiyor, hiçbir ihale açamıyor. 2002 yılında 13 ihale açıyor, bunun 3'ünün satışı gerçekleşiyor, diğer 10 ihale tamamlanamadan yıl bitiriliyor.

2003 ve sonrasında gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının ne derece önemli olduğunu, önceki yıllara baktığımız zaman çok daha iyi anlarız. Hükümetimizin özelleştirmedeki kararlılığı neticesinde, 2003 ve 2005 yılları arasında, 85 şirket, kuruluş ve işletmedeki kamu hisselerinin tamamı, 6 liman, 6 312 varlık ve gayrimenkulun satışı veya işletme hakkı devri gerçekleştirilmiştir.

Özelleştirme uygulamalarının başlangıcından itibaren, 1984-2003 yılları arasında yapılan özelleştirme toplamı, maalesef, 8 milyar doları ancak bulmaktadır. Oysa, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, bizim dönemimizde, 853 000 000 Amerikan Dolarlık 2003 yılında, 1 377 000 000 Amerikan Dolarlık 2004 yılında, 16 167 000 000 dolarlık satışı da 2005 yılında, yani, toplam 18,5 milyar Amerikan Dolarlık özelleştirme uygulamasını gerçekleştirmiştir. Değerli arkadaşlarım, bu uygulamalara, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından da gerçekleştirilen ihaleler eklendiği zaman, iktidarımız dönemindeki uygulama toplamı 33 milyar dolar civarında gerçekleşmiş olmaktadır.

Şu tablodan da açık olarak gördüğümüz gibi, ülkemizin, tabloda da görülen kara hattı, 1984 ve 2002 yılları arasındadır. Bu yıllar arasında sadece 8 milyar dolarlık bir özelleştirme gerçekleşmiştir; ama, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı satışlarını düşündüğümüz zaman, bu rakam, yaklaşık 33 milyar dolara ulaşmaktadır. Buradaki sırrı çok iyi anlamak lâzım değerli arkadaşlar; niye 1984'ten 2002'ye kadar bu ülkenin özelleştirilecek kurumları satılamıyordu da, 2002'nin sonundan itibaren bu kurumlar bir bir satışa çıktı ve çok iyi değerlerle müşteri buldu?.. Bunda, sizlerin, hepinizin, iktidar ve muhalefet olarak katkısı var. Bunda, halkımızın, AK Partiyi iktidara getirmekle verdiği kararlılığının katkısı var. Bu başarı, sizin ve Yüce Milletimizindir.

Değerli arkadaşlarım, 2003-2005 yılları arasında özelleştirilen kuruluşlara baktığımızda, gübre fabrikalarının, otel, turizm tesislerinin, Tekelin alkol fabrikalarının, denizcilik ve telekomünikasyon gibi sektörlerde satış veya işletme hakkı devri uygulamasının gerçekleştirildiğini görürüz. Böylelikle, son üç yılda yapılması öngörülen özelleştirme ihalelerinin tamamına yakın kısmı son aşamaya getirilmiş, TÜPRAŞ ve Erdemir gibi kuruluşların özelleştirilme sürecinin tamamlanmasıyla da hedeflerin yüzde 100'e yakın bir kısmı da gerçekleştirilmiş olacaktır. Bir başka önemli konu da, yıllardır milletin gündeminde olan Erdemir, TÜPRAŞ ve Telekom gibi onbeş yılı aşkın süredir gündemde olan kuruluşların "artık, bundan sonra satılamaz" denilen kuruluşların, hatta satıldığı zaman "millî sermaye gidiyor" diye koparılan feryatların, ümitsizlik dalgalarının bir netice vermediği, artık, bunların da çok iyi, hak ettiği değerlerin de üstünde değerlerle satışa sunulduğu ve satışının gerçekleştirildiği bir dönemi yaşıyoruz. Bugüne kadar 2 250 000 000 dolar nakit girişi sağlanmış, bu nakdin 1 350 000 000 dolarlık kısmı da Hazineye intikal ettirilmiştir.

Değerli arkadaşlarımız, geçtiğimiz dönemlerde, hepinizin bileceği gibi, Özelleştirme İdaresinin giderleri özelleştirdiği kurumların gelirleriyle karşılanamıyordu; sürekli borçlanıyorlardı. 2002'ye kadar Özelleştirme İdaresinin yaptığı borçları da, bu iktidar, döneminde karşılamış ve fazla vermiş, bu fazlayı da Hazinemize aktarmıştır. Bundan dolayı da, Özelleştirme İdaremizi ve Sayın Bakanlarımızı, iki bakanımız çalışmıştır bu konuda, onları da tebrik ediyorum.

Özelleştirme ne olursa olsun yapalım mı diyoruz, ilkesiz, kuralsız özelleştirme mi yapıyoruz; tabiî ki hayır. Özelleştirmenin de kendi kuralları ve kendi ilkeleri var. Özelleştirme uygulamalarının birinci kuralı, belki, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin oluşturulmasını amaçlamasıdır. Kamu finansmanının, zarar eden kuruluşların yarattığı malî yükten kurtarılması amaçlanmıştır. Sabit sermaye yatırımlarının özel sektör tarafından yapılmasının sağlanması, devletin aslî fonksiyonları üzerinde yoğunlaşmasının sağlanması olarak da özelleştirmenin amaçlarını…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sabri Varan (AK Parti, Gümüşhane). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi,) 16 ıncı tur”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sabri-varan-22-2005-12-24-2006-merkezi-butce-kan-tas-maliye-bakanligi-kamu-ihale-kurumu-gelir (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
