# Vergi barışı kanun tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 16 Ocak 2003
- **Gündem:** VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi-2

> Salih Kapusuz (AK Parti), 16 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 1.198 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; saat 15.00'ten beri, Meclisimiz, en ciddî konuları tartışmaya devam ediyor. Bu kadar uzun süredir çalışan bu Mecliste, elbette, konuşmacıların, zaman zaman tansiyonlarının yükseldiğini ve amacını aşan konuşmalarda ifadelerin dahi yer alabildiğini görebiliyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar) Ancak, ifade etmek istediğim husus şudur ki, insanlar, bazı değerlendirmeleri yaparken, birazcık da, insaflı ve vicdanlı olmalıdır. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, şimdi, bakıyorum da, tasarının görüşmeleri başladığı andan şu ana gelinceye kadar belirli noktalara odaklandık. Sayın Bakanımızla ilgili bir itham ve iddia, arkasından, bu, 15 inci maddeyle ilgili ne idiğü tam anlaşılmış olduğunu zannetmediğim değerlendirmeler ve benzeri konulara özellikle her maddede atıfta bulunuldu.

MUSTAFA ÖZYURT (Bursa) - İşinize gelmedi!

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, şimdi, öncelikli olarak şunu ifade etmek isterim ki, değerli grup yöneticilerimizin önüne de gelmiştir, bu konuyla ilgili verilmiş bir önergemiz var. Önergemiz, biraz sonra okunacak ve oylanacak; fakat, ben, burada, kamuoyunun yanlış bilgilenmemesi için birkaç hususu açıklamak istiyorum. Sayın Bakanımızın biraz önce yapmış olduğu açıklamayı belki arkadaşlarımız yeterli bulmadılar, belki de hissî buldular, bunu da saygıyla karşılarız; ama, bir sayın bakan ki, komisyonda bunu geniş bir şekilde anlatmışsa, kendisiyle alakalı olmadığını ifade etmişse, yetmemiş, kamuoyunu bilgilendirmek adına bir basın açıklaması göndermişse, hâlâ bunlar açıkça orta yerde bilinirken ve dururken, bu konuya bu kadar yoğunlaşmak, kanaatim odur ki, birazcık haksızlık oluyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, elbette, yargıda karar haline gelmemiş bütün iddialar, sadece iddiadan ibarettir. Hüküm giymek, mahkemenin, bağımsız yargının kararıyla sonuçlanır.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Ne alakası var?!.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Şu anda, bir dava süreci devam ediyor. Zannedersem birçok arkadaşımızla ilgili, değişik konularda davaların olması da mukadderdir, gayet de doğal. Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, bakınız, şimdi, size bir şey soracağım: Siz bir bankanın yöneticisi olsanız, ihracatçı bir firmaya kredi verseniz, sizin kredi vermiş olduğunuz o firmada, herhangi bir şekliyle bir naylon fatura bulunsa, siz, o bankayı, o banka yönetimini suçlayabilir misiniz? (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) İnsaf edin yahu... (CHP sıralarından "suç işlemişse suç" sesleri) İnsaf edin arkadaşlar... Sayın Bakan, bir özel finans kurumunda yönetimde bulunuyor; onların işlem yaptıkları herhangi bir firmayla ilgili olarak da, iddia edilen bir rapora istinaden, bir dava gündemde duruyor. Bu dava, daha henüz kesinleşmemiş.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Çok masumane!..

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Bu kadar alenen, her şey ortadayken, Sayın Bakan bakanlık görevinde olmasa, siz, ne Kemal Unakıtan'ı tanıyacaktınız ne bu meseleyi konuşacaktınız; ama, sizi bu noktaya çeken şey -üzülerek ifade edeyim ki- taşıdığınız kimlik ve görevdir; Sayın Unakıtan'ın milletvekili olması ve bakan olmasıdır. Değerli arkadaşlar, istirham ediyorum, milletvekillerine gelince bu kadar acımasız olmayalım. Hepimiz aynı gemideyiz, aynı görevde bulunuyoruz. İnsanların hatası varsa, yanlışı varsa, sonuna kadar arkasında dururuz, ne gerekiyorsa yaparız; ama, sadece sıfatı milletvekilidir diye, bakandır diye, kesinleşmemiş -biraz önce örneğini verdiğim gibi, siz, bir banka müdürünü, ihracat yapan bir firmaya birileri sahte fatura verdiğinden dolayı nasıl sorumlu tutamazsanız- bir konuda, Sayın Bakanımızı da, bu manada, sorumlu tutma hakkınız yoktur. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Mahkemeler niye var?!.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Açık ve net bir şey daha söylemek isterim; bu konuda, Vergi Usul Kanununun -ilgili arkadaşlarım çok iyi bilir- 333 üncü maddesi açık hükümdür.

Değerli arkadaşlar, gelelim diğer bir hususa; söylemek istediğim şey şu: Seçimlerden bugüne kadar iki ay gibi kısa bir zaman geçti ve AK Parti olarak biz, birbuçuk aylık bir hükümet olarak Türkiye'nin huzurundayız ve hizmetindeyiz.

Bir kez daha ifade etmek isterim ki, programımız, seçim beyannamemiz, acil eylem planımız ve hükümet programımız bizim taahhütlerimizdir, millete sözümüzdür, şayet bu dönem sonuna geldiğimizde, Allah ömür verir de beraber olursak, alın bu saymış olduğum programımızı, hükümet programımızı, parti programımızı ve acil eylem planımızı, bunların şununu, şununu gerçekleştirmediniz diyerek bizi sorumlu tutun, kamuoyuna da şikâyet edin, milletimiz de bizi takip etsin.

