# Denizli çivril ilçesindeki elma üreticilerinin sorunları hak.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 12 Şubat 2004
- **Gündem:** DENİZLİ ÇİVRİL İLÇESİNDEKİ ELMA ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HAK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-02-12-denizli-civril-ilcesindeki-elma-ureticilerinin-sorunlari-hak

> Sami Güçlü (AK Parti), 12 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZLİ ÇİVRİL İLÇESİNDEKİ ELMA ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HAK.); konuşma 1.178 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; Denizli Milletvekilimiz Sayın Haşim Oral, Çivril İlçesinden hareketle, elma üreticilerimizin sorunlarını dile getirdi; görüşlerine bütün kalbimle katılıyorum. Bu sene, elma üreticilerimizin içerisinde bulunduğu durum, biraz önce ifade ettikleri çerçeve dahilindedir. Hadisenin genel değerlendirmesini yaparken, özellikle, üzerinde durduğu hususa cevap vereceğim; ancak, daha baştan, dikkatler dağılmadan, konuyla ilgili söylemek istediğim husus şudur.

Türkiye'de, elma üretimi 2 500 000 tondur. 1990 yılında 1 900 000 tondan, 2 500 000 tona yükselmiştir. İhracat miktarımız 10 000 ton civarındadır; 10 000, 20 000, 12 000 ton diye, yıllar itibariyle, seyretmektedir. Dolayısıyla, içtüketim 2 000 000 ton civarındadır. İthal edilen miktar, 2001 yılında 1 500 ton, 2003 yılında 2 500 tondur. 2 500 000 ton elma üretiyoruz, ithal ettiğimiz miktar, 2003 yılında 2 500 tondur; yani, bindelerle ifade edebileceğimiz bir orandır; dolayısıyla, elmayla ilgili sorun ithalattan kaynaklanmamaktadır.

Elmayla ilgili sorun, mevcut üretimin içpiyasada tüketilememesi, fazla olan kısmın ihraç edilememesidir; temel sorun budur ve bu bizim sorunumuzdur. Bu, elma üreticilerimizin sorunlarına cevap ararken, bakmak durumunda olduğumuz temel tablodur.

İthalatla ilgili konuyu da, yine dikkatler dağılmadan söyleyeyim: 1 Temmuz-1 Ocak tarihleri arasında, yani, elmanın üretim sezonunda ithalat izni verilmemektedir. İthalat izninin, yani, biraz önce bahsettiğim 2 500 tonluk ithalatın 2003 yılında yapıldığı dönem de 1 Ocak ile 1 Temmuz arasıdır. Tahmin edeceğiniz gibi, ülkemizde elma tüketicileri sadece kendi vatandaşlarımız değildir. Yurtdışından gelen 10 000 000'a yakın turist vardır ve bazı lüks tüketim birimlerinde özel elma talebi söz konusudur; yani, gelen elmalar da, bizim ürettiklerimizin bir bakıma rakibi değildir; tüketenler de, bizim elmalarımızın tüketicileri değildir; ama, bütün bunlara rağmen, 2 500 tonluk bir miktar, toplam elma sorunumuz açısından bir problem teşkil etmemektedir.

Ben anafikri böylece ortaya koyduktan sonra, Çivril başta olmak üzere, elma üreticilerimizin ithalat yapılıyor diye bir kaygıya düşmelerine sebep olmadığını söylüyorum ve konuyu genel olarak şöyle değerlendirmek istiyorum.

Tabiî, ülkemiz büyük bir tarımsal üretim potansiyeline sahip ve ekolojik bakımdan çok zengin bir ülke ve bu, meyve ve sebze başta olmak üzere çok çeşitli ürünler üretilmesine imkân veriyor. Dünyada elma üretimi 59 000 000 ton. Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa'dan sonra Türkiye dördüncü büyük üretici. 2003 yılındaki üretimimiz 2 500 000 ton. Buna karşılık yurtiçi tüketimimiz 2 000 000 ton civarında, fireler düştükten sonra. Dolayısıyla, dünyada fert başına elma tüketimi ortalama 8 kilogram iken Türkiye'de 27 kilogram. Yani, biz, içpiyasada da elma tüketimini artıralım, bu sorunu çözelim dediğimiz zaman da, böyle bir problem var. Dünyada fert başına ortalama tüketimin neredeyse 3 katının üzerinde bir elma tüketimi var; ama, buna rağmen, içtüketimi de artırmamız, elbette, belli bir ölçüde, sınır içerisinde mümkün.

