# Diyarbakır- çüngüş- yeniköy 'e ziraat teknisyeni atamasına ilişkin(6/536),tohum üretimine ilişkin(6/537) soru önergeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 27 Nisan 2004
- **Gündem:** DİYARBAKIR- ÇÜNGÜŞ- YENİKÖY 'E ZİRAAT TEKNİSYENİ ATAMASINA İLİŞKİN(6/536),TOHUM ÜRETİMİNE İLİŞKİN(6/537) SORU ÖNERGELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-04-27-diyarbakir-cungus-yenikoy-e-ziraat-teknisyeni-atamasina-iliskin-6-5

> Sami Güçlü (AK Parti), 27 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYARBAKIR- ÇÜNGÜŞ- YENİKÖY 'E ZİRAAT TEKNİSYENİ ATAMASINA İLİŞKİN(6/536),TOHUM ÜRETİMİNE İLİŞKİN(6/537) SORU ÖNERGELERİ); konuşma 1.467 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Diyarbakır Milletvekilimiz Muhsin Koçyiğit'in Diyarbakır-Çüngüş İlçesiyle ilgili sorusuna, şöyle kısaca cevap vermek istiyorum:

Diyarbakır-Çüngüş İlçesi Müdürlüğünde, halihazırda, 4 ziraat teknisyeni görev yapmakta olup, ilçe merkezi ve bağlı köylerin tarımsal faaliyetleri ve doğrudan gelir desteği çalışmaları bu elemanlarca yürütülmektedir. Bakanlığımızca, eleman sıkıntısının giderilmesi çalışmaları devam etmekte olup, haziran ayında oluşturulacak olan tayin komisyonlarında, söz konusu ilçeye teknisyen tayini hususu dikkate alınacaktır. Kendilerine bu bilgiyi arz ediyorum efendim.

Tabiî, sözlü soruların soruluş tarihleri de, maalesef, oldukça eski; bugünkü sistemle, bunlara çok kısa sürelerde cevap verme imkânı olmuyor. 2003 yılı haziran ayında sorulmuş bir soru; bu şekilde cevap veriyorum.

Diğer soru, Adana Milletvekilimiz Sayın Atilla Başoğlu'nun soruları. Tohumculuk sektörüyle ilgili 7 adet sorusu, gerçekten, konunun özüne yönelik ve ne durumda olduğumuzu tespit açısından, bana, peşi peşine cevap verme imkânı verdiği için teşekkür ediyorum ve bu bilgileri de, Meclisimizin bilgilerine aktarmaktan, sunmaktan memnuniyet duyduğumu ifade ediyorum; kendisine teşekkür ediyorum.

Kısaca, üretimde kullandığımız tohumların temini, sertifikalı tohumların menşei, sertifikalı tohumlarımızın ne gibi bir miktarda gerçekleştirildiği, maliyeti, tohum ıslahçılığı, yasal bir engelin olup olmadığı, hibrit tohum üretimi ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı araştırma merkezlerinin rolüyle ilgili -ben, sadece anafikirlerini söyledim- soruları var. Dolayısıyla, ben, Atilla Beyin bu sorularına, şöylece topluca cevap veriyorum:

Üreticimizin ihtiyaç duyduğu tohumlukları tedarik etmek veya ettirmek, Bakanlığımızın en önemli görevlerinden biridir. Ülkemizde sertifikalı tohumluk kullanımı, bitki türüne, kaliteli tohumluğun ekonomik getirisine, üretici gruplarına ve onların sosyal, ekonomik ve bilgi durumlarına göre farklılık arz etmektedir. Ülkemizde, tahılda, başta buğday ve arpa gibi ürünlerde, çeşit sorunu yoktur; yani, tohumluk çeşidi konusunda bir sorun yoktur. Araştırma kuruluşlarımız, bu sahada oldukça başarılıdır ve şimdiye kadar, 100'den fazla çeşit geliştirmişlerdir. Sadece 2004 yılında, 13 yeni çeşit ıslah edilerek çiftçinin hizmetine sunulmuştur. Buna rağmen, bu ürünlerde sertifikalı tohumluk kullanım oranı ise düşüktür. Buğdayda yüzde 14 civarında olan sertifikalı tohumluk kullanımı, arpada sadece yüzde 4 civarındadır. Örneğin, yılda 600 000 ton civarında sertifikalı buğday tohumuna ihtiyaç varken, kullanılan tohumluk miktarı geçen yıllarda 50 000 ton civarındadır. Yani, ihtiyacın onikide 1'i kadar bir kısmı çiftçilerimiz tarafından kullanılmaktadır ki, sorun da buradadır. Yani, çeşit sorunu yok; ancak, sertifikalı tohumluk kullanımının yaygın olmaması sorundur.

