# Öldürülen gazeteciler günü münasebeti hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sebahat Tuncel (İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2010
- **Gündem:** ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER GÜNÜ MÜNASEBETİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2010-04-06-oldurulen-gazeteciler-gunu-munasebeti-hakkinda

> Sebahat Tuncel, 6 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER GÜNÜ MÜNASEBETİ HAKKINDA); konuşma 593 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan madde üzerine verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Doğrusu burada muhalefetin ne kadar rolü var bilemiyorum -Komisyon katılmıyor, Hükûmet katılmıyor- biz sadece sözlerimizi söylemeye çalışıyoruz. Tabii burada bu Seçim Kanunu’nu değerlendirirken sonuçta bunu bir bütün olarak ele almak gerekiyor, sadece bir seçim yasası olarak değerlendirmek dar kalacaktır diye düşünüyoruz. Özellikle Türkiye’de çok geniş kesimlerin, toplumsal kesimlerin artık bu darbe Anayasası’yla devam edilemeyeceği, mutlaka bu Anayasa’nın değişmesi gerektiği üzerinde bu kadar geniş mutabakatının olduğu bir dönemde, bunu tartışmak, bunu geliştirmek yerine ya da bu Seçim Kanunu’nu yeni anayasaya göre ya da yeni zihniyete göre düzenlemek yerine, eskiye göre uyarlamaya çalışıyoruz. Bu da ilginç bir durum, sanırım bir tek Türkiye’de böyle bir durum vardır. Herkes, muhalefetiyle, iktidarıyla bu Anayasa’nın değişmesi gerektiğini söyleyecek ama bu Anayasa’nın değişmemesi için de bu kadar yoğun çaba harcayacak! Sanırım bu ilginç bir durum, başka yerlerde örnekleri var mı, çok zannetmiyorum.

Sayın milletvekilleri, bu Anayasa tartışmaları gündeme geldiğinden bugüne, çok çeşitli kesimler bu Anayasa’nın değişmesi gerektiği ve bu Anayasa’nın değişmesi konusundaki görüş ve önerilerini sunuyorlar. Ne yazık ki İktidar, Anayasa’yı kökten değiştirme yerine, bir paketle karşımıza geldi. Bu konuda da yine çok geniş bir kesim aslında bu pakette neler olması gerektiği üzerinden de görüş ve önerilerini sundu, partimiz de dâhil olmak üzere, ama ne yazık ki İktidar bunu da ifade etmedi. Biz, Anayasa’nın ilk üç maddesi de dâhil, ilk üç maddenin değiştirilemeyeceğini söyleyen 4’üncü maddesi de dâhil, bütün hepsinin değiştirilmesi, çağdaş, demokratik bir anayasa olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu görüşte olan bir de Anayasa Kadın Platformu var. Biliyorsunuz, bu Parlamentoda, belki de Türkiye’de en temel sorun, kadınların karar ve uygulama mekanizmalarında yer almaması, bu Parlamentoda yer almaması. Hep yurdumuzun Anadolu olmasından övünüyoruz. Yurdumuz Anadolu ama maalesef, Meclisimiz baba dolu! Bu kaderi değiştirebilmek ancak kadınların karar ve uygulama mekanizmalarında yer alması… Seçim Kanunu tartışılırken de aslında kotanın bir şekilde siyasi partilerde zorunlu hâle getirilmesi gerekiyor, şu an insafa kalmış durumda, sadece partimizde yüzde 40 oranında ama birçok parti uygulamıyor, sadece niyette bir kadın temsilini ifade ediyor ama kadınlar yaşamın her alanına ilişkin kendi görüş ve önerilerini sunmaya devam ediyor çünkü biz bu toplumun yarısını oluşturuyoruz, biz de yaşıyoruz ve hem Anayasa değişikliğinde hem yasal değişikliklerde sözümüzü söylemenin önemli olduğunu düşünüyoruz.

Birkaç başlık ifade edeceğim, Anayasa Kadın Platformunun önerilerine ilişkin. Anayasa Kadın Platformunun bir tespiti var, bu önemlidir. Türkiye’de aslında gittikçe kutuplaşan bir yapı olduğunu, dolayısıyla bu kutuplaşmanın Türkiye’yi hiç de iyi bir yere götürmediğini, dolayısıyla bunun iktidarıyla muhalefetiyle iyi değerlendirilmesi gerektiğini, farklılıkların bir birlik anlamında, farklılıkları yok sayarak değil, farklılıklarımızla birlik projesinin mutlaka geliştirilmesi gerektiği üzerinden kaygılarını ifade ediyorlar ve birkaç önerileri var, sizlerle paylaşmak istiyorum:

İfade ve örgütlenme özgürlüğünü engelleyen antidemokratik anayasal ve yasal engellerin kaldırılmasını talep ediyor Anayasa Kadın Platformu ki, bu Platformda seksene yakın kurum var.

Yine “Anayasa ve Seçim Yasası’nda değişiklik yaparak seçim barajı kaldırılmalıdır.” diyor çünkü bu baraj en çok da kadınları vuruyor. Yani baraj olduğu sürece kadınlar Parlamentoda daha az temsil ediliyor ne yazık ki.

Yine Anayasa’nın 10’uncu maddesine “Devlet, kadın-erkek arasındaki fiilî eşitliği sağlamakla yükümlüdür.” hükmünün açıkça yazılmasını istiyor.

Yine Anayasa Kadın Platformu, 10’uncu maddeye, cinsiyet yönelimi ve cinsiyet kimliği nedeniyle ayrımcılık yapılmamasını ve bunun 10’uncu maddede güvence altına alınmasını, medeni hâl, yaş ve engellilik konularının yazılmasını istiyor.

Yine kamu denetçiliği mekanizmasının yanı sıra, kadın-erkek eşitliği kamu denetçiliği, toplumsal cinsiyet eşitliği kurumu, eşitlik kurumu, ayrımcılıkla mücadele kurulu, ulusal insan hakları kurumu, işkenceye karşı ulusal önleme mekanizması ile kolluk şikâyet mekanizması gibi, hak ihlallerini izleme ve önleme kurullarının bağımsız, özerk ve sivil kurullar olarak STÖ’lerle birlikte oluşturulmasını öneriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sebahat Tuncel (İstanbul). “Öldürülen gazeteciler günü münasebeti hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2010-04-06-oldurulen-gazeteciler-gunu-munasebeti-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
