# Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 1 Haziran 2005
- **Gündem:** TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879

> Sami Güçlü (AK Parti), 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 958 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, sektörümüz bakımından çok önemli bir gün. Ben, yasanın, bu dönem içerisinde, Meclisimizden geçerken... Tarım Komisyonunda ve oradan altkomisyona, sonra Plan ve Bütçe Komisyonuna geçtiği zaman, yine, altkomisyonda görüşülerek, asıl komisyonda tekrar müzakere edilerek Genel Kurulumuza geldi.

2005 yılında, bu Yüce Meclis faaliyetlerini değerlendirirken, bu yasal çalışmalar içerisinde tarım sektörüne yönelik olarak ne yaptığı sorulduğunda; ilk sırada ifade edilecek bir yasa tasarısını, bugün, Genel Kurulumuzda görüşüyoruz. Dolayısıyla, sektörümüzü bu derece ilgilendiren bir konunun, ruhunu incitmeden konuşmalıyız. Yani, bunu, çok fazla, bunu, alanın dışına çıkarak, bu önemli kanunun kamuoyunun gündeminden çıkmasını, daha az konuşulmasını, Meclisimizin böyle bir temel sorunu çözmek için gayret göstermesini göz önünden çekmemeliyiz. Dolayısıyla, ben her iki grubun saygıdeğer üyelerine bu hususta biraz hassasiyet göstermelerini önemle rica ediyorum, istirham ediyorum. Çünkü, bu bahsettiğim komisyon safhasında, gerçekten, işin özü itibariyle her iki grup da bu kanuna çok sahip çıktı ve bu Meclisin çatısı altında Cumhuriyet Halk Partisine mensup arkadaşlarımız bize belki yüz defa "nerede bu kanun" diye sordu ve ben de onların her soruşunda biraz daha enerji toplayarak, bakın, muhalefet de bizi böyle eleştiriyor, biz bu kanunu bu dönem çıkarmayacaksak ne zaman çıkaracağız diye kendi grubuma ve hükümette bu konuda ilgili arkadaşlarıma ilettim ve geçen hafta bu Meclisimizin çalışması sırasında gerek AK Parti gerekse Cumhuriyet Halk Partisi grup başkanvekilleriyle görüşerek, bu kanunu getirebileceğimizi, ama, biraz desteğe ihtiyacımız olduğunu söyledim ve kendileri kabul ettiler. Dolayısıyla, bugün biz, Meclisimizi izleyen kırsal kesimin insanlarına, yani, çiftçilerimize yönelik konularda, bu kanun hakkında, bu kanunun özünü kaybetmeden lütfen değerlendirmelerimizi yapalım. Çünkü, sadece bu kanuna değil… Yarın bir başka kanunumuz gelecek bizim, en az bu kadar önemli, Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu. Bizim, bu ülkede, sadece, bugün tarım ürünleri sigortası yasasını getirerek Türk tarımının sorunlarını çözdük dememize imkân yok. Bir önemli konuya çözüm getirmeye çalışıyoruz.

Nedir getirmeye çalıştığımız çözüm: Biz, son yıllarda tabiî afetlere maruz kalan çiftçilerimize destek yapamıyoruz. Bu, 1980'den beri devam eden bir olay; ama, özellikle 2001'den sonra, biz, çiftçilerimizin mağduriyetlerini gidermekte çok düşük bir seviyede bunu gerçekleştirebiliyoruz. Hatırlarsanız, 2004 yılı bu bakımdan çok olumsuz bir yıldı. 74 ilimizde tabiî afet yaşandı; toplam zararı 600 trilyonun üzerinde hesaplandı. Biz, ancak 50 trilyonluk bir ödeme yapabildik. Dolayısıyla, çiftçilerimizin mağduriyeti ortada.

Peki, 2005 yılında ne oldu; küçüklü büyüklü 52 ilimizde, bu illerin 122 ilçesinde 36 000'in üzerinde çiftçi ailesi zarar gördü tabiî afetlerden. Biz, bu soruna çözüm getirmeye çalışıyoruz. Bu, hepimizin birlikte el ele vererek çıkaracağımız ve onurunu paylaşacağımız bir yasa. Dolayısıyla, 1980'lerden beri konuşulan, hükümet programlarına, kalkınma planlarına giren bir yasayı gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla, bunu keyifle yapmamız lazım. Bunun elbette bugün birkısım eksiklikleri olabilir; ama, asıl ruhu itibariyle artık bünyemize katılıyor.

Efendim, ben, bugünkü yasa görüşmesi sırasında arkadaşlarımın bu konudaki istirhamımızı, talebimizi dikkate almalarına, özellikle, dikkatinizi çekmek istiyorum.

