# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 19 Ekim 2005
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2005-10-19-grup-onerisi-hk

> Salih Kapusuz (AK Parti), 19 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 1.026 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Biraz önce okunmuş olan Grup önerimizden de anlaşılacağı üzere, dün Danışma Kurulu yapıldı. Yapılan Danışma Kurulunda mutabakat sağlanamadı.

Geçmişte, bu uygulamalar, usuldendir ki, hep, mutabakat sağlanarak çıkmıştır; ancak, dün, yapılan uzun müzakereler sırasında bir sonuç elde edilememiştir. Buradan hareketle... Şu anda, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeni bir siyasî parti grubu oluşmuş. Anayasanın 94 üncü ve İçtüzüğün 11 inci maddesinde, açıkça, bu konunun düzenlendiğini hepimiz biliyoruz.

Öncelikle, bir tablonun altını çizmek istiyorum, bugünkü tabloyu bir değerlendirmek istiyorum değerli arkadaşlar. Demokrasinin yegâne kaynağı, bizzat, halkın kendisidir, halkın iradesidir. İşte, 3 Kasım genel seçimlerinde, bildiğiniz gibi, 18 tane parti ve bağımsızlar seçimlere katıldılar. Bu 18 partimizin kesinleşmiş oy sonuçlarını hepiniz ve hepimiz biliyoruz. Bu partiler -Anavatan Partisi dahil olmak üzere- AK Parti 34,26; Cumhuriyet Halk Partisi 19,4; Doğru Yol Partisi 9,55; MHP 8,34; Anavatan Partisi 5,12 oy almış; yani, halka çıkmış, talepte bulunmuş, seçimlere katılmış ve sonuç itibariyle de millet yetki vermemiş. Sonuç: Milletin vermediği bir yetkiyi, elbette, usul yönünden elde etmek mümkün, bunu düzenleyen İçtüzük ve Anayasa hükümleri var; ama, siyasetin ve demokrasinin meşruiyetinin kaynağı, hiç unutulmamalıdır ki, bu halktır, bu millettir; bunu, hiç kimse görmemezlikten gelmemelidir. Yani, açıkçası, bir hususu söylemek istiyorum, vermezse mabut, neylesin Sultan Mahmut. Milletin vermediğini, evet, zaman zaman elde etmek mümkün olabiliyor. Şimdi, ben…

ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep) - Tıpkı sizin gibi!...

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, biz, geçmişine de, bugününe de sahip çıkan bir siyasî ilkeler hareketiyiz. Evet, ben, hiçbir zaman geçmişimi inkâr etmedim. Biz, AK Parti olarak, milletin huzuruna çıkarken, bu Parlamentoda var olan, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan bir siyasî partinin hükmî şahsiyeti son bulunca, milletin huzuruna, genel başkanıyla, kadrosuyla, ekibiyle çıkmış, mertçe millete deklarasyonda bulunmuşuz. (AK Parti sıralarından alkışlar) Halkın önüne, dolaylı yollardan değil, başka şemsiyelerin altında değil, sadece vasıtalarla geçerek değil; ama, milletin huzuruna çıkarak biz bunu elde etmiş ve bugün, milletin meşru, anasının ak sütü gibi helal oylarıyla millete hizmet etme makamına gelmiş bir siyasî hareketiz. Herkes aynaya çıkıp, önce bir kendisine baksın! (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, hiç unutmayın ki, siyasetin geçmişi, çok uzaklara gidilerek değil, yakınlara gidilerek de değerlendirilmesi, yapılması gerekli olan bir sonuçtur. 1995 sonrasına bakın, bu Parlamentoda, iktidarları değiştirmek adına, partilerin içi boşaltıldı, transferler yapıldı, gruplar, partiler oluşturuldu; ama, soruyorum size; bugün bunlardan hiçbir tanesi var mı?! (AK Parti sıralarından "Yok" sesleri) Bu, ibretlik bir olaydır arkadaşlar. Evet, millet bizi buraya getirdi, yarın da gönderirse, gönderme kararına da, en az sizler kadar saygı gösteririz.

Değerli arkadaşlar, bakınız, siyasette, 1 ile 1 bazen 2 eder, bazen 11 eder; ama, bazen de 0 olur. Bunlar hiç unutulmasın. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, sizler buraya gelirken Anavatan Partisi vardı, sizin her birinizin çatısı altında girdiğiniz Cumhuriyet Halk Partisi ve AK Parti de vardı. O partinin programı, tüzüğü, yönetimi, kadrosu, ilkeleriyle niçin girmediniz? (AK Parti sıralarından alkışlar)

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Uymadınız ona, uymadınız!

