# Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Uzunbay (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 4 Aralık 2003
- **Gündem:** PETROL PİYASASI KANUNU (S.SAYI:288)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-uzunbay-22-2003-12-04-petrol-piyasasi-kanunu-s-sayi-288

> Sedat Uzunbay (CHP), 4 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PETROL PİYASASI KANUNU (S.SAYI:288)); konuşma 1.105 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA SEDAT UZUNBAY (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 288 sıra sayıyla bastırılarak dağıtılan Petrol Piyasası Kanunu Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere, söz almış bulunuyorum; Grubum adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, petrol piyasası, 27 000 000 000 dolarlık bir piyasa. Enerji talebinin ortalama yüzde 40'ı petrolden karşılanıyor. Akaryakıt içinde yaklaşık yüzde 80 oranında vergi var; vergi gelirlerimizin yüzde 20'si bu piyasadan sağlanmaktadır. Bu sektör, sanayimizi, vatandaşlarımızı, hepimizi doğrudan etkileyen, kaçaklarıyla, kayıplarıyla, kayıtdışı hareketliliğiyle dikkat çeken önemli bir sektördür.

Petrol piyasası, bugüne kadar, tam bir karmaşa içinde, kararname ve yönetmeliklerle idare edilmeye çalışılan bir piyasaydı. Uluslararası norm ve standartlar ile Avrupa Birliğine uyum kapsamında mevcut yasal düzenlemeleri yenilemek, piyasayı yeniden düzenlemek ve yapılandırmak gerekiyordu. Bu amaçla hazırlanan bu yasa tasarısıyla, temel olarak, kaçakların giderilmesi, disiplinin sağlanması, dağıtım şirketleri ile bayiler arasında tek elden satış sözleşmeleriyle faaliyet yürütülmesi, piyasada etkili izleme ve denetimin sağlanması, haklı rekabet koşullarının oluşturulması, tüketiciye kaliteli hizmet sunulması, rafineri imkânlarının geliştirilmesi, yerli petrolün piyasa koşullarında değerlendirilmesi, piyasadakilerin hak ve yükümlülüklerinde denge sağlanması, piyasada arz ve çevre güvenliğine ve uluslararası standartlara uygun, şeffaf, eşitlikçi, verimli işleyişin sağlanması amaçlanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu tasarıyla, piyasa faaliyetinde bulunmak isteyenlere lisans alma zorunluluğu getirilmekte ve lisans alınacak faaliyetler belirlenmektedir. Lisans uygulamasıyla, hak ve yükümlülükler belirlenmekte, sektörü disipline edecek ve yasadışı faaliyetleri önleyecek idarî yaptırımlar ve para cezaları getirilmektedir. Bu yasa tasarısıyla, lisanslı rafinerici, dağıtıcı ve ihrakiye teslim şirketleri, yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan petrol temin edebilecek, petrol ve petrol ürünlerinin ithalatını yapabileceklerdir.

Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısıyla gerçekleştirilmek istenen uygulamalardan bazılarına değinmek istiyorum: Bu yasa tasarısında, sağlanmak istenen haklı rekabet ortamının nasıl oluşacağı net değildir. Rekabet ortamının, lisanslı rafinericiler, dağıtıcılar ve ihrakiye teslim şirketleriyle sağlanması planlanmaktadır. Akaryakıt bayilerinin bu rekabet ortamına katılması, dağıtım şirketleriyle yaptıkları sözleşmeler nedeniyle olanaklı olamayacaktır.

Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi, daha önce çıkarılan Elektrik Piyasası Yasasıyla, elektrik piyasasında da rekabet ortamını yaratmak, elektrik fiyatlarını ucuzlatmak ve hatta, il bazında tarifeye geçmek amaçlanmıştı; ancak, bu mümkün olamadı; olamayacağı, tarafımızdan da defalarca anlatıldı. Mevcut yöntemlerle elektrik piyasasında rekabet ortamının sağlanması mümkün görülmemektedir. Yasası olmasına rağmen, sistem, eski, bilinen klasik yöntemlerle yürütülüyor.

