# Ölçme, seçme ve yerleştirme merkezi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.616)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Şahin Mengü (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2011
- **Gündem:** ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.616)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sahin-mengu-23-2011-02-17-olcme-secme-ve-yerlestirme-merkezi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevler

> Şahin Mengü (CHP), 17 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.616)); konuşma 536 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ŞAHİN MENGÜ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Çerçeve 14’üncü maddeyle Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 10’uncu maddesinde değişiklik yaparak meslek lisesi mensuplarının tamamının hiçbir ayrım yapmadan polis yüksekokullarına kaydolmalarının, girmelerinin önünü açıyoruz.

Değerli arkadaşlar, meslek liseleri, özelliği olan, ticaret hayatına, sanayi hayatına ara insan yetiştiren eğitim kurumlarıdır. Şimdi, bu kurumlarda bu yasa değişikliğiyle bir şey ortaya çıkıyor: Ya bizim eğitim planlamamızda bir yanlışlık var, yani biz bu meslek lisesi mezunu çocuklarımızı ihtiyaçtan fazla alıyoruz meslek liselerine veya ekonomide, sanayide bir büyüme yok çünkü eğer, istihdamda bir artma olsa bu insanlar için yeni iş sahaları açmak gibi bir çabanın içine girmezdik ama burada bakıyorum ki meslek lisesi mezunlarına yeni bir alan açmaya, yeni bir kanal açmaya çalışıyoruz. O zaman ikisinden biri doğru: Ya planlamayı yanlış yapıyorsunuz, buraya gereğinden fazla öğrenci alıyorsunuz veya “Ekonomi büyüdü, sanayi patladı.” laflarının ayakları yere basmıyor çünkü böyle bir ara sınıf ihtiyacı söz konusu değil. Şimdi, bütün bunlara baktığınız zaman, evvelemirde bu eğitim planlamasının düzenlenmesi gerekiyor. Yani bu insanlara yasalarında değişiklik yaparak yeni iş alanları açmak yerine, bu insanların mesleğini icra edebileceği alanlarda istihdam yaratmak lazım. Artı, polis yüksekokullarına bütün meslek lisesi mezunlarının önünü açtığınız zaman gene şöyle bir dengesiz durum ortaya çıkıyor: Polis mesleğinde elbette, kullanılacak olan teknik adam ihtiyacı olabilir. Nedir? Elektrikçi, elektronikçi, makineci, bir şeyler olabilir. Bunlara bunun önünü açarsanız gene bir anlamı olabilir ama hiçbir ayrım yapmadan tümüne açarsanız işte orada o zaman insanların aklına şu geliyor: Belli bir meslek lisesi mezunu mensuplarının önünü açmak “Çünkü biz bu meslek liselerini çok fazla açtık, bunlara o kadar iş bulamıyoruz, buralara taşıyalım.” demek. Bu çok ciddi bir yanlış. Bu bizim eğitimimizin aslında baştan itibaren bir yanlışı. Bizim eğitimimizde hiçbir şeyin dengesi yoktur. İşte şimdi açılan vakıf üniversiteleri gibi yüzlerce vakıf üniversitesi açarsanız, Türkiye’deki öğretim üyesi sayısı bellidir. Bu öğretim üyeleri olmadan herhangi bir yerden, şehirden bir tane profesör getirirsiniz “dekan” diye, arkasından o şehrin ileri gelenleri, biraz üniversite okumuşlar oralarda ders verir, bunun adı da “yüksekokul” olur. Bütün bu planlamaları çok ciddi yapmak lazım.

Bir konu tasarı görüşülürken dikkatimi çekti: İkinci bölümün tümü üstünde söz alan Sayın Necat Birinci, bu 384 tane ÖSYM personelinin…

NECAT BİRİNCİ (İstanbul) – 318.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla) – 318 mi, olabilir, rakam o kadar önemli değil.

Yani sizin söylediğiniz bir şey bana çok ters, enteresan geldi Sayın Birinci, dediniz ki: “Bu insanlar teknolojik bilgi sahibi değildi -şöyleydi, böyleydi- bunları bıraktık, bunların yerine teknolojik birikimleri olan kişileri aldık.” Şimdi benim aklıma şöyle bir şey geldi: Bugün için aldınız bu teknoloji birikimi olan insanları, teknoloji o kadar süratli gelişiyor ki yirmi sene sonra, bugün aldığınız arkadaşlar o günkü teknolojiden geride kalırsa ne yapacağız?

NECAT BİRİNCİ (İstanbul) – Almayacağız.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla) – Bir dakika, bir dakika… Öyle “almayacağız” değil.

Şimdi aldınız, bugünkü teknolojiye bunlar yatkın ama teknoloji çok hızlı ilerleyen bir şey. Yirmi sene sonra geldiniz, bu arkadaşlar bu teknolojiyi yakalayamadı, şunu mu yapacağız: “Bunları atalım, yeni bir kurum kuralım, yeni teknolojiye hâkim olan insanları alalım.” mı diyeceğiz? Bu pek hukuk mantığıyla bağdaşmıyor. Yani insanları mağdur etmeyebilirsiniz, başka kurumlara nakledebilirsiniz ama temel mantık “Teknoloji bilmiyorlardı, bunları atalım, yenisini alalım.” mantığı… Teknolojinin ileride geleceği noktalarda bir başka insanları da mağdur edersiniz. Bu tip bir mağduriyet bence çok mantıki değil.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Şahin Mengü (CHP, Manisa). “Ölçme, seçme ve yerleştirme merkezi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.616)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sahin-mengu-23-2011-02-17-olcme-secme-ve-yerlestirme-merkezi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevler (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
