# Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Şahin Mengü (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2009
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sahin-mengu-23-2009-06-16-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda

> Şahin Mengü (CHP), 16 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 480 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ŞAHİN MENGÜ (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, huzurunuza bir meslek taassubu içinde gelmedim. Ancak, 2001 yılında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun hemen hemen yüzde 60’ına varan, yüz bir maddesi, o dönem Parlamentosunu teşekkül ettiren beş partinin grup anlaşmasıyla, oy birliğiyle buradan geçirildi. Bu tasarının özü ve ruhu özgür bir baro yaratmaktı yani o ceberut devlet vesayetinden avukatlık mesleğini, baroları kurtarmaktı. Hakikaten de o tarihteki beş grup anlaşarak barolara büyük bir özgürlük sağladılar. O tarihe kadar baroların ücret tarifesini -avukatların- Adalet Bakanlığı yapardı, hiçbir itiraz hakkı yoktu meslek örgütünün, Adalet Bakanlığı nasıl takdir ederse öyle gider, öyle gelirdi. Ancak bu yapılan yüz bir maddelik değişiklikten sonra bu tarifeyi yapmak hakkı Barolar Birliğine verildi. Adalet Bakanlığının gene itiraz etme hakkı var ancak hiç olmazsa Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarifede direndiği anda tarife geçerli hâle geliyordu, Adalet Bakanlığı yargıya götürüyordu.

2002’de siz iktidara gelirken çok güzel söylemlerde bulundunuz: “Ceberut devlete karşıyız.” dediniz, “özgürlük” dediniz, “sivil toplum kuruluşlarının özgür yaşantısı” dediniz, her şeyi söylediniz. Söylemleriniz hakikaten çok güzeldi ama 2002’den itibaren bakıyoruz, evvela, hiç söylediğinizle alakası olmayan, hiç onunla uyuşmayan, avukatlık mesleğine kaliteyi getirmek için koyduğumuz imtihanı kaldırdınız; bir gece yarısı, sabaha karşı, 25-30 milletvekilinin bulunduğu bir Genel Kurulda kaldırıldı. O zaman içeride bir yoklama isteyen olmadığı için 25-30 milletvekiliyle burada bir mesleğin can damarını kestiniz. Yetmedi, bu dönemde, bir tarihte, özgür bir baro, özgür bir meslek, ciddi bir sivil toplum kuruluşu yaratmak, meslek kuruluşu yaratmak için baroya verilen yetkiyi bir gecede tırpanladınız, hem de burada üç grup başkan vekilinin imzası olan bir önergeye rağmen, son dakikada imzayı çekerek, yani, o baskıcı devlet mantığının yansıması olarak yaptınız. Bununla yetmedi; ondan evvel de, herkese avukat denen, herkesin hukuka erişmesi denen, herkesin savunmaya erişmesi denen CMUK paralarının Barolar Birliği tarafından ödenmesinin önüne geçtiniz. Hani arkadaşlarım, hani nerede o özgür toplum? Nerede o ceberut devlete karşı olan söylemleriniz ve tavırlarınız? O söylemlerinizle şu yaptığınızın hiç birbirine uyar tarafı var mı? Bugün benim mesleğime, yarın bir başka arkadaşımın mesleğine… Burada, yani bu baskıcı devlet mantığını yansıtan bürokratların her dediğine siyasal iktidarlar burada evet derlerse, yarın hiçbir meslek örgütünün, hiçbir meslek kuruluşunun bağımsız ve özgür kalması mümkün değildir. Bütün meslek kuruluşlarını, yarın, gene eskisi gibi vesayet makamlarının altına sokarız. Biz, yıllarca Adalet Bakanlığının vesayeti altında görev yapan bir mesleğin mensubu olarak bunun ıstırabını yaşadık. Bu, yarın diğer bütün sivil meslek kuruluşları için de söz konusudur. Yani, şunu hatırlatmak istiyorum: Çok güzel şeyler söylüyorsunuz da, yaptıklarınızla hiç uyuşmuyor. Hakikaten çok acı acı düşünüyorum, üç tane grup başkan vekili, Meclis Başkan Vekilinin odasında uzlaşarak imzayı attıktan sonra, hangi gerekçeyle o imza geri çekildi? Ben, bunun bir hükûmet tasarrufu olduğuna katiyen inanmıyorum. İşte, o ceberut devlet mantığının yansıması bürokratların talebidir. Onlar öyle tayin ettiler, onlar öyle takdir ettiler. Lütfen bunu bir daha düşünün. Bugün, söylüyorum, benim mesleğime, yarın bir başkasının mesleğine, ama lütfen, meslek gruplarını ceberut devlete ezdirmeyelim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Şahin Mengü (CHP, Manisa). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sahin-mengu-23-2009-06-16-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
