# Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 2 Haziran 2005
- **Gündem:** TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-06-02-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879

> Sami Güçlü (AK Parti), 2 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 1.020 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Mersin Milletvekilimiz Sayın Ali Er'in gündemdışı konuşmasına ben de gelişmelerle ilgili olarak bazı bilgiler aktarmak ve bir değerlendirme yapmak üzere söz aldım.

Bugün gündeme gelen bu konu, elbette, Ali Beyin ifade ettiği gibi, üzüntü vericidir ve sektörümüzün önemli bir kesimini rahatsız edecek gelişmelerle karşı karşıyayız. Bu hadiseyi ifade etmek için, ilkönce, bu hastalık hakkında birkaç cümle söyleyeyim.

Bu haşere, bu zararlı, akdenizsineği olarak ifade edilen bu zararlı Türkiye'ye Afrika'dan gelmiş, kendi coğrafyamıza ve iklimimize intibak etmiş, böyle bir kabiliyeti olan ve sonra, bu zararlı etkisini yayan bir canlı. Avrupa'da mevcut; ama, Rusya'da yok. Dolayısıyla, evvela, hadiseyi iyi anlayabilmemiz için... Bizim bu bölgelerden Avrupa'ya giden ürünlerimizde bu sebepten dolayı bir engel çıkmazken, Rusya, kendi ülkesinde olmadığı için ve bu hastalıkla ilgili de toleransı sıfır kabul ettiği için, bu böcekten kaynaklanan hastalıkla ilgili olarak rahatsızlık duymaktadır. Rahatsızlığı, gelen sebze ve meyvenin sağlığa zararlı olması değil, bu böceğin kendi coğrafyasına da intibak ederek kalıcı bir sorun çıkarması endişesidir. Avrupa'ya, biz, aynı nitelikte ürünleri gönderdiğimizde bir sorun çıkmadığının tekrar altını çiziyorum. Şimdi, dolayısıyla, hadisenin bir teknik tarafı var.

İkincisi -yine hepimiz çok iyi bilmiyoruz- dışticaret, içerisinde birçok unsuru bulunduran bir husus. Sadece ticaret değil bu; bunun içerisinde güç mücadelesi var, siyasî mücadele var, yeni oluşan ülkelerde kuraldışı birkısım unsurların sisteme müdahalesi var, zaman zaman izahı mümkün olmayan tedbirleri var. Bunu en çok kim bilir; bunu en çok yurt içerisinde üretilen ürünleri yurt dışından ithal edilen bölgelerdeki milletvekillerimiz bilir ve bize onlar hep gelirler, derler ki "bak, şu ürünün mevsimi geliyor, ithalatına bir sınır getir." Kimler söyler; Türkiye'nin çeşitli yerlerinde üretilen ürünlerden yurt içine ithal edilenlerin hepsi; yani, bunun içerisinde fıstıktan tutun, Antep bölgesinden tutun, doğu bölgesinden tutun, meyve, sebzeyle ilgili alanlarda... Hatırlarsanız, elma üreticilerimiz, sıkıntıları olduğunda elma ithalatından bahsederler ve bize "niçin yaptırıyorsunuz" derler.

Arkadaşlar, şimdi, aynaya baktığımız zaman her şeyi iyi görmemiz lazım; yani, buradaki olan olayı da iyi anlamamız lazım. Şimdi, Rusya çok önemli. Geçen sene Rusya'ya yaptığımız ihracatın miktarı 455 000 ton ve 200 000 000 dolarlık Türkiye bir gelir elde etmiş. Türkiye, bu piyasayı elbette kaybetmemeli. Peki, 2005'in ilk beş ayında ne olmuş arkadaşlar; 160 000 ton ihraç etmişiz, yaklaşık 100 000 000 dolara kadar da bir gelir elde etmişiz; yani, sistem devam ediyor. Ne zamana kadar; mayıs ayına kadar devam ediyor, mayıs ayı dahil devam ediyor. Peki, sorun ne; sorun, 2004'ün martında demişler ki, akdenizsineğiyle ilgili sorunlar var, tedbir alın. Dış Ticaret Müsteşarlığımız kendisine intikal eden bilgiyi bize intikal ettirmiş. Sorun Hatay bölgesinden kaynaklanıyor; Hatay bölgesiyle ilgili tedbirler alınmış. Eylülde bir daha benzer uyarıyı almışız. Bu defa, orada görevli olan inspektörler vesaireler... Onlarla ilgili biraz idarî tedbirler daha var. Aynı yılın sonunda, bir önceki yıla göre, gelen şikâyetlerde ve hastalıklı ürün oranında yüzde 64'lük bir iyileşme olmuş. Ne zaman; 2004'te. 2004'te giden, ihraç edilen ürünlerde yüzde 64 oranında denetimlerde iyileşme gözlenmiş ve Dış Ticaret Müsteşarlığı "çok olumlu gelişmeler var" demiş. İşte, burada kritik bir nokta var; 2004'ün kasımında Rusya'nın veterinerlik ve bitki sağlığı servisinin Türkiye'ye bir uyarı yazısı yazdığı söyleniyor; 2 Kasım 2004'te. Bu yazı, ne Dış Ticaret Müsteşarlığımızda var ne Dışişleri Bakanlığımızda var ne Tarım Bakanlığında var.