Onun dışında söyleyeceğim bir iki husus daha var; bunları birkaç cümleyle şöyle söyleyebiliriz: Efendim, bizim önümüzde onüç ondört yıllık bir zaman var. Bu zaman içerisinde, biz, bu sektörü çok teknik, bilimsel ve tecrübeye dayalı olarak tabiatına uygun bir şekilde geliştirmek zorundayız. Üzerinde siyaset yaparak, çok fazla bu işe alet ederek, bu sektörü biz bu süre içerisinde geliştiremeyiz ve erteleyemeyiz. Yapısal dönüşümler, uzun vadeli planlama, rekabet gücü kazandırma; ama, elbette kısa vadeli sorunlarla uğraşma, didinme. Şimdi, kısa vadeli sorunlar bizim her gün karşımızda. Bir an düşünün, 2004 yılı aralık ayında biz bir tarım şûrası yaptık. Bu tarım şûrasında beş konu gündeme geldi. Bu beş önemli konu, tarımsal girdiler içerisinde gübre ve mazot fiyatlarının yüksekliği, tarımsal sulamada elektrik enerjisi, hayvancılık sektörünün az desteklenmesi ve bunun artırılması ihtiyacı ve pamuk primleriydi. Kıymetli arkadaşlarım, bugün saydığımız zaman bunları saymıyoruz, başka şeyler geldi; süt geldi, buğday geldi, tarım ürünleri sigortasını saydılar Dünya Çiftçiler Gününde ve buna ilaveten gübre ve mazotu da o gün saydılar.

Biz, yüzde 16 civarında, bugünden itibaren uygulanacak bir indirimi, bu sektörde uygulamaya başlıyoruz. Elbette daha yüksek yapılması lazım. Artışlar, tabiî ki yüzde 35 civarında; ama, yüzde 16 civarındaki bir indirim için de bir kaynak ihtiyacı olduğunu ve bugün için ancak bu kadar yapılabildiğini, başka imkânların zorlandığını, gübre için arayışımızın sürdüğünü ifade etmek istiyorum.

Sayın Gürol Hocamın bir sözüne derin üzüntümü ifade ediyorum. "Tarihinin en zor dönemini yaşıyor." Arkadaşlarım, tarihinin en zor dönemini yaşayan bu çiftçi… Tahılda, meyvede, zeytinde ve birçok üründe dünyada ilk 10'a giren bir ülke. Dünyada ilk 10'a giren tarımsal üretim faaliyetleri içerisinde olan bir ülkeye, bu ülkenin çiftçilerine, siz tarihinin en zor dönemini yaşıyor derseniz, bu inandırıcı olur mu?! Bu olmaz! Ama, tarım sektörünün sorunu var. Bugün, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının önünde, Ankara'nın bir köyünden gelen çiftçilerimiz sütlerini dökerek protestoda bulundular ve ben onların yanına vardım…

GÜROL ERGİN (Muğla) - Demek ki çok iyi durumdalar(!..)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Sorun var.

GÜROL ERGİN (Muğla) - Döktüklerine göre, çok iyi durumdalar(!..)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Hayır… Sorun var; ama, siz "tarihinin en olumsuz dönemini yaşıyor" derseniz, bu inandırıcı olmaz ki ve sizin bilgi birikiminize de uygun olmaz. Türkiye'de, sorun var tabiî tarım sektörüyle ilgili. Arpada, dünyada 7 nci, buğdayda 9 uncu, domateste 3 üncü, karpuzda 2 nci, soğanda 4 üncü, tütünde 6 ncı, antepfıstığında 3 üncü, çayda 6 ncı, elmada 6 ncı sırada; zeytinde 4, fındık, incir, kayısı, kirazda 1 inci sırada bir ülkeyiz biz; ama, sorunlarımız var, çok sorunlarımız var. Bunlarla uğraşmak elbette görevimiz.

Tarım ürünleri sigortası, Türkiye'de, çiftçilerin sorunlarının en başında gelen bir konuya çözüm getiriyor. Yarın gündeme gelecek tasarı ise tarım sektöründe yapısal birkısım iyileşmeleri sağlayacak bir yasal zemini oluşturuyor.

Evet, sektörü eleştirelim, sektöre yönelik olarak hatalarımızı söyleyin. Zaten, o söylediğiniz hususlar, bizi, bu konuda, dikkatimizi o noktalara yöneltmeye elbette sevk ediyor; ama, yaşayan bir hayatı, ölü diye tanımlarsanız, bu mensuplarını da siz incitirsiniz. Evet, dertlerine derman olmaya çalışalım, siz de bize bu konuda cesaret verin, hızlandırın, eleştirin; ama, öldürmeyin. Biz yaşatmak zorundayız.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
