# Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sebahat Tuncel (İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2010
- **Gündem:** ANKARA MİLLETVEKİLİ HALUK İPEK'İN; SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN İLE MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ İLE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HALİL ÜNLÜTEPE VE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ ALİ RIZA ERTEMÜR'ÜN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 10 MİLLETVEKİLİNİN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ GÜLTAN KIŞANAK VE 19 MİLLETVEKİLİNİN; ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ SEVAHİR BAYINDIR'IN; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR'IN; TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 5 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:490) (*)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2010-04-06-ankara-milletvekili-haluk-ipek-in-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secme

> Sebahat Tuncel, 6 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANKARA MİLLETVEKİLİ HALUK İPEK'İN; SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN İLE MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ İLE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HALİL ÜNLÜTEPE VE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ ALİ RIZA ERTEMÜR'ÜN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 10 MİLLETVEKİLİNİN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ GÜLTAN KIŞANAK VE 19 MİLLETVEKİLİNİN; ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ SEVAHİR BAYINDIR'IN; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR'IN; TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 5 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:490) (*)); konuşma 556 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü vesilesiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

1909 yılının 6 Nisan’ında Serbesti gazetesinin hem Başyazarı olan hem de Yazı İşleri Müdürü olan Hasan Fehmi İstanbul’da Galata Köprüsü’nde kurşunlanarak yaşamını yitirmiştir. Ölümüne neden olan şey, dönemin iktidarını eleştirmek, İttihat ve Terakkiye karşı eleştirileri sunmak olan bu gazeteci ilk öldürülen kişi olması vesilesiyle 6 Nisan, Öldürülen Gazeteciler Günü olarak ilan edilmiştir. Ama ne yazık ki bu ilk olarak kalmamış, Türkiye’de 1909’dan bugüne 83 gazeteci, muhalif gazeteci öldürülmüştür. Bugüne kadar birçok gazetecinin failleri de yakalanmış değildir.

Sabahattin Ali, Adem Yavuz, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Musa Anter, Hüseyin Deniz, Ferhat Tepe, Muzaffer Akkuş, Metin Göktepe, Ayşe Sağlam, Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink, Engin Ceber bu 83 arkadaştan, 83 gazeteciden bir kısmıdır. Ne yazık ki bu gazetecilerin bugüne kadar ne failleri ortaya çıkartılmış ne de yargılanmıştır. Özellikle muhalif olması itibarıyla bir yandan Türkiye siyasetine muhalif olan kişiler 90’lı yıllara kadar sol, sosyalist olduğu için ya da komünist olduğu için eleştirilmiş ve ölüm fermanları çıkartılmıştır bir şekilde ne yazık ki, 90’lı yıllarda da özellikle Kürt coğrafyasında yoğun bir baskıyla karşı karşıya kalmıştır. Otuz yıldır yaşanan savaşın belki de en büyük bedelini bu dönemde yaşamıştır gazeteciler. Sadece gazeteciler değil, aslında o dönem dağıtım yapan birçok kişi de ne yazık ki yaşamından olmuştur. En son Azadiya Welat gazetesi Adana çalışanı Adana’da portakal ağacına asılı olarak bulunmuş. Metin Alataş aslında daha önce tehdit edildiğini, gözaltına alındığını, dövüldüğünü ifade etmiş, savcılığa da başvurmuş ama ne yazık ki gereken işlemler yapılmamış, birkaç gün sonra da ölüsü bulunmuştur.

Türkiye’de basın özgürlüğü, ne yazık ki bu gösterilen örneklerle de ciddi problem yaşamaktadır. Ne zaman ki muhalif olan bir basın varsa onlar kapatılmış, baskı altına alınmış, siyaseten iş yapamaz noktaya getirilmiş. Özellikle Kürt basını bundan nasibini alanlardan birisidir. Özgür Gündem, Özgür Ülke, Gündem gazeteleri çok sık aralıklarla kapatılmış, Türkiye’de tek Kürtçe yayın yapan günlük gazete Azadiya Welat da 2006’dan bugüne 7 kez kapatılmıştır, yayın yönetmenine de beş yüz yirmi beş yıl ceza istenmektedir. Daha önceki yayın yönetmenlerinin birçoğu da ceza almış durumdadır. Bu bile aslında Türkiye’de basın özgürlüğünün ne durumda olduğunu gösteriyor. Siyasi iktidarın da bu konudaki yaklaşımları ciddi bir problemdir. Geçenlerde Sayın Başbakanın İstanbul’da sanatçılara verdiği yemekte bütün basın, ulusal basından herkes davet edilirken, Dicle Haber Ajansının muhabirleri özellikle seçilerek “Siz bu toplantıyı izleyemezsiniz” diyerek dışarı çıkartılmıştır. Sayın Başbakana sorduk, bunun nedeni nedir, neden Dicle Haber Ajansına yönelik böyle bir saldırı vardır? Henüz cevabını ifade etmedi ama bu bile aslında hâlâ günümüzde bile Kürt basınına yönelik, özgür basına yönelik saldırıların boyutunu göstermektedir. Ne zaman ki iktidarın, muhalefetin basını olmayan, bu konuda özgür basıncılıkta ısrar eden, özellikle dürüst, etik, halkın doğru haber alma hakkını savunan ve bunun için mücadele eden birçok gazetecinin ne yazık ki bu ya hayatına mal olmuş ya da onlarca yıl cezaevinde kalmak durumunda kalmışlardır. Bunun bir kader olmadığını, özellikle burada görevli bulunan siyasi partilerin mensuplarının bu işe dur demesi gerekiyor. Eğer bugün, işte iktidar partisinin, basın iktidarın yayın organı olacaksa ya da bir grup, siyasi grubun yayın organı olacaksa basın özgürlüğünden nasıl bahsedeceğiz, demokrasiden nasıl bahsedeceğiz?

Basının tabii ki görevi halkın haber alma, dürüst, etik haber alma ihtiyacını karşılamaktır. Bu yapılmadığı sürece de Türkiye’de gerçek anlamda bir demokrasinin, gerçek anlamda bir özgürlüğün olması mümkün değildir. Hele bugünlerde, demokratikleşme tartışmasını yaptığımız bir dönemde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sebahat Tuncel (İstanbul). “Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2010-04-06-ankara-milletvekili-haluk-ipek-in-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secme (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