Bu gerçekten hareketle, Bakanlığımız, 2003 yılında bazı yeni uygulamaları devreye sokmuştur, 2004 yılında da benzer ve ilave uygulamalar devam edecektir. 2003 yılında, Bakanlığımızın ilgili kuruluşu olan TİGEM, bayilik sistemine geçerek tohumluk dağıtım ağını genişletmiş, daha uygun fiyatla üreticiye ulaşmaya çalışmıştır. Bu tedbir sayesinde, önceki yıllarda 50 000 tonun altına düşmüş olan sertifikalı tohumluk satışı 80 000 tonu bulmuştur. Yine, TİGEM tarafından çiftçilerimize 2002 yılında 632 ton olarak gerçekleştirilen sertifikalı yem bitkileri tohumluğunun dağıtım miktarı 2003 yılında 1 322 tona ulaşmıştır.

Ayrıca, 5 ilde uygulamaya konulan Mahsul Fiyatına Sertifikalı Tohumluk Tahsisi Projesiyle, Bakanlığımız, üreticiye mahsul fiyatına tohumluk temininde ilk tecrübesini yaşamıştır. 2004 yılında, il özel idareleri ve mümkün olan diğer kaynaklardan sağlanan desteklerle, özellikle sertifikalı tohumluk için ödeme imkânı olmayan küçük çiftçilerimiz başta olmak üzere, çiftçilerimize Mahsul Fiyatına Sertifikalı Tohumluk Tahsisi Projesi 76 ilde yaygınlaştırılacaktır. Yani, tahılda sertifikalı tohumluk kullanımının, özellikle buğdayda, toplam ihtiyacın yarısına yaklaşması konusunda gayretli bir çalışmamız vardır; alacağımız sonuç, Türk çiftçisi bakımından hayatî önemdedir.

TİGEM ve bayileri, pancar kooperatifleri, tarım kredi kooperatifleri ve özel sektör vasıtasıyla 2004 yılında dağıtılmasını hedeflediğimiz tohumluk miktarı, iklim şartları da müsait olduğu takdirde, 300 000 tondur. Bu, 2002 yılına göre yaklaşık yüzde 600, 2003 yılına göre yaklaşık yüzde 400 artışı ifade etmektedir. İlave olarak 25 Şubat 2004 tarihli ve 25384 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde üreticilerimizin kullanacağı düşük faizli selektif kredi imkânının bu hedefe ulaşmada önemli katkıları olacağı kanaatindeyim.

Pamukta, araştırma kuruluşlarımızın geliştirdiği yerli çeşitler yanında bazı yabancı çeşitler de üretimde olup, sertifikalı tohumluk kullanımı yüksektir ve tohumlukların tamamına yakını ülkemizde üretilmektedir. Ayçiçeği ve mısırda, üretimdeki çeşitlerin ağırlıklı olarak yabancı kökenli olmasına rağmen, sertifikalı tohumluk üretiminin önemli bir kısmı ülkemizde yapılmakta ve aynı zamanda ihraç edilmektedir. Son yıllarda, mısır ve ayçiçeğinde yerli çeşit sayımız oldukça artmıştır; ancak, F1 hibrit tohumluğun kamu eliyle üretim ve dağıtımının zor olması nedeniyle üretime yansıması yetersiz olmuştur. Son yıllarda üretim izinlerinin özel sektöre devredilmeye başlanılmasıyla yerli çeşitlerimizin üretimdeki payları artmaya başlamıştır. Kısaca, pamukta, tohumla ilgili çok fazla bir sorunumuz yok, ayçiçeği ve mısırda ise yurt içinde üretim var; ama, çoğu yabancı menşeli.

