# Ölçme, seçme ve yerleştirme merkezi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.616)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sacid Yıldız (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2011
- **Gündem:** ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.616)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sacid-yildiz-23-2011-02-17-olcme-secme-ve-yerlestirme-merkezi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevler-3

> Sacid Yıldız (CHP), 17 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.616)); konuşma 647 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SACİD YILDIZ (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, ek madde 142 üzerine verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, daha evvelki bölüm üzerine konuşmada yarım kaldı, devam etmek istiyorum. Nasıl olsa bu önerge reddolacak. Onun için önerge üzerinde fazla bir şey söylemek istemiyorum.

Bakınız, öğrenciler üzerine uygulanan şiddetten bahsediyordum. Buna YÖK Başkanı bile karşı çıktı. Kosova’da üniversite rektörü kürsüde konuştuğu sırada üzerine üç şişe boya döküldüğü hâlde, rektör hiçbir şey olmamış gibi konuşmasına devam etmiştir. Bizim ülkemizde ise yumurta atan öğrencilere cezalar verilmek istenmektedir. Yumurta attılar diye Sayın Bakan hemen mahkemeye koşmuştu. Neyse ki hâlâ dürüst yargıçlarımız var da öğrenciler ceza almadan beraat ettiler, yumurta da aklanmış oldu bu şekilde. Dolmabahçe’deki protesto eylemini gerçekleştiren 29 öğrenci hakkında altı aydan üçer yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı ve bu çocuklarımızın durumunun ne olacağı hâlâ belli değil. Eğer bunlar terör suçlusu kabul edilirlerse geçen hafta geçen torba yasadaki aftan da yararlanamayacaklar. Bunları da düşünmek lazım. Bir terör suçunda sınırlar nereye kadar varacak belli değil değerli arkadaşlar.

Hükûmet, yeni üniversiteler açarak yükseköğrenimle ilgili problemleri çözdüğünü sanmaktadır. Fakat aksine üniversite ve buna bağlı olarak öğrenci sayısı arttıkça sorunlar da gittikçe büyümektedir. Ülkemizde görmezden gelinen asıl önemli sorun istihdamdır. Altyapısı hazırlanmadan açılan her üniversite ile diplomalı işsizler ordusuna yenileri eklenmektedir. Bu, üzerinde durulması gereken önemli bir sorundur ve Hükûmet bu sorunu görmezden geldiğini yeni vakıf üniversiteleri kurarak göstermektedir. Sayın Millî Eğitim Bakanımız -burada değil, dün söylemişti- geçen yıl vakıf üniversitelerin kontenjan açığının ön lisansta yüzde 58 olduğunu söyledi, lisansta yüzde 20 kontenjan açığı olduğunu söyledi. Vakıf üniversitelerindeki bu yüzde 20 kontenjan açığı muazzam bir rakam. Eğer 500 binse vakıf üniversitelerin kontenjanı, 100 bin demektir. Sanıyorum 110-120 bin civarında kontenjan açığı var. Yani mevcut kontenjan var, biz orayı dolduramıyoruz, bir taraftan da vakıf üniversitesi açıyoruz. Ön lisansta yüzde 58; muazzam bir oran. “Devlet üniversitelerinde ön lisansta yüzde 20, lisansta yüzde 4.” dedi Sayın Bakan. Yani ortada un var, şeker var, yağ var ama biz helva yapamıyoruz. Okumak isteyen öğrenciler var, vakıf üniversitelerinin kontenjanları var, onlara yerleştiremiyoruz, yeni vakıf üniversiteleri açıyoruz; aynen öğretmenlerde olduğu gibi. Öğretmenler öğretmenlik yapmak istiyorlar, öğretmen okulunu bitirenler, okullar öğretmensiz ve onları orada değerlendiremiyoruz değerli arkadaşlar. O zaman, yeni üniversiteler kurarken amacınız nedir? Yeni bilim yuvaları kurarak gelecek güzel nesiller yetiştirmek midir, yoksa bilimsel özerkliği ortadan kaldırılmış üniversiteler kurarak bir zamanlar partinizde vekillik yapmış insanlara, yakınlarınıza, dostlarınıza buralarda görevler vermek midir, yoksa onları oralarda rektör yapmak mıdır? Mesela -açılmamış, Sayın Bakan dün dedi- Sakarya Üniversitesinin Tıp Fakültesi öğrencileri başka bir yerde, Kocaeli'nde eğitim görüyorlar ama Sakarya Üniversitesine gidiyor bir başhekim -Sağlık Bakanlığına bağlı- profesör oluyor, ondan sonra Ankara’da Yıldırım Beyazıt Üniversitesine rektör oluyor. Yani iş görmeyen, çalışmayan bir fakültede profesörlük unvanı veriliyor. Bu nasıl iştir? Sayın Komisyon Başkanımızla biz çalıştık, bilir -bunlar nasıl olur bilmiyorum- rektörlüğü döneminde. Ben anlamış değilim bunu. Yani hastanesi olmayan, çalışmayan bir yerde profesörlük unvanı alınıyor, iki ay oluyor olmuyor, Ankara’daki bir üniversiteye rektör olunuyor. Yani çok yanlış bir şey.

Sözlerimi bitirirken bir iki şey daha söylemek istiyorum. Bazı yandaş üniversitelere kadro ve para veriliyor değerli arkadaşlarım. Mesela bunlardan biri -ben kurucu olarak görev yaptığım için- Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinde geçtiğimiz yönetim epey kadro istedi, para istedi, onlar verilmedi ama bu yasada -gene ikinci bölümde- konuştuğumuz yasada 95 tane akademik kadro, 295 de idari kadro veriliyor. Bunların 200 tanesi, 295’in 200 tanesi hemşire. Geçen dönemde -arkadaşlar söylediler, bilgi aldım- hemşire olmaması nedeniyle Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, yoğun bakımı çalıştıramadı değerli arkadaşlar. Ama şimdi bol keseden hepsi veriliyor. Verilsin, buna karşı değiliz ama geçen sefer rektör ve yönetim cezalandırılmak istenirken, gerçekte, oradaki vatandaşlar, üniversite cezalandırılmış oluyor değerli arkadaşlar.

2547 sayılı Yasa’nın 58’inci maddesindeki değişiklikler gayet olumlu. Bu zaten oy birliğiyle geçmiş. Orada mesela “Araştırmaya ayrılan pay yüzde 5” deniyordu, biz geçen sefer Tam Gün Yasası’nda bu “En az yüzde 5 olsun” demiştik, o zaman kabul edilmemişti ama bu sefer en az yüzde 5 kabul edildi. Bunlar da olumlu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sacid Yıldız (CHP, İstanbul). “Ölçme, seçme ve yerleştirme merkezi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.616)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sacid-yildiz-23-2011-02-17-olcme-secme-ve-yerlestirme-merkezi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevler-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
