# Süt ve süt üreticilerinin sorunları hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mayıs 2005
- **Gündem:** SÜT VE SÜT ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-05-25-sut-ve-sut-ureticilerinin-sorunlari-hk

> Sami Güçlü (AK Parti), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SÜT VE SÜT ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK); konuşma 1.138 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; AK Parti Grubundan gelen alkış seslerinin azlığı dikkatinizi çekiyor! (AK Parti sıralarından alkışlar) Tabiî, benim sektörüm böyle.

MUHARREM İNCE (Yalova) - Kabzımallardan da alkış gelecek birazdan!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Sektörümüzün içinde, gerçekten, birçok sorun var. Bugünlerde üzerinde çalıştığımız konular, başta süt olmak üzere, buğday, tahıl sektöründeki yeni sezona girişle ilgili politika belirlemesi, onun dışında, tarımsal girdilerle ilgili konularda daha önce ifade ettiğimiz indirimlerin belirlenmesi konusundaki çalışmalar. Dolayısıyla, sektör, gündemimizi yoğun olarak işgal ediyor ve böyle olması da tabiî.

Elbette, bir yerde bir problem varsa, dikkatimizin de orada olması, muhalefet partimizin de bu konuda bize destek olması, konuları gündeme getirmesi tabiî; ama, benim, çok eskiden beri tanıdığım, taa 1970'li yıllardan beri tanıdığım Enis Beyin bu konuşmasının içerisinde en sonundaki sözüne katılmak mümkün değil tabiî. Yani, o çok nazik üslubuyla "sizi defterden silecek" dediği çiftçilerle bağımızın hâlâ güçlü olduğu kanaatindeyim ben. Şu anlamda söylüyorum: Dertlerini paylaşıyoruz. Bu ülkede, her sorunu kısa vadede çözmek mümkün değil; ama, o insanların dertlerini çözme konusundaki arayışlarımıza ve bununla ilgili attığımız adımlara bir misal olarak size şunu söyleyeyim: 2004 yılının aralık ayında, biz, Tarım Şûrası tertip ettik. Bu Tarım Şûrasına, Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal da katıldı; orada, özellikle sektörle ilgili öyle değerlendirmeler yaptı ki, hepimiz dinledik. Söz alan başka insanlar, Sayın Genel Başkanımız da konuşma yaptı, toplantıya o da katılmıştı. Beş konunun öne çıktığını gördük. Hatırlarsanız, o beş konu, 2004'ün sonunda ortaya çıkan, tarım sektörünün beş sorunundan biri, tarımsal girdiler içerisinde, gübre ve mazot fiyatlarındaki önemli artış ve bunun maliyetlerde meydana getirdiği yükselme ve ortaya koyduğu olumsuzluk. İkincisi, tarımsal sulamada elektrik fiyatlarının çok yüksek olması, ödenmeme sorunu, birikmiş borçlar konusuydu. Üçüncüsü, o günlerde, hatırlarsanız, pamuk üreticilerimiz çok büyük bir feryat içerisindeydiler, dünyada pamuk fiyatlarının düşmesi, Türkiye'de düşmesi ve pamuk primleri konusunda talepleri vardı. Beşincisi de, hayvancılık sektörü konusunda Hükümetimizden ek talepleri vardı.

Arkadaşlarım, bugün, Türk tarımının beş önemli sorunu içerisinde, bunlardan üçü yok. Şunlar yok: Hayvancılık sektöründeki destek miktarının yetersizliği yok. İki, sulama suyundaki elektrik borçlarının ödenmemesi ve yığılmış olması konusu yok; çünkü, bununla ilgili düzenlemeler yapıldı. Üçüncüsü, pamuk primleri konusunda bugün bir şikâyet yok. Elbette, pamuk fiyatları konusunda her şey çok iyi manasında söylemiyorum; ama, Hükümetimizin verdiği pamuk primindeki artış yüzde 100'ün üzerinde oldu; dolayısıyla... 282 trilyondan 600 trilyona çıktı. Hayvancılık sektöründe, bütçeden ayırdığımız pay 182 trilyondu, bu yıl 600 trilyon.

