# Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sadullah Ergin (Yeni Yol, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim
- **Tarih:** 1 Nisan 2026
- **Gündem:** Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143605
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-2026-04-01-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl

> Sadullah Ergin (Yeni Yol), 1 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 496 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SADULLAH ERGİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Grubu adına heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben bu akşam bu kürsüden, bugün ülkemizdeki kutuplaşma meselesini gündeme taşımak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye bugün ekonomik krizle, geçim sıkıntısıyla, dış politikada yaşanan gerilimlerle, Türkiye'nin güvenliğini ilgilendiren meselelerle, yargı alanında yaşanan problemlerle uğraşıyor. Ülkemizin tüm bu sorun alanlarının dışında sinsi ve daha yakıcı bir sorunu var, o da toplumsal kutuplaşmadır. Bu sert kutuplaşma ülkemiz için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu kutuplaşma kurumlarda güven kaybı oluşturdu. TÜİK, RTÜK, EPDK, BDDK, TMSF, HSK gibi kurumlarımız güven oluşturması gereken kurumlar olmasına rağmen, maalesef bugün kendileri tartışma konusu hâline gelmiştir. Ortak akıl ve uzlaşı arayışları zayıflık olarak algılanıyor. Bir ülke uzlaşma kültürünü kaybederse her seçim referanduma, her kriz varlık ve yokluk mücadelesine dönüşüyor. Bu durum sürdürülebilir bir durum değildir. Bu tablo güven ve öngörülebilirlik çıpasını zayıflatıyor, ülkemizin risk primi yükseliyor ve ekonomiyi olumsuz etkiliyor.

Bu kamplaşma aynı şekilde ülkemizin medya sektörüne de yansımış durumda. Medyanın önemli bir kısmı artık kamu adına soru sormuyor, kendi kampı adına pozisyon alıyor. Gerçeğin kendisi değil işine yarayan versiyonu dolaşıma sokuluyor, gündem seçimi ideolojik filtrelerden geçiriliyor, kendi okurundan ya da izleyicisinden alkış almaya dönük içerik hazırlanıyor. Muhalif olunan tarafın argümanları ya görmezden geliniyor ya da marjinalleştirilerek sunuluyor. Cevap ve düzeltme hakları tam olarak yerine getirilmiyor. Manşetten verilen yalan bir haberin düzeltmesi iç sayfalarda ve küçültülerek yayımlanıyor. Bugün, muhalif medya, iktidar yanlısı medyayı çoğu haklı şekilde eleştiriyor ancak muhalif medya, eleştirdiği yayın kuruluşlarından daha ilkeli bir duruş sergilemiyor ve etik kurallara uyan bir çizgi ortaya koyamıyor. Bu tablo, topyekûn basın yayın kuruluşlarına olan güveni maalesef aşağıya çekiyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin asıl sorunu farklı düşünmek değildir; sorun, farklı düşünenle bir arada yaşama iradesinin zayıflamasıdır. Kutuplaşma kısa vadede kazandırıyor gibi görülebilir ama uzun vadede herkesi yoruyor, kurumları aşındırıyor, ülkeyi daha kırılgan hâle getiriyor. Bu olumsuzlukları önlemek için birkaç adım önerimiz olacak.

İlk adım olarak, güven ve öngörülebilirliğin artırılması geliyor. Bunun için, evvelemirde, hukukun üstünlüğünü önceleyen zihinsel bir dönüşüme acilen ihtiyaç var. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı en kısa sürede inşa edilmeli ve bu durum vatandaşlar tarafından algılanacak şekle gelmelidir. Demokratik istikrarın temeli güvendir, güvenin temeli ise kural bazlı ve hukuka uygun çalışan bir kamu idaresidir. Kamu ihaleleri, atamalar ve kamu harcamalarında şeffaflık mutlaka sağlanmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim fonksiyonu güçlendirilmeli, yürütme ile yargı arasındaki ilişkiler kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde işlemelidir.

İkinci adım olarak siyasi iletişimde makul bir dil oluşması ilkesidir. Siyasetteki sert dil seçmen kitleleri arasındaki gerilimi büyütmektedir. Hakaret etmeden, bağırıp çağırmadan, kırıp dökmeden de siyaset yapılabileceğinin gösterilmesi gerekir. Meclis komisyonlarında ve Genel Kurul çalışmalarında iktidar ile muhalefetin ortaklaşabileceği alanların çoğaltılması gerekir. Siyasi partilerin ve genel başkanların periyodik olarak iletişim içerisinde siyaset dilinin ehlileşmesine önemli katkılar sunması beklenir.

Üçüncü adım olarak gelir dağılımında adaletin sağlanması başlığı. Ekonomik kırılganlık arttıkça siyasal öfke büyümektedir. Vergi kanunlarında gelir dağılımını iyileştirecek düzenlemeler yapılmalı, genç işsizliğini azaltacak üretim ve teknoloji odaklı yatırımların önü açılmalı, alt orta gelir grubu asgari geçim desteğiyle desteklenmelidir. Enflasyonla mücadelede güvenilir bir politika uygulayarak enflasyonun düşmesi sağlanmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sadullah Ergin (Yeni Yol, Ankara). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-2026-04-01-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143605

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
