# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Kızılcıklı (AK Parti, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-kizilcikli-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi

> Sedat Kızılcıklı (AK Parti), 22 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 556 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA SEDAT KIZILCIKLI (Bursa) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; gelir bütçesi üzerinde grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

2011 yılı bütçesine baktığımızda giderlerin 312,5 milyar lira, bütçe gelirlerin 279 milyar lira olduğunu ve bütçe açığımızın da 33,5 milyar liralara kadar düşürüldüğünü görüyoruz. Burada tabii gelir bütçesinin en önemli kalemi olan vergi gelirlerinin 232,2 milyar olarak hedeflendiğini görüyoruz. Tabii, gelir bütçesini aslında daha fazla konuşmamız gerekir diye düşünüyorum çünkü konuştuğumuz bütün bakanlık bütçelerinde istediğimiz hizmetler ya da maaş artışları, katsayı artışları, yeni hizmetlerin yapılması, hep gider bütçesini büyütmeye yönelik talepler. Bu talepleri karşılayabilmemiz için hepimizin gelir bütçesi üzerinde çalışıp yeni kaynaklar bulmak ve gelir bütçesini artırmaya yönelik tedbirler almamız gerekir ki bu hizmetleri ya da bu talepleri çok daha rahat bir şekilde karşılayalım.

Tabii, bunun içinde en önemli kalem olan vergi gelirleri için kayıt dışılıkla mücadele çok önemli ve yine vergi oranlarının ödenebilir ortama getirilmesi önemli. Bu anlamda Gelir İdaresinin yeniden yapılandırılması, kurumlar vergisinin yüzde 33’lerden 20’lere düşürülmesi, katma değer vergisi üzerindeki indirimler, SSK primi üzerindeki indirimler ve ÖTV’lerdeki indirimler, özellikle kriz döneminde alınan tedbirler, gerçekten vergi gelirlerimizi de büyütmeye yönelik ve bu vergilerin de hizmete dönüşmesine yönelik çalışmalarıdır.

Önceden insanlar, özellikle vergi mükellefi, vergilerinin hizmete dönüşmediğini gördüğünde ve vergi oranlarının yüksekliğini bahane ederek vergiye karşı bir direnç oluşturuyordu ama alınan bu tedbirlerle vergiye karşı direncin azaldığını düşünüyorum.

Tabii, bu arada, insanlarımız, ödediği vergilerle 13 bin kilometreyi aşkın yeni duble yolların kara yollarımıza ilave edilmesi, 300 binleri aşkın toplu konutların hizmet olarak milletimize verilmiş olması, yapılan hastaneleri, yapılan okulları ya da barajları, hizmete açılan barajları gördüğü zaman kesinlikle vergilerin hizmete gittiğini, doğru yere gittiğini görmekte.

Değerli arkadaşlarım, bakın, faiz giderlerimizin gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payı 2002’li yıllarda yüzde 14,8 iken bu oran 2011’de 3,9’lara kadar gerileyecektir. Yine vergilerimizin, topladığımız vergilerin faize gitme oranı 2002’li yıllarda yüzde 85,7 iken 2011 yılında bu oran yüzde 20,5’lara kadar düşürülecektir yani 100 lira vergi toplanıyor, yaklaşık 86 lirası faize verilirken bugün toplanan her 100 birim verginin sadece 20,5 lirası faize verilecek. Dolayısıyla millete ayrılan pay, hizmetlere ayrılan pay büyümeye devam ediyor.

Reel faizlerin 2002’de yüzde 39 olduğunu ama 2010 yılında reel faizin binde 6 seviyelerine, yüzde 1’lerin altına düştüğünü gördüğümüz için, artık üretim ekonomisinin çok açık bir şekilde bu ülkede kullanıldığına hep beraber şahidiz. Bütçe açığı 2002’lerde yüzde 11,5’tu, bugün 2,8’lere kadar gerilemiştir. Borç stokunun gayrisafi yurt içi hasılaya olan oranı da 2002’lerde yüzde 74’ten 2011’de yüzde 40,6’ya düşmüş olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, son verileri vermek istiyorum: Bakın, vergi gelirlerimiz 2002 yılında 60 milyar 205 milyonken, 2011 yılında 232,2 milyar olarak hedeflenmektedir. Bu da 3,8 kat artışa tekabül etmektedir.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Böyle kıyaslama olmaz ki… Öyle kıyaslanmaz.

SEDAT KIZILCIKLI (Devamla) – Gider bütçesine bakıyoruz: 115 milyar 682 milyonluk gider bütçemiz, 2002 yılında, bugün 312 milyar 500 milyona çekilmektedir, artış da 2,7 kattır. Gelir bütçesine bakıyoruz: 2002’de 75 milyar 592 milyon olan gelir bütçesi, 2011’de 279 milyara çıkarılmaktadır, artış 3,7 kattır.

Ben şunu söylemek istiyorum: Bunlar arasında bir kıyaslama yaptığımız zaman -çok basit- bu kıyaslamanın olabildiğini hepimiz görebiliyoruz. Sadece gider bütçesini, sadece gelir bütçesini kıyaslasaydım haklıydınız ama ben diyorum ki bu ülkenin gider bütçesi 2,7 kat artmıştır, gelir bütçesi 3,7 kat artmıştır. Gelir bütçesini daha çok artırırsanız daha çok hizmet edersiniz, millete daha çok verirsiniz diyorum. Biz de millete vermeye devam ediyoruz.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Kızılcıklı (AK Parti, Bursa). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-kizilcikli-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