ORHAN SÜR (Balıkesir) - Yeşil mazotu beş sene sonra mı çıkaracaksınız?

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Hiç unutmayınız ki, bizim bu konularda en ufak bir tereddütümüz olmayacaktır, doğru bildiklerimizi, milletin huzurunda oy alırken söylediğimiz her sözü yerine getireceğiz, milletimiz de, siz de rahat olunuz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, yine hatırlatmak istiyorum. Bakın, biz, seçimlerden hemen sonra bu konulara açıklık getirdik. Dedik ki, biz, malî miladı ortadan kaldıracağız, kaldırdık; siz bunu ertelemek istediniz, biz kaldıracağımızı söyledik. Siz olsaydınız erteleyecektiniz, biz geldik kaldıracağız dedik ve kaldırdık. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Vergi barışını hayata geçireceğiz, binlerce dosyayı mahkemelerde süründürmek, ihtilaflı konuları Türkiye'nin, milletin gündeminde tutmak istemiyoruz dedik, şu anda geldik bu vergi barışı yasasını da birlikte çıkarıyoruz.

MEHMET ŞERİF ERTUĞRUL (Muş) - Dokunulmazlık?!

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Arkadaşlar, üçüncü adıma gelince, vergi reformunu yapacağız, acil eylem planında vermiş olduğumuz tarih içerisinde bunu da hayata geçireceğiz. Harcama reformu başta olmak üzere, enflasyon muhasebesini de bu vergi reformunun içine koyacağız. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bu konuda da sizlerin, özellikle muhalefetin değerli katkılarına açık olduğumuzu bir kez daha söylüyorum.

Değerli arkadaşlar, ben inanıyorum ki, hiçbir dürüst esnaf, tüccar, sanayici kendisinin isminin lekelenmesini, kötü işlere bulaşmasını istemez; ama, Türkiye'de iyi yönetim sergileyemeyen iktidarlar, üzülerek ifade edelim ki, birçok dürüst insanı iş sahibi iken işsiz ettiler, perişan ettiler. Birçok insan sürekli küçülmek mecburiyetinde kaldı.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Ama suç işlemediler.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Dolayısıyla, bu insanların, şu anda problemleri var. Biz istiyoruz ki, bu problemlere çözüm bulalım. Elbette, bu çözümü bulurken, bu sosyal olayların, vergiye taalluk eden hususların, bıçak gibi, fizikî olay gibi birbirinden ayrıştırılması da mümkün değildir. O halde, ne yapacaksınız; bir ortalama yol bulacaksınız.

Siz, başından beri bir şey söylüyordunuz, bu yasada adalet yok diyen, şu maddede adalet yok diyen arkadaşlarıma bir hatırlatmada bulunuyorum, evet, hükümetimizden bir tasarı geldi, bu tasarıda farklılıklar vardı, biz, milletvekili arkadaşlar olarak, Genel Kurulda bunu düzeltiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Dedik ki, gecikme zammı ve gecikme faizi gibi, bilinen yüksek oranların yerine, kalıcı oranlar getirelim. Nedir bu; TEFE'yi koyalım. 1998 Ocak ayında, bir mükellef, vergisini ödemiş; ama, bir mükellef de ödeyememiş. Şimdi, biz ne yapıyoruz; vergisini ödeyemeyenlerin ödemesini temin etmeye çalışıyoruz. Nasıl yapıyoruz bunu; o gün, o ayda, ocak ayında TEFE ne kadarsa, onu, bugün üzerine koyuyoruz, tahsil ediyoruz; yani, bir nevî, ödeyenin hakkını, ödemeyenden alıyoruz, aynı zamanda, ona da ödeme kolaylığı getiriyoruz. Bunda adalet yok mu arkadaşlar, bu adil değil mi?! (AK Parti sıralarından alkışlar)

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Çiftçi borçları ne oldu?..

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Yani, elinsaf derken, istirham ediyorum, bu konularda...

Bakın, farklı düşündüğünüz konularda bizi ikaz edin, biz bunlara saygı gösteriyoruz. İnşallah, birlikte düzenlemek istediğimiz birtakım konularla ilgili olarak da, elbette, sizlerin katkılarını, her seviyede bekleyeceğiz.

Bir husus daha var ki, bizim, hiçbir korkumuz yok arkadaşlar. Sayın Genel Başkanımız başta olmak üzere -bütün milletvekilleri, bu 363 kişi huzurlarınızda- bakanları ve milletvekilleriyle, bizden aradığınız her şeyi, sonuna kadar arayın; ama, aradığınız o yanlışlıkları, burada bulmayacaksınız, bulamayacaksınız, çok açık. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Anadolu'da bir tabir var...

HALUK KOÇ (Samsun) - Sevgili Başkanım, yargı karar versin...

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Evet, Sayın Koç, zaten biraz önce sizin Sayın Bakanımızla ilgili dediğiniz konuyu ben de söyledim, doğru; arkadaşım çıktı...

HALUK KOÇ (Samsun) - Hep beraber açalım önlerini.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) -... yargı karar vermediği halde yargıçlık yaptı, yargıladı. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Biz şunu söylüyoruz: Arkadaşlar, değerli dostlar, şunu yapalım, yargılayıcı olmayalım, biraz anlayışlı olalım.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