Sebzede ise durum, hepimizin tohumluk dediği zaman sorunlu olan alandır. Üretimde olan standart sebze çeşitlerinin tamamına yakını ülkemize ait olup, tohumluk üretimleri de ülkemizde yapılmaktadır; ancak, F1 hibrit sebze çeşit ve tohumluk üretiminde ülkemiz büyük ölçüde dışarıya bağımlıdır. Kamu kuruluşlarımızın verimsiz yapısı, üretim ve piyasaya arzda yetersiz kalmaları, özel sektörümüzün güçsüz ve birikiminin yetersiz olması, sermaye ve teknoloji birikiminin yetersizliği, güçlü yabancı firmaların yüksek rekabet gücü gibi olumsuzluklar, bu sahada başarımızın önündeki önemli kısıtları oluşturmuştur. Hibrit sebze çeşit ve tohumlukları genel olarak Hollanda, İsrail, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Almanya gibi ülkelerden ithal edilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sağlanan ve sağlanacak gelişmelere rağmen, ülkemiz dışarıdan tohumluk ithal etmektedir. Tohumluk ithalat miktarları yıllar itibariyle değişiklik göstermektedir. Yılda tohumluk ithalatımız 70 000 000 ilâ 80 000 000 dolar olup, bunun 45 000 000-50 000 000 doları sebze tohumluklarını oluşturmaktadır. Örneğin, 2003 yılında 7 570 ton patates ve 696 ton sebze tohumluğu ithalatı yapılmıştır, ihracatımız ise 15 000 000 dolar civarındadır.

Bilindiği gibi, standart çeşitlere kıyasla, her türlü hibrit tohumların fiyatı oldukça yüksektir, özellikle sebzede bu fiyat farkı daha da belirgindir, tür ve çeşide bağlı olarak altından daha pahalı olanlar vardır ve zaten, dilde de olan, hadiseyi ortaya koymak için kullanılan bir yaklaşım tarzı, altından daha pahalı olduğu şeklindedir; ancak, ülkeiçi üretimle, hem maliyet daha düşük olacak hem de ülkemizin teknolojik gücü artacak ve istihdama önemli katkılar sağlanacaktır.

Ülkemizde, yukarıda da bahsedildiği gibi, kamu ve özel sektör araştırma kuruluşları tarafından çeşit ıslahı çalışmaları ve kademeli tohumluk üretimleri elbette yapılmaktadır. Ülkemizde, özellikle kamunun yüz yıla yaklaşan bir araştırma geçmişi vardır, bazı türler hariç olmak üzere, bugüne kadar üreticimizin kullandığı birçok çeşit ve tohumluk, bu kuruluşlar tarafından üretilmiştir. Özellikle tahıllarda, baklagillerde, yem bitkilerinde ve pamukta kullanılan teknolojilerin tamamına yakını bu kuruluşlarımızca üretilmiştir. Bütün bunlara rağmen, takdir edersiniz ki, bu kuruluşların da idarî, yapısal, teknik ve malî sıkıntıları olmuş, beklenen seviyede başarılı olamamışlardır. Bu nedenle, Bakanlığımız, araştırma kuruluşlarımızın daha etkin hale getirilmesi için gerekli çalışmaları başlatmış ve önemli mesafeler kat etmiştir. Gittikçe gelişen ve güçlenen özel sektör kuruluşlarımızın da devreye girmesiyle, bu sahadaki başarımız elbette daha fazla olacaktır.

Ülkemizde yapılacak çeşit ıslahının önünde herhangi bir yasal, yapısal engel yoktur. Uzun yıllar eksikliği hissedilen ve üzerinde çalışılan, Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun 2004 yılı ocak ayında yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, önemli bir yasal boşluğu doldurarak, özel ve kamu kuruluşlarının ıslah çalışmalarını daha da yoğunlaştırmaları ve ülke dışından, ihtiyaç duyulacak üstün teknoloji transferi için güvenli bir zemin oluşturmuştur.

