# Kaçak hayvancılıkla ilgili gündem dışı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim
- **Tarih:** 15 Temmuz 2004
- **Gündem:** KAÇAK HAYVANCILIKLA İLGİLİ GÜNDEM DIŞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-07-15-kacak-hayvancilikla-ilgili-gundem-disi

> Sami Güçlü (AK Parti), 15 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAÇAK HAYVANCILIKLA İLGİLİ GÜNDEM DIŞI); konuşma 1.087 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'ün kaçak hayvancılık konusunda gündemdışı yaptığı konuşmaya cevap vermek istiyorum; öncelikle kendisine teşekkür ediyorum.

Gerçekten de bugün ülkemizde, sektörümüzle ilgili önemli bir soruna temas etmiştir; bize de yaptığımız çalışmaları ve bu konuyla ilgili düşüncelerimizi ifade etme fırsatı doğmuştur. Dolayısıyla, bilgilerimizi paylaşmakta ve aldığımız tedbirleri sizlere duyurmakta fayda görüyorum.

Efendim, ülkemizde, son zamanlarda, özellikle 2003'ün sonundan itibaren, hayvan kaçakçılığı konusunda kamuoyunda yoğun bir gündem oluşmuştur. Dolayısıyla, bununla ilgili bizim yaptığımız çalışmalarda, bu konuda, bu iddiaları doğrulayacak gelişmelerin olduğunu ortaya koymuştur. Tabiî, bu kaçakçılık hadisesinin hem hayvancılık sektörümüze hem de bunun ekonomik cephesine oldukça önemli zararlar verdiğini; fakat, olayın, sosyal, ekonomik, siyasî, güvenlik boyutunun bulunduğunu biliyoruz.

Hayvan kaçakçılığının, ülkemizde, özellikle iki yönde olumsuz etkisi vardır; bunlardan birincisi, bu sektörde faaliyet gösteren üreticilerimizin faaliyetlerini sürdürülebilir olmaktan çıkarmasıdır. Dolayısıyla, bu, en başta bizim karşı çıkmamız, önlememiz gereken yöndür.

İkincisi ise, belki, bunun kadar önemli olan bir başka husus; hayvan hastalıklarının kontrol edilememesidir. Bugün, sınırlarımızdan kolayca geçtiğini zaman zaman ifade ettiğimiz ve sağlıklı olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığımız bu hayvanlarla yeni hastalıklar ülkemize girebilmekte. Nitekim, 1990'lı yıllarda, kaçak hayvan hareketi yüzünden, ülkemizde görülmeyen sığır vebası hastalığıyla karşı karşıya kaldık. Uzun yıllar, tüm teşkilatımız, bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kaldı ve büyük kaynaklar ayırdık.

Bu itibarla, hayvan sağlığı bakımından da, hadise, kesinlikle önlenmesi gereken bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim, şap hastalığıyla teşkilatımızın mücadelesi ülke çapında devam etmektedir; henüz arzu ettiğimiz sonucu da almış değiliz.

Bununla ilgili olarak, elbette, sınır güvenliği için, jandarma, emniyet ve tarım teşkilatı aktif olarak rol alan kurumlardır ve her bir kurumun konuyla ilgili işbirliği, koordinasyonu şarttır. Bu olay fiilen vuku bulduğu takdirde de, bu kurumlarımızın birkısım eksikliklerinin olması kaçınılmazdır. Yalnız, bu konunun önemli olduğunu hepimiz biliyoruz ve önlenmesi konusunda saydığım iki sebep, dikkatimizi buraya çekmek için yeterlidir; birincisi, bu sektörde faaliyet gösterenlerin üretimini sürdürebilmesi açısından; ikincisi, hayvan hastalıkları açısından.

