# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sebahat Tuncel (İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim
- **Tarih:** 27 Ocak 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-01-27-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2

> Sebahat Tuncel, 27 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 599 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gecenin bu saatinde Türkiye'nin çok önemle beklediği bir yasa tasarısını görüşüyoruz.

606 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 30’uncu maddesi üzerine verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten, hem çalışma koşulu açısından hem sağlıklı tartışma açısından, çok uygun çalışma saatleri değil. Aslında, sadece işçiler, emekçiler açısından değil, AKP İktidarı, milletvekillerini de çalıştırırken ne yazık ki bir iş etiğine uymamaktadır. Gece sabahlara kadar çalıştırıp buradan da sağlıklı bir sonuç istemektedir.

Verdiğimiz değişiklik önergesine göre, çalışan sigortalı, mevsimlik işçiler ve kısmi süreli çalışanların, kadınların, bu primlerinin büyük bir kısmının devlet tarafından, yüzde 60 gibi bir kısmının devlet tarafından üstlenilmesini önermekteyiz. Bunun gerekçesi de zaten zor koşullarda çalışan işçiler, emekçiler, kendi primlerini ödeyememektedir. Yani bu koşulda, Türkiye’de yaşama konusunda çok ciddi sorunlar yaşayan işçilerin, emekçilerin tekrardan borçlanarak kendi primlerini ödemesi ve bunun üzerinden bir yaşam kurması ne yazık ki sorun değil.

Bildiğiniz gibi, kapitalizmin yaşadığı ekonomik kriz bütün dünyayı etkiledi ve dünya “bu ekonomik krizden nasıl çıkarız”ın tartışmasını yürütmeye başladı. Doğal olarak “bu tartışma yürütülürken patronu korumak üzerinden, sermayeyi korumak üzerinden bir politika geliştiriliyor, neoliberal politikaların özünü de bu oluşturuyor. Dolayısıyla, nereden çıkarız bu krizden, daha çok işçi ve emekçilerin üzerinden nasıl bir sömürüyü geliştirebiliriz diye… Türkiye de bunu örnek alarak aslında yine kapitalizmin krizinin yükünü işçilere ve emekçilere yüklemeye çalışıyor.

Sayın milletvekilleri, uzun süredir, bu krizin yaşandığı günden bugüne, emekçiler “Krizin nedeni biz değiliz, krizin faturasını biz ödemek istemiyoruz.” diye sokaklarda eylem ve etkinlikler yapıyor, hâlâ da bunu yapmaya çalışıyor.

Şimdi, bu kanun tasarısıyla birlikte, AKP İktidarı, esnek çalışmayı bir şekilde kanuni bir şeye getiriyor. Bunun birçok nedeni var. İşte, esnek çalışma parçalı hâle geliyor. Dolayısıyla, aslında “İşsizlik ya da yoksulluk oranı azaldı.” derken Sayın Bakan, parça parça, yani parçalı bir hâle getiriyor iş alanını ve daha çok kişi üretime katılmış gibi görünse de, aslında, daha çok işçi sigortasız olarak, sosyal güvenceden yoksun olarak çalışmak durumunda kalıyor. Bu işten en çok da kadınlar zarar görüyor. Kadınlar zaten istihdamda yok denecek kadar az, esnek çalışmayla birlikte de, aslında, burada en çok zarar gören bir noktada.

Tabii, bu esnek çalışma, istikrarsız, kırılgan, geçici nitelikler taşıyan, güvencesiz istihdam uygulamalarını beraberinde getiriyor, bununla birlikte de, aslında, işçilerin ve emekçilerin örgütlenmesini engelliyor, sendikalı olarak mücadele etmesini engelliyor ve diyelim ki, bu neoliberal politikalar karşısında daha güçlü durmasını engelliyor. Dolayısıyla, iktidar, bir taşla iki kuş vurmuş oluyor; bir yandan krizin yükünü emekçilerin sırtına yüklerken, diğer yandan emekçilerin bu şey karşısında örgütlenmesini ve örgütlü mücadele yürütmesini de engellemiş oluyor. Bu, tabii, çok ciddi bir sorun ve adaletin tam da nasıl gerçekleştirildiğini, nasıl bir adaletsizlik olduğunu ortaya koyan bir politika. AKP İktidarı bundan vazgeçecek mi? Görünen o ki vazgeçmiyor, aksine, bu politikaları biraz daha derinleştiriyor.

Yine, sayın milletvekilleri, bu tasarı kapsamı içerisinde -biraz önce sayın milletvekili de ifade etti- özellikle cezaevinde kalan ve beraat edenlerin prim borçlarının ödenmesi yaklaşımı aslında bizim açımızdan da önemli. Grup Başkan Vekilimiz Sayın Ayla Akat Ata’nın da kanun teklifi var ve bunun üzerinden düzenlenmesi gerektiğini ifade etmişti. Gerçekten, 12 Eylül’le yüzleşeceksek, 12 Eylül’den bugüne yeni bir başlangıç yapacaksak… Tabii, öncelikle 12 Eylül’le yüzleşmeyi becermek lazım. Biz bunu beceremediğimiz için, geçmişle yüzleşmeyi ve yeni bir toplumsal sözleşmeyi beceremediğimiz için, sanırım, o dönem tutuklu olanları, işte, o dönem bu sistemden zarar görenleri kurtarmayı ya da bu kapsam içerisine almayı da düşünmüyoruz, görünen o. Ancak, bu konuda gerçekten bir düzenleme yapılacaksa, iktidarın bunu da kapsam içerisine alması gerekir.

Torba sanırım büyüktür, her şeyi içine aldığına göre, bunu da alır. En azından, emekçiden yana, halktan yana birkaç şey de bu torbaya sığsaydı, sanırım, Türkiye emekçileri açısından, kadınlar açısından daha iyi olurdu diyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sebahat Tuncel (İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-01-27-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
