# Üzüm üretiminin ve üreticilerinin sorunlarına ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 29 Nisan 2004
- **Gündem:** ÜZÜM ÜRETİMİNİN VE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-04-29-uzum-uretiminin-ve-ureticilerinin-sorunlarina-iliskin

> Sami Güçlü (AK Parti), 29 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜZÜM ÜRETİMİNİN VE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN); konuşma 751 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Manisa Milletvekilimiz Sayın Mehmet Çerçi'nin, özellikle kendi bölgesinde ortaya çıkan tabiî afetle ilgili olarak üzüm üreticilerinin sorunları hakkında dile getirdiği düşüncelerine, ben de, kendi düşüncelerimi katmak ve olayı değerlendirmek için söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Gerçekten de, ülkemiz, tarımsal üretim potansiyeli bakımından dünya üzerinde önemli bir yere sahiptir. Ülkemizin sahip olduğu ekolojik zenginlik, başta meyve ve sebze olmak üzere, pek çok çeşitli ürünlerin yetiştirilmesine de imkân vermektedir.

Ülkemiz, dünya yaşüzüm üretiminin yüzde 6'sını, kuruüzüm üretiminin ise yüzde 27'sini karşılamaktadır. Yıllara göre değişmekle birlikte, üzüm üretimimiz 3 500 000 ton civarında seyretmektedir. Bunun yüzde 30'u sofralık, yüzde 37'si kurutmalık, yüzde 30'u pekmez, pestil, şıra ve yüzde 3'ü de şaraplık olarak değerlendirilmektedir.

Kuruüzüm, ülkemizin geleneksel ihraç ürünleri arasında yer almaktadır. Ülkemiz, dünya kuruüzüm ihracatında -Sayın Milletvekilinin de belirttiği gibi, yıllara göre değişmekle beraber- yaklaşık 200 000 ton ihracat miktarı ve 190 000 000 dolar ihracat geliriyle lider ülke durumundadır.

Manisa İlimiz ise, ülkemizdeki gerek kuruüzüm gerekse yaşüzüm üretiminin önemli bir kısmını karşılamaktadır. İlde, yaklaşık, 25 000 çiftçimiz, 650 000 dekar alanda üzüm üretimi yapmaktadır.

Türkiye genelinde olduğu gibi, Manisa İlimizdeki çiftçilerimizin, üretim, hastalıklarla mücadele, işleme ve pazarlama gibi konularda bazı sorunları bulunmaktadır. Külleme, salkımgüvesi, bağ mildiyösü gibi hastalık ve zararlılar, ziraî ilaçların kalıntıları -özellikle kurşun kalıntısı- çiftçinin ürününü değeriyle satamaması, örgütlenme yetersizliği, başlıca sorunları teşkil etmektedir.

Bütün bunlara ilave olarak, bu yıl ülkemizin birçok yöresinde meydana gelen ve Manisa İlimizde de yaşanan don zararı, çiftçimizin sorunlarını daha da artırmıştır.

Manisa İlimizdeki don olayı, 5 Nisan günü meydana gelmiş -diğer birçok ilimizde olduğu gibi- bu ilimizin Ahmetli, Alaşehir, Akhisar, Saruhanlı, Salihli, Turgutlu, Gölmarmara, Sarıgöl, Kırkağaç İlçeleri ile merkez ilçede toplam 290 000 dekar alanda zarar oluşturmuş ve ildeki toplam bağ alanının 650 000 dekar olduğu dikkate alındığında, ortalama zararın yüzde 30-50 arasında olduğu ve bağ alanlarının da yaklaşık yüzde 15-20'sinin ciddî biçimde zarar gördüğü tespit edilmiştir. Nispeten yüksek kesimler ve kapalı alanlarda bulunan geç uyanan bağlarda herhangi bir zarar tespit edilememiştir. Bu da, olayın sevinilecek tarafıdır.

5 Nisan gününde ise, il merkezinde ve ilçelerde hasar tespit komisyonları oluşturularak, bu zararla ilgili çalışmalar bir takvime bağlanmıştır. Ayrıca, il genelinde 15 adet teknik ekip oluşturulmuş olup, ekipler müracaat sahibi çiftçilerimizin bağlarında gerekli tespitleri yapmaktadır ve bu çalışma devam etmektedir.

