# İşsizlik ve istihdam sorunuyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 13 Nisan 2004
- **Gündem:** İŞSİZLİK VE İSTİHDAM SORUNUYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2004-04-13-issizlik-ve-istihdam-sorunuyla-ilgili

> Sedat Pekel (CHP), 13 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞSİZLİK VE İSTİHDAM SORUNUYLA İLGİLİ); konuşma 653 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye ekonomisinin temel sorunlarından biri olan istihdam ve işsizlik sorunu üzerine gündemdışı söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, istihdam, gelişmekte olan ve gelişmiş bütün ülkelerin sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. İşsizlik, ülkemizde, bugün, yakıcı bir sorun olarak devasa boyutlar kazanmıştır. Elbette ki, bu ürkütücü soruna çözüm aramak, acil bir ihtiyaçtır. İşsizlik, milyonlarca işsizi ilgilendiren bir sorun olarak görünen; ama, sadece, işsizleri değil, halen iyi kötü bir işi olan milyonlarca iş sahibini ve bütün halkı tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde, son yıllarda, toplam istihdam sürekli olarak azalmıştır ve buna karşılık iş bekleyenlerin sayısı çığ gibi büyümektedir. Devlet İstatistik Enstitüsünün açıkladığı son verilere göre, işsizlik oranı, 2003'ün son çeyreğinde, yüzde 10,3 olarak gerçekleşirken, işsiz sayısı 2 396 000'dir. Eğitimli genç nüfusun işsizlik oranı yüzde 25.4'tür. Devlet İstatistik Enstitüsünün rakamlarına baktığımızda, durumun vahimliği ortadadır; ancak, medyaya da yansıyan, sorunun ürkütücülüğünü daha net ortaya koyan başka araştırmalara da bakmak gerekir.

Bu araştırmalardan biri, Türkiye'deki işsizliği ölçerken, çalışmayanları değil, çalışanları saymanın daha doğru sonuca götürebileceğine dikkat çekmektedir. Araştırmaya göre, geçen yıl, çalışan sayısında 847 000 azalma olmuş, çalışma yaşındaki nüfus, bir önceki yıl yüzde 44,8 iken, yüzde 43,2'ye düşmüştür. Bu rakamlar ise, işsizlik oranındaki düşüşün gerçek değil, sanal olduğunu göstermektedir.

Ortaya çıkan bu rakamlar üzerindeki yorum gayet açıktır; işsizlik oranı, işsizler iş bulduğu için düşmemiş, bazı işsizler iş bulma umudunu yitirip iş aramaktan vazgeçtiği için düşmüştür.

Bu tablo bize göstermektedir ki, kriz ekonomisinden çıktığı söylenen ülkemizin, tarihinin en derin ekonomik krizi hâlâ sona ermemiştir. AKP Hükümetinin halka övüne övüne açıkladığı, yere göğe sığdıramadığı ekonomideki büyüme, ne yazık ki, istihdama yansıtılamamış, işsizlik oranı azaltılamamıştır ve Başbakan Sayın Erdoğan "işsiziz, iş istiyoruz" diye bağıranları, meydanlarda azarlayarak "devlet istihdam kapısı değildir, taşı sıksan suyunu çıkarırsın, git simit sat" gibi sözlerle susturmuştur. Bu yaklaşım, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayan bir yaklaşımdır. Devletin kendisi istihdam kapısı olmayabilir; ancak, istihdamı sağlayacak, işsizlere iş bulacak olan da devlettir ve devlet bu ortamı oluşturmakla görevlidir. Devletin Başbakanı olarak hem bu ortamı oluşturmamak hem de işsizim diyeni azarlamak doğru bir yaklaşım değildir.

Değerli milletvekilleri, IMF ve Dünya Bankası tarafından dayatılan ve AKP Hükümeti tarafından yürütülen ekonomik programın istihdam sorununa çare olmayacağı ortadadır. Son olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin yaptığı ankette de ortaya çıkan verilere göre, işsizlik 2004 yılında da büyük sorun olmaya devam edecektir. Bu yılın ocak ayında yapılan ankete katılanların yüzde 21,5'i geçen yıl çalıştırdıkları kişi sayısının bir önceki yıla göre arttığını belirtmiş, yüzde 50,3'ü değişmediğini, yüzde 28,2'si de azaldığını ifade etmiştir. Bu rakamlar da açıkça ifade ediyor ki, iş dünyası AKP Hükümetine kuşkuyla bakmakta, istihdam yaratacak projeler üretemediğine inanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, sözünü ettiğim rakamlar ışığında, Türkiye'de, işsizliğin, toplumsal ve ekonomik gelişmenin karşısında en büyük sorunlardan biri olduğunu görmemek imkânsızdır. İşsizlik, bir ülkede sadece üretimi ve ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilememekte, sosyal sorunları, sosyal dışlanma ve yoksulluğu da beraberinde getirmektedir. İşsizliğin beraberinde getirdiği sorunların başında ekonomik güvencenin kaybedilmesi yer almaktadır. Ancak, çalışmanın getirdiği maddî ve manevî doyumdan yoksun kalan insan psikolojik olarak da sorunlar yaşamaktadır; işsizlik, hayat standartlarının düşmesine ve bunların sonucu olarak da toplumun ruh sağlığının bozulmasına yol açmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEDAT PEKEL (Devamla)- Toparlıyorum efendim.

BAŞKAN- Buyurun Sayın Pekel; konuşmanızı toparlar mısınız.

SEDAT PEKEL (Devamla)- Bugün artış gösteren hırsızlık, kapkaç, gasp, cinayet ve fuhuş gibi suçlar, hep işsizlik canavarının sonuçlarıdır.

Değerli milletvekilleri, işsizlik rakamlarının yüksek oranlara çıkması, istihdam olanaklarının yaratılmaması, gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün arttığı ülkemizde, çalışanlar için de çalışma koşulları ve ücretleri her gün gerilemiştir.

Çığ gibi büyüyen bu soruna, ne yazık ki, AKP Hükümeti çözüm üretememiştir, istihdamı yaratacak yatırımlar yapılmamıştır. Bunun en somut örneği inşaat sektöründe yaşanmaktadır. Ekonominin yatırım ve istihdamda en önemli aracı, ekonomimizin lokomotifi olan inşaat sektörü, hâlâ, kriz içerisindedir.

İstihdamı sağlayacak, işsizliği ortadan kaldıracak çözüm yolu, yatırım yapmak, ülke kaynaklarının talan ve yağmasına son vermektir. AKP Hükümeti işler tıkırında gidiyor umuduna kapılmasın; işler tıkırında gitmiyor, istihdam yerlerde sürünüyor, işsizlik rekor kırıyor.

Sözlerime son verirken, hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “İşsizlik ve istihdam sorunuyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2004-04-13-issizlik-ve-istihdam-sorunuyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
