# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sadullah Ergin (AK Parti, Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 19 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-23-2010-04-19-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Sadullah Ergin (AK Parti), 19 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 567 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

İlk olarak Sayın Köse’nin sorusuna cevap vermek istiyorum.

“Referandumda -şayet bu teklif referanduma sunulur ise- vatandaşa 29 soru sorulacaktır, tek cevap verilmesi istenecektir. Bu demokratik midir?” diye bir soru sordu Sayın Köse.

Değerli arkadaşlar, bugüne kadar Türkiye’de on altı anayasa değişikliği yapıldı 82 Anayasası üzerinde, bu olur ise on yedincisi olacak. Bu on yedi anayasa değişikliğinin en az on beş tanesinin değişiklik metninde “Bu değişiklik şayet halk oyuna sunulur ise birlikte oylanır.” hükmü tüm değişiklik metinlerinde ortak düzenleme olarak mevcut idi. En son, AK PARTİ’nin işbaşına gelmesinden önce yapılan ve otuz dört maddeyi içeren anayasa değişikliği -ki, o dönem koalisyon hükûmeti tarafından gerçekleştirilmiş bir değişiklik idi- o da bu Parlamentoda görüşülürken “Bu değişikliğin halk oyuna sunulması hâlinde birlikte oylanır.” hükmü otuz dört maddelik teklif için de aynen yazılmış idi. Yani bizim burada 29 soru sorulacaktı ama bundan önce yapılan son büyük değişiklikte otuz dört madde değiştirilerek otuz dört soru sorulacak bir referandum için “Birlikte oylanır.” hükmü muhafaza edilmiş idi. Her nedense birtakım sualler AK PARTİ’ye yönelik olarak akıllara, zihinlere gelmektedir. Bunun dünyadaki uygulamaları da bu şekildedir. En son Avrupa’da yapılan Lizbon Anlaşması’nın onaylanmasına dair İrlanda’daki referandumda da birçok maddenin değişikliği yine tek oylamayla belirlenmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki uygulamalar, bundan önceki yapılan düzenlemeler bu şekildedir. Kaldı ki bunun pratiğinin Türkiye’de daha önce denenmemiş olması da bizi bu yöne sevk etmiştir.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Hani Venedik Komisyonu vardı ya. Parti kapanırken Venedik Komisyonu var da burada niye yok?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Onun dışında Sayın Yıldız’ın bir sorusu var. Anayasa değişikliğindeki bu madde kabul edilir ise, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili bu düzenleme kabul edilir ise bizlerin fişlenmeyeceği ya da kan tahlillerimizin sonuçlarının alınıp alınamayacağı şeklinde bir soru sormuştur. Bizim getirmiş olduğumuz bu düzenleme modern demokrasilerin tamamında olan düzenlemedir. Buna yönelik olarak 2007 yılında Barolar Birliğinin hazırlamış olduğu Anayasa teklifinde de aynı madde, aynı düzenleme 33’üncü madde olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla modern demokrasilerde, çağdaş hukuk sistemlerinde vatandaşların haklarını koruyan, kişisel verilerini koruyan bu tür düzenlemeler söz konusudur. Bunu Türk Anayasası’na kazandırmak bizim için büyük bir onurdur, büyük bir şereftir diye düşünüyorum.

Onun dışında, Sayın Taner’in bir sorusu var, o da özel hayatın gizliliğini ihlalle ilgili Türk Ceza Yasası’nda düzenleme olmasına karşın, gazetelerde, televizyonlarda çarşaf çarşaf telefon konuşmalarının yayınlandığını, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayınların olduğunu ifade ettiler. “Buna karşı ne yapıyorsunuz?” şeklinde bir sual yöneltildi.

Değerli arkadaşlar, Türk Ceza Yasası’nın bu hükümlerinin ihlaline dönük olarak 4 binin üzerinde soruşturma açılmış, bu soruşturmaların bir kısmı kovuşturmaya dönüştürülüp dava hâline getirilmiş, bir kısmında da hüküm aşamasına gelinmiştir. Burada, 2004 yılından sonra Adalet Bakanlığının soruşturmaları başlatma yetkisi Adalet Bakanlığından alınmıştır. Bu konuda savcılarımızın resen harekete geçmesi esastır. Nitekim, 5 bine yakın soruşturma ve kovuşturma devam etmektedir.

Sayın Işık’ın bir sorusu var. Sayın Başbakan bu hafta sonu bir televizyon programında programda soru soran gazetecilerin bir sorusunu cevaplar iken başkanlık rejimine ilişkin kanaatlerini paylaşmıştır. Burada Sayın Başbakanımız konuyu kendisi gündeme getirmemiş, gazetecinin sorusuna cevap vermiştir ve başkanlık sisteminin Türkiye’de de tartışılması gerektiğini, rahmetli Özal döneminde de bunun tartışıldığını ve Türkiye için böyle bir sistemin daha dinamik, daha istikrar sağlayıcı bir düzen olabileceği kanaatini paylaşmıştır. Ancak buna dönük olarak henüz grubumuzda, partimizde yapılmış, başlatılmış bir çalışma söz konusu değildir ama elbette ki bu hususlar Türkiye Büyük Millet Meclisinde ya da siyaset kurumları arasında tartışılabilecek bir konudur. Bunda herhangi bir sakınca görmemekteyiz.

Sayın Başkanım, cevaplayamadığım sorulara da yazılı olarak cevap vereceğim.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

---

**Kaynak gösterme:** Sadullah Ergin (AK Parti, Hatay). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-23-2010-04-19-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
