# Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sebahat Tuncel (İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 6 Ocak 2011
- **Gündem:** RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta

> Sebahat Tuncel, 6 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 608 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 568 sıra sayılı kanunun 17’nci maddesinde değişiklik önerisi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün görüştüğümüz kanun teklifi aslında Türkiye kamuoyu açısından oldukça önemli. Kitle iletişim araçları günümüzde önemli bir yer tutmaktadır. (Radyo, televizyon) Belki hepimizin burada konuşurken, yirmi dört saat aslında halkımızın yaşamını etkileyen, kendi yaşamımızı etkileyen, bizim ulaşamadığımız, siyasetçilerin ulaşamadığı yere bu iki temel araçla ulaştığımız bir yer. Dolayısıyla, bu alanda yapılacak olan yayınlar, bunun niteliği, hangi yöntemle yapıldığı, hangi dilin kullanıldığı çok önemli bir nokta. Yani, toplumsal şekilleniş açısından, toplumsal olayları yargılama açısından, siyaset yapma açısından da önemli bir nokta.

Ancak bu kanun teklifine baktığımızda öyle bir şeyle hazırlanmış ki, Avrupa Birliği uyum sürecinde ev ödevlerinden birisi olarak ele alınıyor. Dolayısıyla, hazırlanırken de hani toplumsal yapı nasıl, toplumumuzun ihtiyacı ne, Radyo ve Televizyon Kurumunda bunu nasıl değiştirebiliriz, hangi maddelere göre ya da yaşamımızı nasıl düzenleyeceğiz? Bunların yerine daha çok, düzenleme, günü kurtarma, aslında Avrupa Birliği müktesebatına uygun mu, değil mi, bu Avrupa Birliği ilerleme sürecinde bunları da yaptık demek için ele alınmış bir nokta. AKP İktidarı genelde bunu yapıyor. Oysa, madem Avrupa Birliği sürecinde bir şeyler yapacağız, o zaman iyi şeyler yapalım, iyi şeylere imza atalım. Hem kendi yaşamımızı değiştirsin, hem toplumun yaşamını değiştirsin.

Medyanın bugün en temel sorunlarından birisi cinsiyetçilik, diğeri milliyetçiliktir. Cinsiyetçilik hiç tartışılmayan bir konudur. Sadece kadınlar üzerinden değil, aslında LGBT bireylerini de görmeyen, yok sayan bir yaklaşımdan, hatta bunun üzerinden nefret söylemini geliştiren, LGBT bireylerine yönelik mesela ölümleri sorgulamayan, kadın ölümlerini sorgulamayan, hatta dizilerle, yayın organlarıyla bu milliyetçiliği, cinsiyetçiliği körükleyen yaklaşımlar karşısında herkes suskun. Şimdi, son dönemlerde diziler konusunda RTÜK’e çok ciddi eleştiriler geldiği söyleniyor. Peki, bu eleştiriler karşısında ne yapılıyor, nasıl yapılıyor, ne gibi değişiklikler yapılıyor? Ya da bu değişikliklerin gerçekten toplumsal olarak bir karşılığı var mı? Özellikle, diyelim ki, özel radyo, özel televizyonlar konusunda bunlar nasıl uygulanıyor? Çok fazla tartışılan konular değil. Yani, sadece burada maddeleri değiştirebiliriz, bazı düzenlemeler yapmış olabiliriz, ama bunlar gerçekten çok ciddi sorunlar ve yaşamımızı bire bir etkiliyor.

Diğer bir konu, basın özgürlüğü üzerinden doğru haber alma. Gerçekten toplumsal olarak insanlığı doğru bilgilendirme konusunda bir yaklaşım yok. Topluma saygılı bir şeyden ziyade, tekelleşen bir yayın yaklaşımı var. Bu tekellerin isteğine göre, kendi taleplerine göre, hatta çoğu zaman kışkırtıcı, ayrımcı, cinsiyetçiliği, milliyetçiliği körükleyen noktadan yapılan yayınlar var. Bunlara baktığımızda toplumda nasıl yargısını buluyor? İşte, mahallelere, sokaklara indiğinizde, bu ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe neden olan programlara neden oluyor. Gittiğinizde, mesela, toplumda diyelim ki kadına yönelik yaklaşım bu yayınlarda çok etkisini buluyor. Yine, diyelim ki Kürtlere yönelik yaklaşım, Alevilere yönelik yaklaşım… Neyse, Romanlara yönelik burada bir düzenleme yaptık, en azından onlara hakaret etmeyi ortadan kaldırdık ama hâlâ bunun gibi o kadar çok sorun var ki. Siz sokaklara gittiğinizde yani Ankara’dan ayrılıp, bu koltuklardan ayrılıp mahallelere gittiğinizde, aslında, yirmi dört saat insanların karşı karşıya kaldığı bu radyo ve televizyonlarda yapılan yayınların nasıl toplumda içselleştirildiğini ve nasıl birbirine karşı ötekileştirildiğini çok daha net görmek durumundayız. O açıdan, bu yasayı yaparken diyelim ki bunlar dikkate alınarak, yeni bir toplum, gerçekten, 21’inci yüzyılda, çağa uygun, demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir toplum gerçeğine uygun yasalar çıkartalım. Bunu Avrupa Birliği istediği için değil, kendimiz için, kendi halkımız için, kendi toplumumuz için yaparsak sanırım Türkiye’nin geleceği açısından daha sağlıklı olur. Şimdi, seçim öncesi, bu açıdan da -hazır siyasi partilerin milletvekilleri de var burada- bundan sonraki politikalar açısından da bunu seçime kurban etmeden, doğru bir dil, üslup kullanmak sanırım daha önemli olacaktır ve bundan sonra RTÜK, sadece yasalar çıkarmakla değil, bunun denetiminin nasıl olacağı, nasıl güçlendirileceği meselesi önemli. Hepimize sorumluluk düşüyor. Çünkü gerçekten, bunun diyelim ki etki ettiği alan çok geniş bir alan, bu alanı doğru değerlendirmek önümüzdeki dönem açısından iyi olacaktır diyorum.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sebahat Tuncel (İstanbul). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