Dolayısıyla, bununla ilgili tedbirler almak zorundayız. Örneğin, hayvan hareketlerinin ve hayvan hastalıklarının etkin olarak kontrolünü sağlamak amacıyla, hayvancılık işletmelerinin belirlenmesi, hayvanların kimliklendirilerek kayıt altına alınması ve hayvan hareketlerinin takibi önem arz eder. Bu yıl içinde kimlik ve kayıt işlemlerini bitirme konusunda bir karar aldık. Bu sisteme girmeyen hiçbir büyükbaş hayvanın yurtiçi hareketine izin vermememiz gerekiyor; ama, bunun kamuoyunda doğuracağı birkısım olumsuzluklara da birlikte göğüs germemiz lazım. Mezbahanelerde, kesimhanelerde bu hayvanların kesilmesini önlemek zorundayız. Bazı yetersizlikler nedeniyle küpeleme yapamayan çiftçilere, Bakanlık olarak, ücretsiz küpe temin edilecek ve bunu tamamlayacağız.

Özellikle konunun Doğu Anadolu Bölgesindeki yönüne geliyorum. Aylardır bölge ve sınırda yapılan inceleme ve alınan tedbirlere ilave olarak, geçen hafta, benim de dahil olduğum bir ekip, Van, Hakkâri, Şırnak, Batman, Siirt, Bitlis ve Diyarbakır İllerinde, sırf birinci öncelik olarak bu konuyla ilgili çalışmalar yapmak üzere gitti. Ben, Hakkâri ve Şırnak'a gitmedim; bu illere iki genel müdürümüz ve bir daire başkanımız gitti. Diğer illerin valileriyle, sınır güvenlik komutanı, jandarma komutanı, emniyet müdürü ve kaçakçılıkla ilgili emniyet birimindeki sorumlu arkadaşlarla beraber toplantılar yaptık. Bu toplantılarda, Van İli Başkale, Hakkâri İli Şemdinli, Çukurca ve Yüksekova, Şırnak İli Beytüşşebap ve Uludere İlçelerimiz, kaçak hayvan girişi için hassas yerler olarak tespit edildi. Bölgede sınırlarımızın uzunluğu ve coğrafî yapısı nedeniyle, kontrolünün zorluğu biliniyor. Komşu ülkelerde sınır güvenliğine gerekli önemin verilmemesi, burada, bizim açımızdan aleyhte bir durumdur. Sınırdan herhangi bir şekilde yurda giren hayvanlar için muhtardan menşe belgesi alınması, tarım müdürlüklerinden de sağlık ve hayvan sevk belgesi alınarak millîleştirilmesi, yani legalleştirilmesi, kanunlaştırılması hadisesi en büyük problemdir. Hatta, Ankara ve diğer illerimize bile, yabancı orijinli hayvanların bu şekilde getirilerek piyasaya sunulduğuna şahidiz. Biz, Ankara'da, bu yöntemle gelen, bu şekilde gelen hayvanlara el koyduk, bu hayvanları karantinaya aldık, hukukî süreci başlattık ve en son, kesip, bu hayvanların etlerini satıp, bunu sahibi olan şahsa iade edeceğiz; yani, konuyla ilgili olarak, legalleşme hadisesinin de hukuken geriye dönmesini sağlamalıyız. Kaçak olduğu apaçık belli olan -biraz önce Ensar Beyin bahsettiği- bu topraklarda yetişmeyen bir hayvanın, menşe şahadetnamesi, sağlık belgesi alarak legalleşmesinin de bir bakıma iptal edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla, burada, kamunun, etkin bir şekilde hareket etmesi gerektiğine inanıyorum.

Görevli bazı personelin zaafları, feodal yapıyla olan ilişkileri nedeniyle kontrol ve denetim işlerinin aksadığını, yasal mevzuatımızın yeterince caydırıcı olmadığını, sorunun, güvenlik, ekonomik ve yasal yönleri de bulunduğunu, yurtdışından oldukça düşük fiyatla hayvan temin edilebildiğini -yani, bir ekonomik yönü de var, ülkemizdeki fiyatların yüksekliği bunu teşvik edici bir mekanizmadır- Irak sınırımızdaki kaçakçılık faaliyetlerinde terör örgütünün de rolü olduğunu ifade ediyoruz.

