# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Salih Gün (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 6 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/salih-gun-22-2004-07-06

> Salih Gün (CHP), 6 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 827 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA SALİH GÜN (Kocaeli) - Seçmen için burada değiliz, Türkiye için buradayız.

Sayın Başkan, Parlamentonun değerli üyeleri; fiziksel olarak -burada bir sürü doktor ve profesör var, biliyorsunuz- 9 saatten fazla çalışan insanın aldığı karar çok sağlıklı değildir. Bu saatten sonra alınan kararların da pek sağlıklı olduğuna inanmıyorum ve zannetmiyorum.

Değerli arkadaşlar, 616 sıra sayılı Belediyeler Kanunu Tasarısının 35 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

35 inci madde, 1580 sayılı Yasaya göre hemen hemen hiç değişmemiş. Yalnız, 35 inci maddeye bir paragraf eklenilmiş "belediye başkanı acil durumlarda encümeni toplantıya çağırabilir" ifadesi ilave edilmiş. Engel gördüğü her konuda, başkan, bu sistemi kullanır. Başkanın inisiyatifine, tek kişinin inisiyatifine... Demokrasilerde böyle bir kural uygulanmaz ve bırakılmaz; çünkü, her istediği konuyu, çoğunlukla yaptığı toplantıda geçiremeyeceğini anlayan belediye başkanı, acil toplantıya, devamlı, tercih sebebini kullanacaktır.

Belediyenin candamarları, yüzakı, meclisleri ve encümenlerdir; dürüst bir başkan, dürüst bir meclis ve kararları fiilen uygulayan encümen ve organlarıdır. 1580 sayılı Yasanın 88 inci maddesinde kimlerin encümen üyesi olabileceği belirtilmiş olup, şimdi, yeni yasaya göre, başkan, memurları içerisinden 4 kişiyi kendi belirliyor. Seçilen encümen üyelerinden, başkana verilen yetkiyle, 4 memuru seçilenlerin yanına kendi belirliyor. Seçilenler -başkanın çoğunlukla iktidara geldiğini düşünürseniz- kendisinden ve belirleyeceği memurlar da kendisine yakın olanlardandır.

Burada, bugüne kadar uygulanan bir durum vardı. Belediyelerin avukatları vardır, doktorları vardır. Bunlar, encümen üyeliğine, daire müdürleri olarak girerler. Acaba memurların içerisinden, bu sistem değiştirilerek, neden başkanın tercihiyle 4 kişi encümene alınıyor? Bu, devamlı şaibe kokar. Bu, şekilde de devam etmesi mümkün değildir. Bu işler belediyelerde, arkadaşlar, performansı düşürür, mide bulandırır, halk arasında belki de haksız dedikodulara neden olur. Bugün, her tarafta uyguladığımız, daire müdürlerini pasif görevlere ve müdürlük makamlarını vekillere bıraktınız. Burada da, aynı uygulama, hemen hemen, olsun görüşü var. Memuru encümen üyesi yapıyorsun, seçilmiş encümen üyeleri zaten sizden, bir de başkana yetki veriyorsunuz...

"Acil toplantıya çağırma yetkisi..." Bu ibare... Bunun süresi ne? Maddede "acil toplantıya çağrılır" ibaresi var. Acil toplantının süresi nedir? Burada iki saat mi acil toplantı, on saat mi, bir gün mü, yirmidört saat mi, üç gün mü? Bu maddedeki eksiklik daima şaibe olarak kalır. Zaten, haftada en az bir kez encümen toplantısı var. Burada "acil encümen toplantısından yirmidört saat sonra, imza karşılığı, encümen üyelerine haber vererek, haftanın son mesai günü yapılır" ibaresi konulması uygundur ve encümen üyelerinin tüm katılımı şartı konulmalıdır.

Sayın Başkan, Parlamentonun değerli üyeleri; alınan kararların özetleri, toplantı bitiminde, encümen üyelerine imzalatılmalı ve bir sureti kendilerine verilmelidir. Encümen toplantısı sonrası yazılımlar daha sonraya kalırsa, kararlarda kelime ve maksatlar değişebilir.

