# Memur maaşlarıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 19 Haziran 2003
- **Gündem:** MEMUR MAAŞLARIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2003-06-19-memur-maaslariyla-ilgili

> Sedat Pekel (CHP), 19 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MEMUR MAAŞLARIYLA İLGİLİ); konuşma 720 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu çalışanlarının maaş zamlarıyla ilgili sorunlarına dikkati çekmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sosyal ve ekonomik eşitsizliğin sürekli arttığını, memurun, işçinin, emeklinin, dul ve yetimlerin, ne yazık ki, enflasyon karşısında acımasızca ezildiğini üzülerek görüyoruz. Çalışanları, emeklileri ezen bu düzenle mücadele etmek, hepimiz için kaçınılmaz bir görevdir.

Sayın milletvekilleri, memurlarımızın ücretlerine temmuz ayında yapılacak zam ile kamu işçilerinin toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin hâlâ sürdüğü, hükümet yetkililerince kamuoyuna açıklanmıştır. Memur maaşlarına bu yılın ocak ayında yansıtılan yüzde 5 zam sonrası, hükümet, nisan ayı içinde de zam sözü vermiş; ancak, geçen süre içinde çalışanlarımızın bu beklentileri maalesef boşa çıkmıştır. Temmuz ayında yapılacağı söylenilen ve henüz görüşmelerinin sürdüğü açıklanan zam oranının ise yüzde 5 ile yüzde 7 arasında olduğu belirtilmektedir. Yapılacak zam oranının belirsizliği bir yana, konuşulan zam oranının düşüklüğü kamu emekçileri tarafından tepkiyle karşılanmaktadır. Ülkemizin önemli bir çoğunluğunu ilgilendiren bu konunun geciktirilmeden ve en gerçekçi rakamlarla kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Bununla birlikte, kamu işçileri ile hükümet arasında devam eden ücret artışıyla ilgili görüşmelerden reel bir rakamın çıkacağını ümit etmekteyiz.

Değerli milletvekilleri, memurlarımızın aldığı ücret, enflasyon karşısında sürekli erimektedir. Bununla ilgili olarak bazı rakamlara dikkat çekmek istiyorum. Maliye Bakanlığı kamu görevlilerinin aylıklarının hesaplanmasında kullanılan verilere göre 1998 yılında memur maaşları yüzde 20 oranında erimiştir. Bu oran, 1999'da 14,2; 2000'de 18,2; 2001'de 13,8 ve 2002'de de 17,9 olarak tespit edilmiştir. Yılın ilk altı ayı bitmek üzereyken, enflasyonun, yüzde 15 olacağı da kesinleşmiştir. Bu durumda, memur maaşlarında, bu ay sonu itibariyle yüzde 10 oranında erime gerçekleşmiş olacaktır. Yılın ilk yarısı için verilmesi gereken zam oranı yüzde 15'ken, memurlara net yüzde 5 verilmiş, hükümet, kamu emekçilerimize, refah payı hariç, yüzde 10 borçlu kalmıştır. Bu rakamlar ışığında, sosyal ve ekonomik eşitsizliğin sürekli arttığını görmemek imkânsızdır.

Sayın milletvekilleri, yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, yaşamlarının son günlerini rahat ve huzur içerisinde geçirmek isteyen emeklilerimizin, bununla birlikte dul ve yetimlerimizin de, gelir dağılımı bakımından haksızlığa uğrayan bir kesim olduğu açıktır. Aldıkları aylıklarla, yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veren işçi ve memur emeklilerimiz, dul ve yetimlerimiz yoksulluk sınırından kurtulmayı, gelir dağılımındaki adaletsizliğin düzeltilmesini ve gelirlerinin bir an önce insanca yaşanabilir seviyeye çıkarılmasını beklemektedirler.

Değerli milletvekilleri, emeklilerimizi yakından ilgilendiren önemli bir başka noktaya dikkat çekmek istiyorum. Sosyal devlet ve eşitlik ilkesine esas olarak, Emekli Sandığı ve SSK emeklileri arasında, bağlanan aylıklar bakımından bir farkın olmaması gerekirken, yıllardır eşitlik ilkesi çiğnenerek, çıkarılan kanunlarla eşitsizlikler ve haksızlıklar artmış, aylıklarda, olmaması gereken farklılıklar oluşmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Pekel.

SEDAT PEKEL (Devamla) - Çalışma süreleri, prim ödeme gün sayıları, ödenen prim ve vergiler bakımından ortak özellik taşıyan işçi ve memurlara farklı sistemlerin uygulanması, farklılıkların oluşmasına neden olmuştur. Bunun en somut örneği, aylık bağlama oranlarında görülmektedir.

4447 sayılı Kanunla, aylık bağlama oranlarında hak kaybı getiren değişiklikler yapılmış, Emekli Sandığı kapsamında yirmi yıl prim ödemiş bir hak sahibine yüzde 70 oranında aylık bağlanırken, aynı süre prim ödemiş SSK emeklisine yüzde 55 oranında aylık bağlanmıştır. 2000 yılı öncesi dönemde, en az aylık bağlama oranı, 4447 sayılı Kanunla yüzde 35'e çekilmiş; Emekli Sandığı Kanununda ise, yüzde 70'lik bağlama oranında değişiklik yapılmamıştır. Bu bakımdan, SSK emeklileri için de aylık bağlama oranı yüzde 70'e çekilmeli ve bu şekilde eşitlik sağlanmalıdır.

Değerli milletvekilleri, emeklilerimiz arasında, ekonomik ve sosyal bakımdan dikkat çeken eşitsizliklerin diğerlerini ise şu başlıklar altında toplayabiliriz:

Aylık hesaplanmasında, Emekli Sandığı kapsamında olanların en son kazançları dikkate alınırken, SSK'lılar bakımından, çalışılan sürelerdeki ortalama yıllık kazanç esas alınarak aylıklar hesaplanmaktadır.

506 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerde, sosyal güvenlik haklarında temel normlar, genel ölçüler ve yaşam koşulları dikkate alınmamıştır.

Sosyal güvenlik kuruluşları arasında norm ve standart birliği sağlayacak değişiklikler yapılmamış; farklılıklar nedeniyle emekliler, kendi içlerinde küstürülmüşlerdir.

SSK'da, aylıkların artışı, aylık tüketici fiyatlarına endekslenmiş; Emekli Sandığında ise, gösterge ve katsayı sistemine göre artışlar yapılmaktadır.

Emekli Sandığında, çalışanların haklarına paralel olarak emekli aylıklarında artışlar yapılırken, SSK'da ise aylık TÜFE ile artışlar öngörülmüştür.

Ayrıca, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine seyyanen yapılan 75 000 000 ve 100 000 000 liralık zamdan sonra 58 inci hükümetin Başbakanı Sayın Abdullah Gül tarafından TÜFE artışının da devam edeceği sözü verilmesine rağmen, bu artışların yapılmaması, SSK ve Bağ-Kur emeklilerini gerçekten zor durumda bırakmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEDAT PEKEL (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, sosyal ve ekonomik eşitsizliğin önüne geçmek, memurumuzu, işçimizi, emeklimizi, dul ve yetimlerimizi enflasyon karşısında mağdur etmemek, hepimiz için kaçınılmaz görevdir.

Sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Memur maaşlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 19 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2003-06-19-memur-maaslariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