Tedbirlere gelince, Bakanlığımızca, sınırlarımızda kaçak hayvan ve hayvansal ürünlerin girişlerinin önlenmesine yönelik, idarî, istihbarî ve güvenlik tedbirlerinin alınması için, kurumlar arasında gerekli girişimleri yaptık. Bu bağlamda, Genelkurmay Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve sınır ili valiliklerimizle işbirliği halinde yapılan çalışmalar sonucu, kaçak hayvan hareketlerinin engellenmesinde olumlu gelişmeler sağlanmıştır. Biraz önce saydığım illerden bazıları sınır illeri değildir; ama, sınırlardan geçmişse, kontrol noktalarında, valilerimize verdiğimiz uygulama planına göre kontrollerin çok derli toplu yapılması ve dolayısıyla, Anadolu'ya intikalinin kesinlikle önlenmesi gerekmektedir.

Ülkemiz genelinde, teşkilatımız tarafından alınması gereken tedbirler artırılmaktadır. Bu kapsamda, bütün hayvan pazarlarında ve taşıma sırasında yapılan kontrol ve denetimler sıklaştırılacaktır ve emniyetin yanında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına mensup uzmanlar da bulunacaktır. Diğer taraftan, sınırlarımıza giren hayvanların yurtiçinde sevklerinin ve pazarlanmasının engellenmesi için, Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunundaki cezalar artırılacaktır. Sınır illerimizde personel takviyesi başlamış olup, görevini gereği gibi yapmayanlar hakkında yasal işlem başlatılacak ve bu konuda ihmali bulunan personel, özverili çalışmayan personelin kesinlikle görev yerlerini değiştirmek zorundayız. Bakanlık, emniyet teşkilatı, askerî birlikler ve yerel idarelerle sağlanan işbirliği ve koordinasyonla bölgede denetimler yoğunlaştırılmıştır, bazı il ve ilçelerden hayvan sevklerine sınır getirilmiştir.

Arkadaşlar, bir müddet sonra bu bölgedeki milletvekillerimiz bize çok yoğun bir taleple gelecekler. Kaçakçılığın bir müddet önlenebilmesi için, o bölgeden hayvan çıkışını durdurmak zorunda kaldık. Eğer önlemek istiyorsak, burada, belki o bölgenin kendi malı olan hayvanların da kendi il sınırlarının dışına çıkması konusunda çok da doğru olmayan, onlar için bir engel teşkil edecek bu uygulamanın bir müddet katlanılması gereken bir yönü vardır.

Mezbahane ve kombinaların kontrollerini yoğunlaştıracağız.

Efendim, son sözler olarak şunu söylüyorum: Hayvancılık sektörünün geliştirilmesi konusundaki gayretimize şahitsiniz. Ülkenin içinde bulunduğu malî yapı içerisinde aktarılabilecek kaynaklar büyük ölçüde aktarılıyor. Şu anda, 2004 yılında bu sektöre 500 trilyonluk bir teşvik uygulaması var. Bu, ülkedeki hayvancılığı geliştirme ve ıslah etme konusundaki bir gayretin sonucu. Biz, kaçakçılığa, önem verdiğimiz bu sektörün ve ihtiyacımız olan sağlıklı nesillerin yetişmesi için ihtiyaç duyduğumuz en temel besinleri sağlayacağımız bu sektörün üreticilerinin üretimden vazgeçmesine, hayvan hastalıklarının yaygınlaşmasına ve ekonomik kayıpların olmasına mâni olmak zorundayız. Bu konuda sizlerden destek bekliyoruz, yasal düzenlemeler, idarî düzenlemelerle ilgili hazırlıklarımızı yapıyoruz; ama, özellikle idarî tedbirler konusunda, bölgelerimizden gelecek baskılar konusunda da lütfen bize yardımcı olun. Bunu önlemek zorunda olduğumuz bir gelişme olarak ifade ediyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Kaçak hayvancılıkla ilgili gündem dışı”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-07-15-kacak-hayvancilikla-ilgili-gundem-disi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