Bu konuda, hazır, elektrik sözü edilmişken, son zamanlarda, Sayın Bakanımızın medyada yer alan ve övünmeye dayalı "elektrik fiyatlarına zam yapmadık" sözleriyle ilgili konuya da kısaca değinmek istiyorum.

Hepinizin bildiği gibi, şu anda, hidroelektrik santrallarındaki elektrik üretimi düşürülmek suretiyle, doğalgazı, al ya da öde türünde yapılmış doğalgaz anlaşmaları nedeniyle zorunlu olarak almak gerektiği için, elektrik üretimi dolara endeksli ve dolara dayalı bir ödemeyle temin edilen doğalgazla çalışan elektrik santrallarına kaydırıldı.

Dolar, geçen yıl ortalaması itibariyle 1 750 000 lira idi; ama bugün dolara 1 450 000 lira değer biçiyoruz. Geçen yıl ile bu yıl arasındaki doları değerlendirdiğimizde, kıyasladığımızda, dolardaki düşüşün yaklaşık yüzde 17 civarında olduğunu görüyoruz. Elektrik tarifesinde, Sayın Bakanımız ifade ettiğine göre, bir yıl önceki tarifeyle geçerli, yurttaşımız bunu Türk lirası karşılığı olarak ödemek durumunda. Bir yıl önce dolara endeksli olarak, ilgili kurumlar tarafından tespit edilmiş olan elektrik tarifesiyle bugün elektrik satmak durumundayız. Vatandaşlarımız bu bedelle elektrik parasını, zam yapılmamış olması nedeniyle, ödemek durumundalar. Ancak, dolardaki düşüş yaklaşık yüzde 17, elektrik fiyatlarına zam yapılmamış da olsa aynı anlamda dolardaki düşüşü dikkate aldığımızda, dolardaki düşüş kadar zam yapıldığı anlamına gelir. Zam yapmadık diye öğünmek yerine, dolar kuru düşüş değeri kadar indirim yapmak gerekiyordu.

Sanayicimizi üretime teşvik etmek amacıyla yüzde 5 indirim yapmayı uygun gördünüz Sayın Bakanım; bu ülkede, sanayiciden başka insan yaşamıyor sanki! Bu ayırım, bu fark, bu uygulama olmamalıydı. Bu ülkede milyonlarca insan açlık sınırında yaşıyor. İşçimize, memurumuza, emeklimize, evlerimize, tarımsal sulamalarımıza, köy ve şehir içmesularımıza, seralarımıza bu yüzde 5 indirimi çok gördünüz. Bunun mutlaka bir cevabı olmalı Sayın Bakan. Bu ülkede yaşayan milyonlarca insan, sizin için sanayici kadar önemli değil mi?

Biz sadece yüzde 5 değil, gerçek anlamda indirimin, toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde uygulanmasını talep ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, Petrol Piyasası Yasasıyla amaçlanan haklı rekabet ortamı, elektrik piyasasında olduğu gibi, sağlanamayacaktır. Bir atasözünde olduğu gibi, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olacağız.

Elektrik satışında yapmak istediğiniz gibi, akaryakıtın doğu bölgelerimizde daha pahalıya satılmasını da hiç düşünmemelisiniz. Doğu bölgelerimizde, hampetrol, petrol boru hatları ve rafinerilerimiz var; bunu, mutlaka dikkate almalıyız. Akaryakıt tamamen dolara bağlıdır. 2003 yılı sekiz aylık gerçekleşmeleri itibariyle petrol alımları ortalaması 28 dolardır. 2002 yılındaki ortalama petrol alım fiyatı 26 dolardır. Demek ki, hampetrol, geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 7,7 civarında artmıştır; ancak, biraz önce belirttiğim gibi, dolardaki düşüş yaklaşık yüzde 17. Burada, Sayın Bakan, petrole zam yapılmadığıyla övünüyor; ancak, dolardaki yüzde 17'lik düşüşü, buna rağmen hampetroldeki yüzde 7,7 artışı dikkate aldığımızda, petrolde de, yaklaşık yüzde 10 gibi bir oranda gizli zam var; zam yapmamak bile zam yapmak anlamına gelmektedir. Zam yapmıyoruz diye övünmek yerine, çiftçimize seçim meydanlarında vaat ettiğiniz ucuz mazotu verebilecek bir anlayışı mutlaka sergilemelisiniz. Bugün, çiftçimiz, sadaka gibi, ne zaman ve ne kadar verileceği belli olmayan mazot desteğini istemiyor.

