# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 28 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-2

> Sedat Pekel (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 886 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 47 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini sunmak için söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının 47 nci maddesi, kısaca, başka kurumlarda personel görevlendirmeyi içermektedir. Bu maddeye göre, bakanın, valinin veya belediye başkanının talebiyle, merkezî idare personeli olup memur statüsünde bulunanlar mahallî idarelerin yönetici kadrolarında ya da bakanlıklarda geçici olarak görevlendirilebileceklerdir. Tasarının bu maddesi, bir önceki "İnsan kaynakları yönetimi" başlıklı 46 ncı maddenin tamamlayıcısı olarak değerlendirildiğinde tüm masumiyetini yitirmektedir. Her iki maddede üstü örtülü bir şekilde ifade edilen hükümlerin açık anlamı şudur: Kamu çalışanlarının performansı, siyasete iyice yaslanmış, yarı siyasî, yarı bürokrat diye tanımlanabilecek bir yapının tartışmalı objektiflik değerleriyle tespit edilecek ve kamu çalışanları, performans ölçütünü, Demokles'in kılıcı gibi, her yıl sözleşme yenileme dönemlerinde enselerinde hissederek, âdeta, korkuyla yaşayacaklardır. Personel, aynı zamanda, yetkili otoritenin isteği uyarınca, süresi belli olmayan geçici görevlendirme kararlarıyla da muhatap olacak. Bu durum ise, beraberinde çalışanın mağduriyetini getirebilecektir.

Yine, tasarının 46 ncı maddesiyle hükme bağlanan personelin geçici görevlendirilmesi, ilgilinin muvafakatine, yani, amirinin inisiyatifine bırakılmakta; bunun ise hangi kriterlere göre tespit edileceği belirtilmemektedir.

Sayın milletvekilleri, kamu çalışanlarıyla ilgili çok ciddî sıkıntıları taşıyan tasarı, devlet memurluğunu istisnaî bir hale getirmektedir. Sözleşmeli personel olmayı esas durum haline getiren ve yaklaşık 1 500 000 devlet memurunu sözleşmeyle karşı karşıya bırakan tasarı, son derece yanlış, sıkıntılar ortaya çıkarabilecek bir anlayışın ürünüdür ve devlet memurlarının "geçici görev" adı altında başka yerlerde görevlendirilmesine imkân tanımaktadır. Bu durum, siyasî kayırımcılığı, daha uç noktada ise partizanlığı ortaya çıkarabilecek bir yaklaşımdır ve geçmişten günümüze memurlarımızın şikâyet ettiği sürgün kurumunu yasallaştırmaktadır. Öyle ki, "artık şurada görevlisin" diyen amirine, memur "gidemem" diyemeyecek, gitmediği takdirde de karşısına istifa kurumu çıkacaktır. Bununla birlikte, kamu hizmeti, sürekli sunulan bir hizmettir. Sürekli sunulan bir hizmette ise, kamu görevlilerinde de süreklilik esas olmalıdır; yani, personelin iş güvencesi olmalıdır. Yarınım ne olacak kaygısı olan, evine götüreceği ekmeğin kaygısını duyan insanların nasıl verimli olabilecekleri, hiç kuşkusuz, bu tasarıda düşünülmemiştir.

Değerli milletvekilleri, tasarının ilgili maddeleri, örtülü olarak, kamu çalışanı sayısının azaltılacağını da belirtmektedir. Kamu görevlisi sayısının çok olduğu ve bunun azaltılmasının gerektiği gibi bir iddiayı taşıyan tasarının bu iddiası gerçekçi değildir. Rakamlar gösteriyor ki, 2002 verilerine göre Türkiye'de 2 750 885 kamu çalışanı görev yapmaktadır. OECD verilerine göre kamu personelinin nüfusa oranı Finlandiya'da yüzde 10, Fransa'da yüzde 8, Amerika Birleşik Devletlerinde yüzde 7, Almanya'da yüzde 5, Türkiye'de yalnızca yüzde 3,3'tür. Bu rakamlar, Türkiye'de kamu görevlisi sayısının çok fazla olduğu iddiasını yalanlamaktadır.

Sayın milletvekilleri, tasarıya kamu çalışanlarını ilgilendiren bütünsellik içinde bakıldığında, kamu çalışanlarına ilişkin ciddî hiçbir tasarım içermemektedir. Kamu çalışanları yok değilse bile, açıkça önemsiz sayılmaktadır. Hizmetlerin düzenli, sürekli, verimli, etkin ve tarafsız bir biçimde yerine getirilmesini sağlayacak, kamu çalışanlarının liyakat ilkesine dayalı olarak işe alınmaları, yükseltilmeleri, güvenceleri, hak ve sorumlulukları, örgütlenmeleri ve benzeri konularda tasarı tamamen yetersizdir. Reform olarak sunulan tasarının yasalaşması halinde, yüzbinlerce çalışan ve onların milyonlarca yakını olumsuz yönde etkilenecektir.