Şimdi, arkadaşlar, biz, bu tedbiri nasıl alacağız? Biz, ne dediklerini bilmediğimiz tedbiri nasıl alacağız; yani, burada bir sorun olabilir, bu sorun Tarım Bakanlığında da olabilir; ama, tam bilmeden, bir kişiye, bir kuruma yönelik iddialı ifadeler kullanmak doğru değil. Bakanlığımla ilgili bu konuda soruşturma başlattım. Bize niçin gelmedi bu yazı, bahsedilen yazı? Dış Ticaret Müsteşarlığı ve diğer ilgili bakanlıklardan sorduk; bize gönderin kendi bilgilerinizi, çıkış tarihini; gönderemediler, göndermediler. Nereden aldık; Moskova Büyükelçisini aradık; oradaki Dış Ticaret Ataşesi, bize, o yazıyı 31 Mayıs tarihi itibariyle gönderdi, bizim elimize 31 Mayıs tarihinde geçti, biz, Moskova'dan aldık ve biz, istedikleri belgeleri temin ettik, hazırladık ve ilgili servise dün akşamüzeri faksladık. Türkiye Büyükelçiliğine gönderdik, Rusya'nın Ankara Büyükelçisine verdik ve şu anda, ilgili genel müdürümüz ve genel müdür yardımcımız da, yarın resmî görüşmelerde bulunmak üzere, bugün Moskova'ya hareket ettiler. Rusya'nın Ankara Büyükelçisiyle yaptığımız görüşme oldu. Konu tekniktir, çözülmemesi için bir sebep yoktur; çok net ifadesini söylüyorum. "Hadisenin diğer yönleri yoktur" diyor; inşallah öyledir; yani, siyasî yön yoktur, başka bir kuraldışılık söz konusu değildir. Teknikse, çözmemek için bir sebep yok.

Bu ülke, sadece Türkiye'ye uygulamadı bunu, Avrupa ülkelerinden Hollanda, Danimarka, Belçika'ya da uyguladı ve onlarla sorununu yeni çözdü. Onlarla sorunu çözerken aynı yöntemi kullandılar. Hükümetler garanti verdi ve sistem işlemeye başladı. Biz aynı garantiyi veriyoruz diye Rusya Tarım Bakanına resmen yazı yazdım, Tarım Bakanlığı olarak biz, sizin istediğiniz sağlık sertifikasının doğruluğu ve tetkiki konusunda Tarım Bakanlığı olarak garanti veriyorum; ama, sistemi işletmeye başlayalım. Dolayısıyla, gelinen nokta, konunun teknik olduğu hususunda bir kanaat var ve diyorum ki, inşallah böyledir; çünkü, bu durumda çözülmesi kolaydır. Giden heyetimiz yarın bir görüşme yapacaktır, bunu çok daha iyi anlayacağız.

Konunun ikinci kısmı ise, kendi iç sorunumuzdur; yani, gerçekten Rusya'daki ilgili birim böyle bir yazı yazdı mı; ben, onların böyle bir yazı yazmamış olabileceğini de düşünüyorum, ihtimal olarak söylüyorum; çünkü, 28 Mayısta bildiriyorlar, 30'unda uyguluyorlar. Bu kadar kararlılık olması çok izah edilir gibi değil ve iyi olan taraf ise, bunu geçici olarak uygulamaya koyduklarıdır. İyi niyeti de biraz burada görüyorum. Dolayısıyla, hadise, çok yönlü olarak takip ediliyor.

Oradaki büyükelçiliğimiz zaten hadiseyi duyar duymaz, 27 Mayısta, gerekli bütün müracaatlarda bulunmuş, itirazlarda bulunmuş ve biz, dokuz aydır bu ülkenin ilgili birimini Türkiye'ye davet etmişiz; gelin, Türkiye'deki durumu inceleyin, eksik olan hususları birlikte değerlendirelim... Bu davetimize de bir cevap vermemişler; ama, bu defa, giden resmî heyetimiz bu daveti bizzat gerçekleştirecek ve o uzman insanları, Türkiye'de, alıp gelişmeleri görmemiz lazım.

Son söz, hiç kimse konuyu bütün detayıyla, net bilmeden suçluyu işaret etmesin. İkincisi, bu konuda sorumlu olanlar kendilerine baksınlar. Bu konuda üretici, eğer, gerekli tedbiri almazsa, ihracatçı özen göstermezse, elbette Tarım Bakanlığı kontrol görevini iyi yapmazsa, sorun çıkmaya devam edecektir. Piyasa ekonomisi veyahut da piyasanın, genel hayatın işleyişi öğreticidir; ama, çok acı öğreticidir. Biraz önce Ali Beyin anlattıkları, bu acıyı derin hisseden bir arkadaşımızın tezahürüdür; ama, üretici, o bölgenin milletvekili, o bölgenin tarımdan sorumlu insanları, ihracatçısı, bu konuda ne yaptığını da düşünmelidir. Bundan sonra ne yapacağımızı da iyi planlamamız lazım. Yarın kontrolleri artırdığımızda, ihracatı Tarım Bakanlığı engelliyor dememeliler.

Efendim, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-06-02-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