Değerli milletvekilleri, petrol piyasası, elektrik piyasasına göre daha avantajlıdır; üretim, dağıtım ve bayi ağı hazırdır, amaçlanan haklı rekabet ortamının yaratılmasında hiçbir engel yoktur, her türlü yatırım vardır.

Akaryakıtta ucuzlama sağlanabilecek midir, hangi süreçte ve ne şekilde sağlanabilecektir; bunları izleyeceğiz.

Ayrıca, yasanın çıkarılmasının ardından hazırlanması gereken yönetmeliklerin, en az bu yasa kadar önemli olduğunu belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısıyla, piyasa faaliyetlerini yürütmek, izlemek ve denetlemek ile uluslararası gelişmeleri yakından takip etmek görevleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna verilmiştir; ancak, bu Kurum, şu anda, bu piyasayı yönetecek uzman personelden yoksundur. Yasanın çıkarılmasıyla birlikte, içeriden veya dışarıdan birçok kişi işe alınacaktır. Bu yapılandırma sırasında, birçok kurumda olduğu gibi, konusunda uzman olmayan eş dost, akraba atamalarıyla bu kadrolar doldurulmamalıdır. Çarpık ve haksız atama anlayışı, sektörün yeniden yapılandırılmasını ve faaliyetlerin yürütülmesini olumsuz yönde etkileyecektir.

Değerli milletvekilleri, bugün için 11 000'in üzerinde, faaliyetini sürdüren bayi var. Bunların kazanılmış haklarından dolayı, lisans almaksızın, lisanslı bayi kapsamında sayılması sağlanmalıdır. Bağımsız bayilik sistemi düşünülmelidir. Bu bayiler, kurdukları tesisler itibariyle yerel bazda gerekli izin ve onayları alarak, her türlü işlemi gerçekleştirmişlerdir. Dağıtım şirketleriyle kendilerini her yönden bağlayan anlaşmaları vardır. Bu akaryakıt istasyonlarından lisans almalarını istemek, hem maddî kayıplara neden olacak hem de devleti ve bayii eziyete ve külfete sokacaktır.

Bayilerin içinde, yatırımları ve faaliyetleri itibariyle küçük çapta olanları vardır. Yüksek orandaki cezaî yaptırımlar, küçük bayilerin ufak bir hatada ekonomik olarak yok olmalarına neden olacaktır. Bayiler, çıkaracağımız bu yasayla tüketicilere en iyi hizmeti vermeye çalışacaklardır; çıkacak olan bu yasanın yükünü de en çok onlar çekecektir. Vergi gelirlerinin büyük bir bölümünü onlar toplayacaktır. Bu nedenle tasarının birçok maddesi için verilecek ve akaryakıt bayilerinin durumunu daha kabul edilebilir bir duruma getirmeyi amaçlayan önergeleri dikkate almalıyız.

Değerli milletvekilleri, kaçak akaryakıtın gümrüklerimizden çok rahat girdiğini, piyasa içinde her türlü uygunsuz petrol ürününün bulunduğunu biliyoruz. Bu tasarıyla, akaryakıta rafineri çıkışında veya gümrük girişinde eklenecek katkıyla adına "ulusal marker" denilen çağdaş bir uygulama getirilmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Uzunbay (CHP, İzmir). “Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-uzunbay-22-2003-12-04-petrol-piyasasi-kanunu-s-sayi-288 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
