# Yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgar enerjisiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim
- **Tarih:** 3 Şubat 2005
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINDAN RÜZGAR ENERJİSİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2005-02-03-yenilenebilir-enerji-kaynaklarindan-ruzgar-enerjisiyle-ilgili

> Sedat Pekel (CHP), 3 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINDAN RÜZGAR ENERJİSİYLE İLGİLİ); konuşma 452 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; rüzgâr enerjisinin ülkemiz açısından önemi üzerine gündemdışı söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, fosil yakıt kaynaklarının sınırlı oluşu ve ortaya çıkan çevresel sorunlar nedeniyle, yenilenebilir enerji kaynakları, tüm dünyada giderek artan bir ilgi görmektedir. Bu bağlamda, pek çok ülke, 2010 yılında elektrik enerjisi ihtiyaçlarının yüzde 10'unu rüzgâr enerjisinden karşılamayı planlamaktadır; çünkü, rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle ve dalga gibi yenilenebilir enerji kaynakları arasında elektrik üretimi konusunda en fazla ümit veren enerji kaynağıdır.

Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin enerji talebi her yıl artmaktadır. Genel enerji talebimizin 2010 yılında 126 000 000 ton eşdeğer petrol, 2020 yılında ise 222 000 000 TEP'e ulaşması beklenmektedir. Sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü olan enerji kaynaklarının çeşitlilik bakımından neredeyse tamamına sahip ülkemiz, varlık içinde yokluk çekmektedir. 2003 yılı itibariyle birincil enerji talebinin ancak yüzde 28'i yerli kaynaklarla karşılanmıştır. Yani, Türkiye, enerji ithalatçısı bir ülke konumunda bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, son yıllarda izlenen yanlış enerji politikalarıyla sektörde büyük oranda dışa bağımlılık ortaya çıkmıştır. Öyle ki, elektrik enerjisi sektörüne bakacak olursak, ülkemizin hidrolik enerjide potansiyelinin yüzde 35'i devrede, yüzde 9'u inşa halinde, yüzde 56'sı ise atıl durumdadır. Elektrik enerjisine dönüşebilecek jeotermal potansiyeli 350 megavat olmasına karşın, bunun yalnızca 20 megavatı değerlendirilebilmektedir. Elektrik enerjisi üretiminde yüzde 35 oranında doğalgaz kullanımına yönelinmiştir. Böylelikle, hem elektrikte marjinal maliyetler artmış hem de doğalgazda dışa bağlanılarak ciddî bir risk üstlenilmiştir.

Türkiye'nin rüzgâr enerjisi, bugünkü koşullarda, potansiyel olarak yaklaşık 28 000 megavattır ve bunun yaklaşık 10 000 megavatı ekonomik olarak kullanılabilir durumdadır; ancak, bugün, rüzgâr enerjisi kurulu gücü 19 megavattır. Bu da, 28 000 megavatın yanında çok küçük bir rakam olarak kalmaktadır.

Sayın milletvekilleri, Türkiye'deki, özellikle rüzgâr enerjisindeki yatırımların artırılması, rüzgâr potansiyelinden faydalanılması bir zorunluluk haline gelmektedir; çünkü, mevcut ve yeni kaliteli petrol ve kömür rezervlerinin sınırlı olması, termik santralların elektrik üretimi veriminin yüzde 35 gibi düşük seviyelerde olması, nükleer enerjiden elektrik üretilmesi durumunda da uranyum rezervlerinin yaklaşık kırk yıl süreyle iki santral kapasitesini karşılayacak düzeyde seyretmesi, çevreye verilecek zararlar, Türkiye'nin 2010 yılında yaklaşık 60 000 megavat kurulu elektrik santralı kapasitesine ihtiyacı olması gibi etkenler gözönünde bulundurulduğunda, başta rüzgâr enerjisi olmak üzere, jeotermal, güneş, biyokütle ve dalga enerjisi gibi kaynaklar önplana çıkmaktadır. Ülkemizde, bu tür enerji kaynakları politikalarında belirsizlikler yaşanmaktadır. Bu yaklaşım, belirli ve takip edilen bir rüzgâr enerjisi politikasının da olmaması sonucunu doğurmaktadır.

Değerli milletvekilleri, rüzgâr türbini teknolojisindeki hızlı gelişmeler ve elektrik üretim maliyetinin alışılmış güç santrallarıyla rekabet edebilecek seviyelere gelmesi, rüzgâr enerjisi sistemlerinin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bununla birlikte, rüzgâr enerjisinden üretilecek elektrik enerjisinin maliyeti, mevcut rüzgâr hızı dolayısıyla üretilecek enerji miktarı, türbin maliyetleri ve kurulacak santralla ilgili maliyetlerin finansman koşullarına göre değişmektedir. Rüzgâr elektrik santralının kurulabilmesi için, günümüz teknolojisi ve ekonomisine göre, yıllık ortalama rüzgâr hızı, türbin seviyesinde 6,5 metre/saniyeden büyük olmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgar enerjisiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2005-02-03-yenilenebilir-enerji-kaynaklarindan-ruzgar-enerjisiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