Bakanlığımızın, genel olarak tarım ürünleri ve özelde de üzüm üreticileriyle ilgili olarak ortaya koyduğu çalışmalarla ilgili de bazı değerlendirmeler yapmak istiyorum.

Tarım sektörümüzün geliştirilmesi ve rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşturulması, bu arada çiftçilerimizin zaman zaman karşılaştıkları tabiî afetler karşısında gelir kayıplarına uzun vadeli kurumsal tedbirler getirilmesi amacıyla, bir dizi yeni program uygulamaya koyduğumuzu belirtmek istiyorum.

Bu bağlamda, sağlam temellere dayalı bir üretim politikasının oluşturulması amacıyla, üretimden tüketime kadar uzanan süreçte üretimin yönlendirilmesi, rasyonel girdi kullanımı, yeni üretim teknikleri, sağlıklı üretim, örgütlenmenin teşvik edilmesi ve doğal afetlere karşı risk yönetim mekanizmalarının devreye konulması önem arz etmektedir.

Bu öncelikli programlardan bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Teknik çalışmalar :

Bakanlığımızca, üreticilerimiz, üretim maliyetini düşürmeye yönelik olarak, çeşit seçimi, doğru ve zamanında ilaçlama, gübreleme ve budama gibi üretim teknikleri konularında eğitilmektedir. Üzümün hasadı ve işlenmesi aşamalarında da, özellikle kurutma tekniklerine yönelik eğitimler yapılmaktadır.

Son yıllarda yaşanan yaşüzümde kullanılan ziraî ilaçtan kaynaklanan ağır metal kalıntıları sorunuyla ilgili olarak, tarım teşkilatımız, çiftçilerimiz, üniversitelerimiz ve özel sektörün ortaklaşa yaptığı bir dizi çalışma başlatılmıştır. Bu konuda, özellikle bilinçli ilaç kullanımı konusunda önemli mesafeler alınmıştır. Bu da, çok önemli ve sevinilecek bir husustur.

Ayrıca, bölgede kurutmalık üzüm yerine, başka çeşit ve özellikteki üzümlerin üretimi ve organik üzüm üretiminin artırılmasına yönelik eğitim ve yayım çalışmaları da devam etmektedir.

Yasal düzenleme çalışmaları :

Bu hususta, daha önce de birçok kere dile getirdiğim gibi, sektörümüzün yasal düzenlemeler içerisinde en önemli beklentisi tarım ürünleri sigortası yasasıdır. Bununla ilgili çalışmalar uzun bir zamandan beri devam etmektedir; ama, henüz Meclise intikal ettiremedik. Şu anda, esas sorumlu olan kurumumuzun, Hazineden sorumlu Devlet Bakanlığımızın bununla ilgili çalışmaları son hale getirdiğini, hatta Devlet Bakanımızın bu tasarıyı imzalayarak Başbakanlığa sevk ettiğini öğrendik; ancak, yine de bir gecikmenin olduğunu huzurlarınızda kabul ediyorum ve şu ana kadar bu yasayı çıkaramamış olmaktan dolayı da üzüntülü olduğumu belirtiyorum. İnşallah, bundan sonra, bu gelişmeye çok daha hız katarak, çiftçilerimiz açısından hayatî önemde olan bu düzenlemeyi çok çabuk gerçekleştiririz ve birçok olumsuzluğun da telafisi yolunda adım atmış oluruz.

İkinci yasal düzenleme çalışmamız, yine hepinizin bildiği gibi, üretici birlikleri yasası tasarısıdır. Konu, Bakanlık ve ilgili kuruluşların bütün çalışmaları tamamlanarak, Başbakanlığa intikal ettirilmiştir. Meclise intikali konusunda, yerel yönetimlerle ilgili yasa tasarılarıyla ahenkleştirilmesi konusunda Başbakanlıkta son çalışmalar devam etmektedir. Bunun da, yine, Başbakanlıktaki süresinin oldukça uzun bir zaman aldığını belirtmek istiyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Üzüm üretiminin ve üreticilerinin sorunlarına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-04-29-uzum-uretiminin-ve-ureticilerinin-sorunlarina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