Değerli milletvekilleri, tasarının öngördüğü, merkezî yönetimin yerine getirdiği görevlerden birçoğunun yerel yönetimlere devredilmesinin beraberinde getirdiği bir diğer sorun ise, kamu personelinin karşılaşacağı yeni durumdur. Tasarı, bu personelin statüsünün ve kadrolarının esas itibariyle saklı tutulmasını öngörmesine karşılık, kısa bir zaman sonra, Genel Kurula getirilecek Yerel Yönetimler Yasası Tasarısında yer alan, "yerel yönetimlerde istihdam esas olarak sözleşmeliliğe dayanır" hükmüyle ortaya bir kaos çıkacaktır. Eğer, Yerel Yönetimler Yasası Tasarısı, şimdi görüştüğümüz tasarının hemen ardından yasalaşırsa, bu konuda daha sonra yürürlüğe giren hükümler, öncekini değiştirmiş olacak ve böylece, yerel yönetimlere devredilen kamu personeli, memurlar da dahil olmak üzere, sözleşmeli personel statüsüne alınacaktır. Bunun doğuracağı sonuç çok açıktır; önceden memur statüsünde olanlar da dahil olmak üzere, tüm personel sözleşmeli statüsüne alınacaktır. Bu, özellikle memurlar bakımından ciddî bir meslekî hak ve güvence kaybı anlamına gelmektedir.

Sayın milletvekilleri, kamu yönetiminin yeniden yapılanması önemli bir ihtiyaçtır. Bu düşünceyi, CHP Grubu olarak biz de dile getirdik, biz de söyledik; ancak, Türkiye tarihine baktığımızda bugüne kadar sağ politikalar yönetimi merkezîleştirmişlerdir. Kamu yönetimini, hantal, işlemez, üretemez, verimsiz, pahalı bir hale getirmişlerdir. Bu yaklaşımla bakacak olursak, itibarı zedelenen kamu yönetiminin, gerçekten, yeniden, çağdaş ve verimli olarak yapılandırılması gerekmektedir.

AKP Hükümetinin, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısını bir bütün olarak ele aldığımızda, tasarıyla aslında sosyal devletin tasfiyesine yönelik uygulamalarına ilişkin bir başlangıç yaptığı açıkça ortadadır. AKP Hükümetinin her yerde olduğu gibi burada da ciddî bir takıyye yaptığı görülmektedir.

Sivil toplum örgütleri, sendikal kuruluşlar ve diğer örgütlerle, kendisine göre bir birliktelik oluşturduğu görüntüsünü veren hükümet, her şeyi kendi istediği, kendi dayattığı zemine oturtmaktadır. Sosyal devleti tasfiye eden, Türkiye'de kamu kavramını, kamu hizmetini, kamu görevlisini ortadan kaldırmayı amaçlayan bu tasarı, devlet-yurttaş ilişkisi yerine işveren-müşteri ilişkisini ikame etmektedir. Büyük sıkıntılar, sakıncalar, tehlikeler ortaya koyabilecek bu tasarı, Türkiye'yi yönetim bütünlüğünün dışına çıkarmaya yönelik, üniter yapısına saldıran bir tasarıdır.

Kuşkusuz ki, Türkiye'nin idarî bir reforma ihtiyacı vardır; fakat, bunun hem idarî işlerin basitleştirilmesi ve hızlandırılması hem de suiistimalleri önleyecek ciddî bir denetim sisteminin geliştirilmesi suretiyle yapılması gerekirken, tasarıda böyle bir nitelik görülmemektedir.

Değerli milletvekilleri, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı, bu şekliyle Anayasaya aykırı maddeler de içermektedir. Tasarının temelleri, merkezî idare ile mahallî idareler arasındaki görev bölüşümünün yeniden yapılması ve merkezî idare ile mahallî idarelerin, tüm kamu hizmetlerini özel sektöre gördürebilme yetkisi verilmesidir. Yasa taslağının kurduğu bu yeni yetki ve görev bölüşümü, anayasal dengeyi bozmaktadır.

Türk idarî sistemini, piyasa odaklı bir anlayışla, bütünüyle değiştirmeyi hedefleyen kamu yönetimi tasarısının bu haliyle yasalaşması durumunda, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi güçlü bir olasılıktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