Ülkemizin çok değişik yerlerinde üretilebilmekte; 60 ilimizde 460 çeşit elma üretilmekte ve bunların içerisinde ticarî anlamda yetiştirilen çeşitlerin sayısı 8 ilâ 10'dur. Ticarî amaçlı üretilen bu elmaların birçoğu da, yerli bir tek ürünümüzün yanında -öne çıkan Amasya cinsinin dışında- yabancı menşeli elmalardır.

Sayın milletvekilimizin ifade ettiği gibi, üretim alanı Denizli İlimizde 62 000 dekardır; bunun içerisinde de özellikle Çivril öne çıkmaktadır ve Denizli İlindeki elma üretiminin üçte 2'si bu ilçede yapılmaktadır. Ayrıca, bu ilçemizde ağaç başına ortalama verim Türkiye'nin çok üzerindedir; ağaç başına 250 kilograma kadar elma alınabilmektedir; dolayısıyla, önemi de oradan gelmektedir.

Başlıca sorunları ise, üretilen elmanın içpiyasada tüketilmesi, ihracatının yapılamamasıdır. Yani, bu Çivril'le ilgili özel bir durumdur; âdeta, tüm üretiminin içpiyasaya dönük yapılmasıdır.

Mevcut soğukhava tesislerinin çoğunun teknik yönden yetersizliği söz konusudur. Gerekli paketleme ve ambalajlama tesislerinin bulunmaması söz konusudur. Ancak, Çivril-Emirhisar Beldesinde, ağırlık ve ebatlama açısından, elma paketleme ve standardizasyon tesisinin temeli atılmıştır ve bu konuda bir çalışma yürütülmektedir. Bu da, tabiî, sevindirici bir haberdir; il özel idaresi kanalıyla yapılmaktadır.

Ürün standardının istenilen seviyede olmaması genel bir sorunumuzdur. Depolamada elektrik giderlerinin yüksekliği söz konusudur.

Ülkemizde tarım ürünlerinin gereği gibi pazarlanamaması, hem üretici hem tüketici açısından olumsuz sonuçları da beraberinde getirmektedir. Bu çerçevede, elma üretim sezonunun başlamasıyla birlikte, pazarlama, üreticilerimizin her zaman karşı karşıya kaldığı en önemli sorundur.

Elma ihracatının artırılması için Bakanlığımızca alınan birkısım çalışmalar ve tedbirler var; iç ve dışpazar isteklerine uygun yeni çeşit geliştirme ve adaptasyon çalışmaları gibi. Ülkede, dıştalebi olan elma ağaçların dikilmesi ve üretimin bu yöne kaydırılması, giderek yaygınlaşmaktadır

Üretimi kısa sürede artıran bodur ve yarı bodur elma yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması bu kapsamdadır. Soğukhava depoları, sınıflama ve ambalajlama tesislerinin desteklenmesi sınırlı ölçüde devam etmektedir.

Üretimin fazla olduğu yıllarda, Bakanlığımızca, elmaya ihracat teşviki verilmesi için gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Nitekim, geçtiğimiz yıllarda, elmanın ihracatı konusunda bazı desteklerin olduğu, konuyla özel olarak ilgilenen arkadaşlarımızın bilgisi dahilindedir.

Biraz önce söylediğim gibi, dışticaret politikası açısından yıl ikiye ayrılmıştır ve bunun içerisinde, Türkiye'deki üretim sezonunda ithalat izni verilmemektedir; uluslararası ilişkilerimiz bakımından böyle bir uygulamanın çok katı bir şekilde yapılması, yapmış olduğumuz anlaşmalar açısından da bazı eksorunlar getirmesine rağmen. Alınan bu tedbirler sektörün sorununu tamamıyla çözecek boyutta elbette değildir.

