# Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sebahat Tuncel (İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim
- **Tarih:** 11 Şubat 2009
- **Gündem:** KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2009-02-11-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi

> Sebahat Tuncel, 11 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)); konuşma 655 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önemli bir yasayı görüşüyoruz iki gündür. Doğrusu, hem Türkiye kamuoyu bunu takip ediyor hem de kadınlar. İlk maddede moral bozukluğuyla başlıyor olmak doğrusu bundan sonraki motivasyonumuz açısından da iyi olmadı.

Sayın Bakanın Gültan Hanım’ın sözlerine yönelik eleştirileri üzerine birkaç şey söylemek istiyorum. AKP Grubunun erkek egemen zihniyetten bağımsız olduğunu yani kadın bakış açısıyla bir iktidara sahip olduklarını ima etti. Oysa bunun gerçek olmadığını bugün çok net olarak görüyoruz. Bu komisyonun adının değişmesi bile burada aslında erkek egemen zihniyetin ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor.

2003 yılında KA-DER’in bir toplantısı vardı “Siyasette Kadının Yeri” diye. Orada KA-DER Başkanlığını yürüten kadın arkadaşımız şöyle ifade etmişti: “Yurdumuz Anadolu, Meclisimiz baba dolu.” Ne yazık ki 2009’a geldik, hâlâ yurdumuz Anadolu ama Meclisimiz hâlâ baba dolu. Belki 50 tane kadın arkadaş geldi, bu noktada önemli bir aşama ama erkek egemen zihniyetin bu Mecliste hâkim olduğunu hiçbir kadın arkadaşımız inkâr edemez, etmemelidir. Biz kadınlar burada bu zihniyetin değişmesi için mücadele ediyoruz.

İşte kadın erkek eşitliği bu açıdan önemli bir komisyondu. Kadın erkek eşitliğinin ana politikalara yedirilmesi ve bu noktada mücadelenin tam da buradan yasalarla birlikte değişmesi konusunda bir adım olacaktı; dün de ifade ettik, tek başına komisyon oluşturmak yetmez, bazı tedbirler de almak gerekir. Sayın Bakan yine Anayasa’nın 10’uncu maddesini ifade etti. Dün de ifade etmiştim, zaten, Sayın Bakan, bu Anayasa Türkiye halklarının ihtiyacına cevap vermiyor, hele kadınların ihtiyaçlarına hiç cevap vermiyor. Kadınlar yıllarca çok mücadele etti, TCK’nın değişmesi, kadına karşı şiddet konusunda bazı adımlar atıldı; siz de ifade ettiniz, Gaye Hanım da ifade etti, bazı adımlar da atılmış olabilir ama bu yasanın, Anayasa’nın kendisinin değişmesi gerekiyor zaten. Bu açıdan, böyle ifade etmek gerekiyor.

Diğer bir konu, hani bizi üzen bir nokta: Bu yasanın, aslında Türkiye’deki kadınlar ve erkeklerin ihtiyacı olduğu için yeni bir sistemsel zihniyet değişikliğiyle ele almaktan ziyade Avrupa Birliği için yapıldığını, yine Sayın Bakanın kendisi ifade ediyor, diyor ki: “Avrupa Birliği literatüründe kadın erkek fırsat eşitliği var.” Avrupa Birliğinde öyle olabilir, biz aynı şeyi kullanmak zorunda değiliz.

Yine Sayın Bakan, bu konuda neden muhalefetin bu kadar ısrar ettiğini, uzlaşmaz olduğunu ifade ediyor. Sayın Bakan, iki gündür biz sizinle uzlaşabilmek için çaba harcadık, hatta şunu önerdik: Bütün siyasi partilerdeki kadın arkadaşlarımızla bir araya gelin, birbirimizi ikna edelim, tartışalım. En son “ve” kelimesini bile kabul etmediniz ve şunu, şöyle ifade ettiniz bu kürsüden: “Biz zaten başından beri bu komisyonun ismini böyle önerdik.” Ee şimdi sormak gerekiyor: Sayın Bakan, biz mi ısrar ediyoruz bu konuda siz mi başından beri aslında uzlaşmaz tavrınızı devam ettiriyorsunuz? Hatta bu konuda, kurnaz bir yaklaşımla da “Nasıl olsa komisyonda çıkmaz; biz, sayısal çoğunluğumuz da var, bu sayısal çoğunluğumuz konusunda bunu ifade edebiliriz.”

Şimdi, verdiğimiz önergeye ilişkin birkaç şey söyleyip bitireceğim. Doğrusu, bu komisyon, sonuç itibarıyla bu yasanın çıkmış olması, kadınların yıllardır verdiği emeğin ve mücadelenin bir sonucu. İstediğimiz gibi çıkmamış olabilir ama bunu gerçekten kadınların istediği bir noktaya getirebilmek için çalışacağız.

Diğer bir konu da, mesela burada konuşan erkek arkadaşlarımız hep kadın arkadaşlarımızı kutladı. Bence erkek arkadaşlarımız da sorumluluk alsın; kadın ve erkek eşitliği. Doğru, sizin ayrımcı bir yanınız var, daha egemensiniz, ülke kaynaklarından daha çok faydalanıyorsunuz ama bu konuda, kadın ve erkek eşitliğinde kadınlar ve erkeklerin eşit şekilde sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum.

Şeye ilişkin de doğrusu bu Komisyon kurulduğunda Komisyonun başkanı umuyoruz ki bir kadın arkadaşımız olur. Ama şöyle bir kaygımız var: Bu Komisyon -hani şey ifade edilmiş olsa da- işte kadın milletvekillerinden ve insan hakları uzmanlarından olur, diye ifade edilmiş olsa da arkadaşlar, önümüzdeki dönemde sadece erkeklerin oluşturabileceği ya da erkeklerin çoğunlukta oluşturabileceği bir komisyon kadın erkek eşitliğini ifade edemez. Çünkü erkek arkadaşlarımız bu zihniyetten kurtulmadıkları için arkadaşlar, kendileri erkekler lehine karar verecek. Dün AKP’li bir kadın arkadaşım ifade etti işte bu köy heyetinin durumunu, ihtiyar heyeti gençlere spor sahası istemiş. Ancak öyle olur, erkeklerin hâkim olduğu komisyonda da dolayısıyla erkeklerin istediği şeyler olur. Bunun önüne geçmek için bu önergemizin dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sebahat Tuncel (İstanbul). “Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2009-02-11-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