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakınız, ayrılış gerekçelerinizi falan da millet ibretle takip edip, çok iyi biliyor, çok iyi de değerlendirecek; ama, unutmayın ki, dün mum da vardı, Mumcu da vardı; ama, bugün, bu çağda, bunların dönemi bitmiş ve sönmüştür. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, evet, malumunuz, Anayasamızın 94 üncü, İçtüzüğümüzün 11 inci maddesine göre, bizim, yeni grup kurmuş bir siyasî partiye, ilke olarak, kural olarak, Başkanlık Divanında temsil verme görevimiz var; yani, bir grup varsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında temsil edilecek.

Peki, İçtüzüğümüzde 15 kişiyle tespit yapılmış, 4 tanesi başkanvekili, 7 tanesi, malumunuz, Kâtip Üyelik, 3 tanesi de İdare Amirliği olarak prensip olarak kabul edilmiş; fakat, olabilecekler göz önünde bulundurularak, sonradan olma, sonradan meydana gelecek gruplar düşünülerek, onlara da hak vermek adına, Kâtip Üyelik ve İdare Amirliğinin artırılabilme yetkisi de İçtüzükte konulmuş. Dolayısıyla, yeni bir grup doğdu, temsil hakkı vermek lazım.

Biz, bunu, dün, Cumhuriyet Halk Partisinin temsilcisi, AK Partinin temsilcileri olarak, arkadaşlarımızla uzun uzun konuştuk; evet, temsil edilin, biz, şu anda, mevcut durumun eğer değerlendirmesini yapacak olursak, 15 kişilik Divan üyesi sayısı muhafaza edilirse, Anavatan Partisine düşmüyor. Düşse bile, Cumhuriyet Halk Partisinin 1 üyesinin düşmesi gerekiyor; ama, biz, uzlaşmayı, anlaşmayı, diyaloğu prensip olarak kabul eden bir AK Parti olarak dedik ki, bunun 17'ye çıkması halinde mevcut durum korunuyor, Anavatan Partisine de 1 üyelik doğuyor.

Peki, o halde, bu 2 üyelik, Meclis başkanvekilliği artırılamayacağına göre, yapılacak şey nedir; Kâtip Üyelik ve İdare Amirliğini artırmak. Arkadaşlarımızın ifadelerinden anladığımıza göre de, kendilerinin, eğer başkanvekilliği verilmezse İdare Amirliğini tercih edeceklerini hissettik ve dinledik, duyduk. Onun üzerine, biz, AK Parti olarak Kâtip Üyeliği, İdare Amirliği olarak da Anavatan Partisine verilmesini temsil noktasında uygun gördük.

Önerimizi, hem Cumhuriyet Halk Partisinin hem de AK Partinin grup önerisi olarak bu şekliyle getirdik ve okundu. Şu anda tartıştığımız da bu.

Değerli arkadaşlar, bakınız, biraz sonra arkadaşlarımız, bu konuyla ilgili olarak, elbette kendilerine göre yorum ve değerlendirmeler yapacaklardır. Üst norm Anayasadır; bütün yasalar da Anayasaya uygun olmak zorundadır. İşte Anayasanın 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasını okuyorum: "Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılımlarını sağlayacak şekilde kurulur." Yani, bugün için ne var: AK Partinin 355 milletvekili var, Cumhuriyet Halk Partisinin 155 milletvekili var, Anavatan Partisinin 22 milletvekili var. Bu orana vurduğunuz takdirde, Anayasanın bu hükmü gereği, evet, 4 tanesi Meclis Başkanvekili olacak; bu belirlenmiş.

İçtüzükte, koalisyonlar ve benzeri bazı sebepler gözönünde bulundurulacağı dönemler itibariyle uzlaşma sağlanırsa, buraya, Anayasaya tam uygun olmayan bir açıklık getirilmeye çalışılmış. Doğru da yazılmamış aslında; ama, doğru anlaşılması mümkün. İçtüzüğün 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında deniliyor ki "Başkanlık Divanındaki görev yerleri, başkanvekillikleri için -iki adedi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğuna sahip siyasî parti grubuna ait olmak üzere- oranı en yüksek olandan başlayarak sıra ile dağıtılır." Salt çoğunluğa vereceksiniz iki. En yüksek oran kime ait; AK Partiye ait; daha sonra Cumhuriyet Halk Partisine ait. Elbette bunlara vereceksiniz.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Ne güzel hesap!

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Diğer bir şeyi daha ifade etmek istiyorum; bu, geçmişte de tartışılmış, Anayasa Mahkemesine gidilmiş. Anayasa Mahkemesi, Anayasamızdaki amir hükme uygun olarak aynen şunu söylüyor: "Aslolan, siyasî parti grubunun Başkanlık Divanında temsil olunmasıdır." Biz de, Anavatan Partisinin orada temsiline bu fırsatı veriyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Lütfediyorsunuz beyefendi!

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - İdare Amirliği göreviyle orada temsil hakkını elde etmiş oluyorlar.

---

**Kaynak gösterme:** Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 19 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2005-10-19-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