Şunu demek istiyorum: Yani, dikkat çekildi, fark edildi, öncelik sırasına konuldu ve bunlardan üçü halledildi, halledilemeyen ikisi daha var, mazot ve gübre ve bugün, bu konu üzerinde çalışmaya devam ettiğimizi konuşmamın başında söyledim. Sayın Genel Başkanımız da bununla ilgili açıklamalarına devam ediyor ve ilgili bakan arkadaşlarımızla beraber çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Efendim, 2005 yılı mayıs ayındaki sorunlarımızın bir tanesi süt fiyatları. Et fiyatları konusu öncelikli bir konu halinde değildir; ama, süt fiyatlarında böyle bir hadise vardır. Ben, birkaç cümleyle, bu konudaki düşüncelerimi anlatmak istiyorum.

Hayvancılık sektöründe, Türkiye'de, bir iyileşme kesinlikle söz konusudur. Bununla ilgili kim dikkatle bakarsa, bu gelişmeyi görecektir. Yani, sütte meydana gelen gelişmenin temel sebebi sadece sezonal değildir; üretimdeki, yani, bu işi yapan insanlarımızın sayısındaki artış ve süt sığırcılığındaki gelişmeyle de alakası vardır; yani, yarısı sezonalsa, yarısı da tabiî artıştır. Dolayısıyla, tüketimdeki artış buna ayak uyduramadığı için, burada bir sorunla karşılaştık.

Ama, şunu çok net ifade etmek lazım: Hayvancılık sektörü için, 2005-2013 yılları arasında, Türkiye'de, kırmızı et tüketimini hangi noktadan hangi noktaya getireceğiz, süt tüketimini fert başına 150 kilogramdan 250 kilograma getireceğiz diye hedefler koyduk ve bunun ilk belirtisi olarak, 3 misli bir artışı 2005 bütçesine kaynak olarak ayırdık. Şu anda, Türkiye'nin her yerinde, özellikle doğu bölgesinde hayvan ıslahı konusundaki çalışmalarımıza lütfen bir dikkat edin. Geçen yıl yapılan ıslah çalışmalarını 30 misli, 40 misli rakamlara çıkarmaya çalışıyoruz hedef olarak; yani, 1 000-2 000 ıslahı, 50 000-60 000'e ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunun için, çok sayıda serbest veteriner hekimle sözleşme yaptık ve sunî tohumlama konusunda, bölgelerde, yoğun bir çalışmamız var. Bunun için çok büyük kaynaklar ayırdık. Maliyetleri düşürmek için, 2005 bütçesinde yem bitkisine verdiğimiz destek 135 trilyon lira olacak arkadaşlar. Dolayısıyla, biz, hayvancılık sektöründe, maliyeti düşürmeden, verimi artırmadan bir noktaya gelemeyeceğimizi biliyoruz. Dolayısıyla, bununla ilgili çalışmalarımız doğru bir zemin üzerinde yürüyor. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin, tarımla ilgili arkadaşlarımın, bu konudaki gelişmeleri bizzat yerinde görmelerini, bu işi yürüten arkadaşlarımla konuşmalarını, yani, gelişmeler konusunda yanlış bir şeyimiz varsa, söylemelerini de arzu ederim. Onlarla diyaloglarımız konusunda hep iyi bir noktadayız; inşallah, daha da iyiye götüreceğiz.