1963 yılında yürürlüğe giren 308 sayılı Kanunun yerini alacak olan yeni tohumculuk kanunu, üzerindeki çalışmalar tamamlanarak Başbakanlığa gönderilmiştir. Bu kanunla, özel sektör kuruluşlarının örgütlenmesi, tohumculuk faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, sertifikasyon ve kontrol çalışmaları yeni bir boyut kazanmış olacaktır.

Son dört beş yıl içerisinde, hem Bakanlığımıza bağlı araştırma enstitüleri hem de özel sektör kuruluşlarımız, hibrit sebze çeşidi geliştirme ve tohumluk üretiminde önemli gelişmeler sağlamışlar; çok sayıda yeni çeşit üretilmiş ve pazara girmeye başlamışlardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Dört beş yıl önce yüzde 1 civarında olan yerli hibrit çeşit ve tohumluk kullanımı, bugün yüzde 10 civarına ulaşmıştır, bazı türlerde bu oran daha yüksektir; örneğin, domateste yüzde 15-20 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu seviyeler elbette yeterli değildir. Bu amaçla, Bakanlığımız, 2004 yılında yeni bir projeyi uygulamaya koymuştur. 2004-2008 yılları arasında 7 trilyon lira bütçeyle 5 araştırma enstitüsü, 5 üniversite ve 20 özel sektör kuruluşunun katılımıyla yürütülecek olan Türkiye, F 1 Hibrit Sebze Çeşitleri Geliştirme ve Tohumluk Üretimi Projesiyle, kamunun ve özel sektörün birbirini tamamlayacak olan birimleri ve birikimleri, güçleri bir araya getirilmiştir. Bu işbirliği içerisinde başlangıç olarak 8 sebze türünde hibrit çeşit geliştirmek, tohumluk üretmek, ülkeiçi ve dışına pazarlamak amaçlanmıştır. Ayrıca, ülkemizde yerli ve yabancı özel sektör yatırımlarının artırılması, Bakanlığımıza ait bazı işletmelerin bu tür yatırımlara açılması, bu sahada önemli atılımlar sağlayacaktır.

Yürütülen projeler ve yeni yatırımlar sayesinde dört beş sene içerisinde hedef, yerli hibrit sebze tohumluk üretiminde payımızı yüzde 30'lara, bir on yıl içerisinde ise yüzde 60 ile 70 arasında bir seviyeye çıkarmaktır. Dolayısıyla, kamuoyumuzda, bu tohumculuk konusunda bir olumsuzluk olarak ifade edilen, özellikle sebze tohumculuğunda, hibrit tohumculukta başlatılan bu projeyle, bu büyük geri kalmanın telafisi konusunda bir büyük gayret gösterilmektedir. Ülkemizdeki bilgi birikimi bir araya getirilerek ortak bir çalışma yapılacaktır ve bu çalışmanın sonucunda bu geri kalmışlığın büyük ölçüde telafi edilebileceğine inanıyoruz.

Türkiye'ye yönelik yabancı sermaye yatırımlarında da çok büyük bir istek olduğuna şahit olduk. Özellikle Hollanda başta olmak üzere, Türkiye'de sebze tohumculuğu konusundaki yatırımların da artacağına ve Türk müteşebbisleriyle işbirliği şeklinde gerçekleşecek bu yatırımın, Türkiye'de sebze tohumculuğundaki bu geri kalmışlığı da telafi edeceğine inanıyorum. Özellikle, tahıldaki durumumuzun, tekrar, çok sevindirici olduğunu belirtiyorum; ancak, sertifikalı tohumu, bir yolu ve yöntemini bularak, çiftçimize kullandırmayı mutlaka başarmamız gerektiğine inanıyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Diyarbakır- çüngüş- yeniköy 'e ziraat teknisyeni atamasına ilişkin(6/536),tohum üretimine ilişkin(6/537) soru önergeleri”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-04-27-diyarbakir-cungus-yenikoy-e-ziraat-teknisyeni-atamasina-iliskin-6-5 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
