# Vatandaşlık başvurusunda bulunanlarda aranan şartlara ilişkin (6/869),sahte kimlik ve üniformayla yapılan gasp ve hırsızlık olaylarına ilişkin (6/1461)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2005
- **Gündem:** VATANDAŞLIK BAŞVURUSUNDA BULUNANLARDA ARANAN ŞARTLARA İLİŞKİN (6/869),SAHTE KİMLİK VE ÜNİFORMAYLA YAPILAN GASP VE HIRSIZLIK OLAYLARINA İLİŞKİN (6/1461)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2005-03-22-vatandaslik-basvurusunda-bulunanlarda-aranan-sartlara-iliskin-6-869

> Sedat Pekel (CHP), 22 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VATANDAŞLIK BAŞVURUSUNDA BULUNANLARDA ARANAN ŞARTLARA İLİŞKİN (6/869),SAHTE KİMLİK VE ÜNİFORMAYLA YAPILAN GASP VE HIRSIZLIK OLAYLARINA İLİŞKİN (6/1461)); konuşma 566 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Bakan iki sözlü soru önergemi cevaplandırdı, kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak bu ikinci soru önergem cevabını buldu, özellikle o kıyafetlerinde sahtekârlık yapıp, çeşitli gasp olaylarına karışanlarla ilgili olan; fakat, 8 Aralık 2003 tarihinde verdiğim, özellikle bazı vatandaşların vatandaşlığa kabulüyle ilgili soru önergemin cevabını gecikmeli de olsa almanın mutluluğunu yaşamayı umarken, neredeyse, önergemin ikinci maddesinde -aynen okuyorum- başvuruda bulunanlar hakkında temel ölçüt olarak dilencilik ve Çingenelikle ilişkilerinin bulunup bulunmadığı koşulu bulunmakta mıdır diye soruyorum; biz suçlanır duruma geldik. İkisinin birbirine hiç yakışmadığı, bağdaşmadığı, Sayın Bakan tarafından da ve Edirne Milletvekilimiz Sayın Ali Ayağ Bey tarafından da... Hatta, bir önerge, talep olarak da Başkanlığa iletildi.

Aynı noktada buluşmaktan mutluluk duyduğumu ifade edeyim. Ancak, bu ifade, benim ifadem değil. Sayın Bakan her ne kadar böyle bir şey olmadığını söylüyorsa da ve özellikle Anayasamızın 10 uncu maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar" denilerek, kanun önünde eşitlik hüküm altına alınmıştır. Yine, Anayasanın 16 ncı maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir" denilerek, yabancıların durumu hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Ayrıca, Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştur. Bütün bunlara rağmen, İçişleri Bakanlığının -üzerine basarak, altını çizerek söylüyorum; İçişleri Bakanlığının- 23.10.2003 tarihinde il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerine gönderdiği 13 maddelik genelgesiyle, vatandaşlık başvurusunda bulunanlar hakkında temel alınacak ölçütler arasına dilencilik ve Çingenelikle ilişkilerinin bulunup bulunmadığı konusunun eklenmesini ve bu durumun emniyet müdürlükleri tarafından da araştırılmasını istediği belgeleri tarafıma ulaştı ve arzu ediyorlarsa, Sayın Bakana da takdim edebilirim.

İçişleri Bakanlığı genelgesi, ayırımcılık olarak değerlendirilmiş ve büyük tepki toplamıştır. Çingene yurttaşlarımızı üzen ve sıkıntıya sokan, Avrupa Birliği kapılarını zorladığımız bugünlerde toplumsal dışlanmaya neden olan mevzuatlara son verecek çalışmaları beklerken, maalesef, böyle bir şey olmadığı söylendi. Oysa, dediğim gibi, elimde, genelgenin bir fotokopisi var ve bu, önce Cumhuriyet Gazetesinde de yayımlandı; ona bağlı, paralel olarak, birkaç basın organında da yer aldı. Ben, iyi niyetle, bu soru önergesini vermeden önce, bakanlık yetkilileriyle görüştüm. Böyle bir şeyin olmadığı ve çıkan böyle bir haberin de tekzip edildiği bana bildirildi. Bununla yetinmedim, ilgili gazeteyi aradım; durumu özetledikten sonra, evet, bize öyle bir talep, tekzip yazısı geldi; ancak, bizim elimizde belge var, o nedenle biz tekzibi yayımlamadık, bundan sonra da yayımlamayı düşünmüyoruz dediler ve ben kendilerinden de o genelgeyi temin ettim. Durum net bir şekilde ortaya çıktıktan sonra fotoğrafta, bu soru önergesini verdim.

Benim istediğim, beklediğim, gerçekten, o yurttaşlarımızı, bir insanı üzen, gerçekten ayırımcılık olarak nitelendirilecek bu durumun giderilmesiyle ilgili olarak bakanlığın, önce o vatandaşlarımızdan, yurttaşlarımızdan özür dilemesi ve bu genelgenin tamamen hükümsüz kılınması ve bundan sonra vatandaşlığa kabullerde tamamen objektif kriterlerle, herkese uygulanan o ölçülerin uygulanması talebimi yinelemek istiyorum.

Burada, 13 tane maddeden bahsettim, çoğunu saymayacağım; ama, sayıyor; kaçakçılık, sahtekârlık, dolandırıcılık gibi, kamuoyu tarafından hoş karşılanmayan suçları ve hareketleri itiyat haline getirip getirmedikleri; hemen arkasından, dilencilik ve Çingenelikle ilişkilerinin bulunup bulunmadığı… Aynı satırda geçiyor. İş, ahlak sahibi kişi olup olmadıkları ve benzeri şeyler. Yani, bunların bir bölümünü kabul etmek elbette mümkün; ama, 12 nci maddenin kabulü asla mümkün değil.

Bu konunun açıklığa kavuşması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyor, Sayın Bakandan da açıklama beklediğimi ifade ediyorum.

Teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Vatandaşlık başvurusunda bulunanlarda aranan şartlara ilişkin (6/869),sahte kimlik ve üniformayla yapılan gasp ve hırsızlık olaylarına ilişkin (6/1461)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2005-03-22-vatandaslik-basvurusunda-bulunanlarda-aranan-sartlara-iliskin-6-869 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