Bakanlığımız tarafından soruna köklü çözüm bulabilmek için Hükümetimizin programında kısa vadede yapılması gereken yasal düzenlemeler içerisinde yer alan Üretici Birlikleri Yasası Tasarısı, ilgili kurumların da görüşleri alınarak hazırlanmış ve Başbakanlığa sunulmuştur. Bu konuda üreticilerimizin, daha üretim safhası içindeyken, pazarlama konusuna kaynak ayırması, insangücü tahsis etmesi ve bu konuda ilgili tüm kuruluşlar arasında bir işbirliğinin yapılması şarttır. Tarımsal ürünlerin en temel sorunu bu noktaya kaymıştır. Üretimi artırmakta, artık, bir sorun kalmamıştır, ancak, üretilen ürünlerin değerlendirilmesi ve pazarlanabilmesi konusunda hem üreticilere hem Bakanlığımıza hem Dışticaret Müsteşarlığımıza ve başka birimlerimize, yani, konuyla ilgili her kesime görev düşmektedir.

Tarımsal ürünlerin pazarlanması, üretimin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenle, ürünlerin piyasaya arz edilmeden önce, sınıflama, boylama ve ambalajlama işlemlerinin yanı sıra, dayanıklılığının artırılabilmesi ve kalitenin korunması için sarartma, ilaçlama, kurutma, mumlama ve soğuk muhafaza gibi işlemlerden geçirilmesi önemlidir. Biraz önce söyledim, Denizli İl Özel İdaresinde başlatılan ve Emirhisar'da devam eden faaliyet buna iyi bir örnektir.

Uzun yıllardır tarımsal pazarlamada ihtiyaç duyulan bu altyapının istenilen seviyeye çıkarılamaması, üretimi ve üreticiyi olumsuz etkilemekte. Bu amaçla, Bakanlığımız tarafından tarımsal amaçlı kooperatifler vasıtasıyla, bütçe imkânları çerçevesinde, üreticilerimize destek verilmektedir ve ihtiyaç duyulan altyapı sağlanmaya çalışılmaktadır; ancak, bu konuya tahsis edilen kaynağın, soruna kısa vadede çözüm getirecek gücü yoktur.

Bir genel değerlendirmeyi şöyle yaparak konuşmamı bitirmek istiyorum: Ülkemiz dünyada elma üreten önemli ülkeler arasında yer almakta; ayrıca, kişi başına elma tüketimi dünya ortalamasının neredeyse 4 katına yakın; ancak, ülkemiz, elma üretimi, iç ve dışpazarlaması gibi konularda arzu edilen noktaya gelmemiştir. Dış pazarların talep ettiği elma çeşitlerinin ülkemize adaptasyonunun sağlanması ve üretimin bu doğrultuda yönlendirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte, elma üretiminde, bahçeden nihaî tüketiciye kadar geçen sürecin, uygun çeşit, pazar isteklerine göre üretim, örgütlenme, paketleme ve ambalajlama konularını da kapsayan bir anlayışla ele alınması gerekmektedir. Bu amaçla, kamu kuruluşları ve özel sektör işbirliğiyle sorunların çözümü yönünde hepimizin dahil olacağı bir çalışmanın yapılması ve bu alanlarda belli bir mesafenin alınması ancak böyle mümkün olabilecektir.

Ben, başta Çivril olmak üzere, bu yıl, elma üreticilerimizin içinde bulunduğu durumun, biraz önce Sayın Milletvekilimizin de ifade ettiği gibi, gerçekten kabul edilemez bir durum olduğunu, çok büyük zararlar ettiklerini, aslında bir yıl önce de durumlarının yine iyi olmadığını; ancak, kısa vadede, birkısım konularda daha dikkatli ve tedbirli davranmamız gerektiğini, ihracat konusunda daha önce yapmış olduğumuz, almış olduğumuz desteklerin bu yıl yapılan müracaata daha kısa sürede cevap vererek, bir ihracat kapısının açılması gerektiğini; ama, uzun vadede pazarlama sorununu uluslararası alanda çözecek bir örgütlenmeye gitmemiz gerektiğini ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Denizli çivril ilçesindeki elma üreticilerinin sorunları hak”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-02-12-denizli-civril-ilcesindeki-elma-ureticilerinin-sorunlari-hak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