Belediyedeki en büyük boşluk, evrak ve kayıt işlerini düzenleyecek bir mevzuatın olmamasıdır. Bugün, belediyelerde, evrak kayıt işlerini düzenleyecek bir mevzuat yoktur. Bazı belediyelerde bu muntazaman tutulmasına rağmen, tutulmadığı durumda da hiçbir kimseyi sorumlu tutamazsınız. Encümen kararları özetleri, tutanak defteri ya da encümen karar defterinin yasal dayanağı haline getirilmelidir; ya kanuna evrak kayıt işleriyle ilgili genel bir hüküm konulmalı ya da bu maddeye encümen toplantı sırasında kayıtların nasıl tutulacağına ilişkin bir paragraf ilave edilmelidir ve encümen toplantısı haftada en az iki sefer olmalıdır. Böylece, bunun ilaveleri yapılarak, kimseyi şaibe altında bırakmamak lazım. Örneğin, 1608 sayılı belediye cezalarıyla ilgili kanundaki, beş gün içerisinde karar verilir olayına yetişemezsiniz. Belediye encümeni bir ceza kesecek; kestiği ceza, 1608 sayılı Yasaya göre, beş gün içerisinde karara bağlanmalı, tebligat yapılmalı. Eğer o belediyede haftada bir gün encümen oluyorsa, bunu aktarmak mümkün değildir.

35 inci maddenin üçüncü paragrafında "Belediye başkanı tarafından havale edilmeyen konular encümende görüşülemez..." Önemli bir konu, gerekiyorsa... Belediye başkanının, bu da, inisiyatifine bırakılamaz. Burada, yine bir madde ilave edilmeli, encümene havale edilmek üzere verilen evrakın, belirli bir sürede, başkanın keyfine bırakılmadan, encümene havale edilmesi sağlanılmalı. Belediye başkanı bir sene o evrakı encümene getirmezse, burada yaptırımı, müeyyidesi yok. Nasıl olacak bu? Buraya bir madde ilave edilmeli, bir hafta içerisinde, onbeş gün içerisinde veya bir ay içerisinde, başkan, bunu encümene sunmak zorundadır gibi, belirli bir ifade konulmalıdır.

Bakıyorum, bunlar komisyonlarda konuşulmuş. Arkadaşlar, burada doğru dürüst bir yasa çıkarılması için, bu maddeler konuşulmadan evvel, bir yerel yönetimler bakanlığı kurulmalıdır. Bugün, birçok bakanlığın 81 ilde müdürlüğü, birkaç ilçede -Kültür Bakanlığından örnek alırsak, müzeler müdürlüğü- kuruluşu vardır. Bunun bakanlığı vardır -küçük görmüyorum- ama, yerel yönetimlerin, 3 225 belediye başkanı vardır, bakanlığı yoktur.

Bakanım, sağ olsun, İçişleri Bakanı olarak buraya gelmiş. Yatırımlarla ilgili bir konuda, belediye başkanı hangi bakanlığa gidecektir; Bayındırlık Bakanlığına. Borçlarla ilgili olarak nereye gidecektir; Maliye Bakanlığına.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Gün.

SALİH GÜN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Yurtdışından bir araba getirse, gideceği yer, gümrükle ilgili bakanlıktır. Böyle bir tezat olur mu?! Yerel yönetimlerde, 40 000 000 insanın yönetildiği, onlara hizmet edildiği böyle büyük bir kuruluşun, böyle büyük bir yönetimin, Türkiye'de bakanlığı yok... Bu maddelerden önce, komisyonda, ilk evvela, bu yerel yönetimler bakanlığı gündeme gelmeliydi. Yama üzerine yama yapmakla, bu konunun içerisinden çıkmak mümkün değil. Ne karar alırsanız alın, ne yaparsanız yapın, reform değil, bu, bir yamadır. Bu yama da, yarın öbür gün, sizlere ve bizlere, Parlamentodaki parlamenter arkadaşlara, belediye başkanlarının serzenişi olarak dönecektir.

Bunun bir an önce yasa haline getirilip bakanlık kurulması dileğiyle, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Salih Gün (CHP, Kocaeli). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-gun-22-2004-07-06 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