Ben, genel yaklaşımımızı söyleyerek konuşmamı tamamlamak istiyorum. Hayvancılık sektörünü geliştirmek zorundayız. Bu sektörü, Avrupa Birliğine girdiğimiz zaman, sürdürülebilir yapmak kaçınılmazdır; bizim, sizin, hepimizin görevidir. Bunu yapabilmemiz için önündeki engel neyse, hayvan kaçakçılığıysa hayvan kaçakçılığı, süt fiyatlarındaki düşmeyse süt fiyatlarındaki müdahale, et fiyatlarındaki düşmeyse ona müdahale... Bunun ilk yansımalarını ette göreceksiniz. Şu anda Et ve Balık Kurumunun devri konusunda gerek yönetim değişikliği gerekse kurumsal olarak Tarım Bakanlığına geçmesi konusundaki çalışmalar son noktasındadır ve ete müdahale edeceğiz.

Sütle ilgili konuda çok çalışma yaptık. Maalesef, sektörde bir müdahale aracının olmaması, elimizi kolumuzu bağlayan bir husustur. Bununla ilgili geçmişteki yapılan özelleştirme çalışmalarında...

GÜROL ERGİN (Muğla) - Özelleştirme yanlış deyince bizi haksız buluyordunuz; SEK'in özelleştirilmesi sütçüyü batırdı.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Gürol Hocam, müsaade edin. Biz sizinle bunu konuşabiliriz.

GÜROL ERGİN (Muğla) - Ama, bakın, şimdi ikrar ediyorsunuz!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Neyi ikrar ediyorum; hep baştan beri söylüyorum!.. Onuncu defa söylüyorum. Sizin söylediğiniz gibi, siz bizden iki kat daha fazla söylemişsinizdir.

GÜROL ERGİN (Muğla) - Kaçıncı ikinci kez!..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Şimdi, Et ve Balık Kurumuyla ilgili konuyu söylüyorum.

Sütle ilgili konuda bir müdahale kurumuna ihtiyacımız var bizim. Süt fiyatlarının belli bir seviyenin altına düştüğü anda müdahale edecek bir mekanizmayı kurmak zorundayız biz ve dolayısıyla, gerek prim sistemi gerekse bu üretimi teşvik edici anlamda yeni arayışlarımız sürecektir.

Özellikle, Enis Beyin belirttiği konular dahil olmak üzere, çok dargelirli, okul sütü veya gelir seviyesi çok düşük kesime yönelik olarak, süt tüketimini artırıcı faaliyetlerimizi ve arayışlarımızı sürdürüyoruz; ama, esas olarak, bu ülkede süt talebini artıracak genel bir kampanyaya ihtiyacımız var. Bununla ilgili konularda...

Elbette, bunlar, zaman alıcı şeyler; ama, sektörle ilgili konudaki değerlendirme şu: Bu sektörün gelişmesi önünde süt fiyatlarındaki düşme bir engeldir; bununla ilgili konuda mutlaka bir gelişme sağlamak zorundayız.

Özellikle, Enis Beyin dikkat çektiği bir hususa ben de parmak basmak istiyorum. Süt fiyatlarındaki düşmeden dolayı, üreticilerimiz, kısa vadede de olsa, o çok verimli olan hayvanlarını kesmek, satmak gibi bir yola kesinlikle girmemelidir. Biz, bu sektörü, hayvan varlığımızı ve kalitesini iyileştirerek geliştireceğiz. Yani, bugün için geçici olarak bir zarar söz konusu oldu diye bu kıymetli varlıklarımızı kesecek olursak, bizim, bu defa, katedeceğimiz mesafe veya ayıracağımız kaynak çok daha büyüyecektir.

Ben, sektördeki gelişmenin, bu durumun geçici olduğunu, bir iyileşme için arayışlarımızın sürdüğünü, bu konuda, inşallah, yakında, bu talebi artıracak birkısım tedbirleri hayata geçirmeye muvaffak olacağımızı ifade ediyorum. Bu konuda muhalefetin verdiği dikkat çekme ve uyarı için de kendilerine teşekkür ediyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Süt ve süt üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-05-25-sut-ve-sut-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
