# 17 haziran çölleşme günü vesileyseyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Safiye Seymenoğlu (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim
- **Tarih:** 17 Haziran 2008
- **Gündem:** 17 HAZİRAN ÇÖLLEŞME GÜNÜ VESİLEYSEYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/safiye-seymenoglu-23-2008-06-17-17-haziran-collesme-gunu-vesileyseyle-ilgili

> Safiye Seymenoğlu (AK Parti), 17 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 17 HAZİRAN ÇÖLLEŞME GÜNÜ VESİLEYSEYLE İLGİLİ); konuşma 497 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAFİYE SEYMENOĞLU (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17 Haziran günü, Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü sebebiyle şahsım adına gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17 Haziran 1994 tarihinde Paris’te Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi kabul edilmiştir. 14-15 Ekimde imzaya açılan bu Sözleşme 26 Aralık 1994’te yürürlüğe girmiştir. Yeryüzündeki insanların 1,2 milyarının, karaların yüzde 25’inin, kurak alanların yüzde 75’inin ve yüzde 90’ı gelişmekte olan 110 ülkenin çölleşme tehdidi altında olması bu konuda ciddi önlemler alınması gerektiği yolunda sinyaller vermektedir.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı çölleşmenin genel maliyetinin yılda 42 milyar dolar olduğunu değerlendirmektedir. Maddi kayıpların yanı sıra manevi kayıplar da insanoğlunu tehdit etmektedir. Bu yüzden fiziki sorunlara olduğu kadar açlık, yoksulluk, göç ve eğitimsizlik konularına da eğilmek gerekmektedir. Özellikle dünya üzerindeki karaların üçte 1’inden daha fazlasını kaplayan kurak alanlarda ortaya çıkmaktadır.

Çölleşme, toprak tabakasının son derece hassas, bitki tabakasının son derece ince ve iklimin son derece sert olduğu bu bölgelerde kendini hissettirmektedir. Dolayısıyla çölleşme toplam kara alanının yüzde 30’una zarar vermektedir. Kuraklık genellikle çölleşmeyi başlatır veya daha da kötüleşmesine sebep olur.

Yanlış tarım uygulamaları toprağı tüketmektedir. Aşırı otlatma toprağı erozyondan koruyan bitki tabakasını ortadan kaldırmaktadır. Ormanların tahrip edilmesi, araziyi toprak yapan ve bu ikisini birbirine bağlayan imkânı yok etmektedir. Yanlış sulama, tarım yapılan araziyi tuzlu bir hâlde bırakmakta ve her sene 500 bin hektarı çölleştirmektedir. Bu miktar her yeni sulamaya açılan alana eşittir.

Nüfus ve tarımsal ürünlere olan talep artıkça topraktan yararlanmada klasik yöntemlerin yetersiz kaldığı gözlemlenmektedir. Tek tip tarım gibi yeni uygulamalar bu durumu daha vahim bir hâle getirmektedir.

Ülkemizin coğrafi konumu, iklim şartları ve çağlar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir mekân olması toprağımızı çölleşme ve kuraklığa hassas bir konuma getiren başlıca nedenlerdir.

Ülke topraklarının yüzde 86’sının erozyon tehdidi altında olması, erozyonu çölleşmenin en önemli sebebi yapmaktadır.

İklimsel verilere göre ülkemizde Iğdır ve Konya ovaları ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi kuraklık ve çölleşmeye en hassas bölgeler olarak ortaya çıkmaktadır.

Unutulmamalıdır ki ülkemizdeki çölleşmenin ana sebebi erozyon olması sebebiyle ülke topraklarının tamamına yakınını tehdit etmektedir.

Çölleşmenin yaratabileceği en önemli sonuçlar olarak yoksulluk, kötü sağlık ve beslenme koşulları, gıda güvencesinden yoksunluk, göç ve göçün getirebileceği sorunlar, tarım, mera ve orman alanlarının verimsizleşmesi, biyolojik çeşitliliğin azalması ve sosyoekonomik problemler olarak sayılabilir.

Çölleşmeyle mücadele amaçlı olarak Hükûmetimiz ve Bakanlığımızca “Çölleşme ile Mücadele Ulusal Eylem Programı” kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla hazırlanarak, 9 Mart 2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ulusal Koordinasyon Birimi Sözleşme’nin gereği olarak oluşturulmuş ve taslak yönetmelik hazırlanmıştır.

Çölleşme ve kuraklıkla mücadelenin en önemli araçları ormanlardır. Eylem programıyla, 2008-2012 yılları arasında 2 milyon 300 bin hektar alanda bozuk ormanlık alanların rehabilitasyonu, ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları yapılması planlanmıştır.

Ülkemiz çölleşmeyi ulusal bir problem olarak görmemektedir. Sözleşme uygulamalarında daha etkin olarak yer almak amacıyla, Sözleşme’nin yedinci gözden geçirme ve bilim ve teknoloji komite toplantıları, 3-14 Kasım 2008 tarihleri arasında, ülkemiz ev sahipliğinde düzenlenecektir. Kuzey Akdeniz ülkelerindeki çölleşmeyi izlemek amacıyla, Avrupa Uzay Ajansıyla iş birliğine gidilerek Çölleşmeyi İzleme Projesi hazırlanmış ve çalışmalar devam etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Safiye Seymenoğlu (AK Parti, Trabzon). “17 haziran çölleşme günü vesileyseyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/safiye-seymenoglu-23-2008-06-17-17-haziran-collesme-gunu-vesileyseyle-ilgili (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
