# Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi kartları borçlarına ilişkin (ss.317)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sedat Uzunbay (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2003
- **Gündem:** KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN (SS.317)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sedat-uzunbay-22-2003-12-25-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-kartlari-borclarina-i

> Sedat Uzunbay (CHP), 25 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN (SS.317)); konuşma 1.162 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA SEDAT UZUNBAY (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesiyle ilgili görüşlerimizi açıklamak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Grubum ve şahsım adına, hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

Ülkemiz ekonomisi, 1990'lı yılların başında, Uzakdoğu ve Rusya'da başgösteren küresel krizin ardından, Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleriyle derinden sarsıldı. 2003 yılının şu son günlerinde dahi, bu krizlerin etkisinin tam anlamıyla azaldığını, ne yazık ki söyleyemiyoruz. Şubat 2001'den bu yana geçen süreçte, işsiz sayısı 12 000 000'un üzerine çıktı. Dünya Bankasının yaptığı araştırmaya göre, Türkiye'de yoksul sayısı, son iki yılda 3 kat arttı. Ekonomik kriz, sanayiciden esnafa, memurdan çiftçiye kadar her kesimi yerle bir etti.

Bugün Meclis gündemine getirilen tasarı, ekonomik krizde borcunu ödeyemeyen dürüst esnafı, küçük sanayiciyi, kredi kartı borcu batağına düşmüş onbinlerce vatandaşımızı yakından ilgilendiriyor.

Karşımızda şöyle bir tablo var: Bugün, ülkemizde, karşılıksız çek, protestolu senet ve kredi kartı borcu nedeniyle Merkez Bankası tarafından karalisteye alınmış tam 938 000 kişi var. Halen, her 70 kişiden biri, karalistede yer alıyor. Karşılıksız çek sayısı, 2001 yılında 1 200 000, 2002 yılında 750 000 ve 2003 yılının ilk on ayında 700 000 olmak üzere 2 650 000 olarak kayıtlara geçti. Protesto edilen senetlerin parasal boyutu, 2001 yılında 1,1 katrilyon lira, 2002 yılında 816 trilyon lira, 2003 yılının ilk on ayında 600 trilyon lira olmak üzere, toplam 2 katrilyon 516 trilyon lirayı buldu.

Değerli milletvekilleri, onbinlerce esnaf, küçük sanayici ve kredi kartı mağdurunun sabırsızlıkla beklediği bu düzenleme, aylar öncesinden yapılmalıydı. Herkesin yakından bildiği gibi, son dönemde, çok sayıda af yasası çıkarıldı. Bu aflardan, cezaevlerinde yatanlar, dağlardaki teröristler, hortumcular ve vergi kaçakçıları yararlandı; ancak, ekonominin kurbanları, krizlerin gerçek mağdurları kaderlerine terk edildi. Sayın Bakanın, yazılı ve görsel medyada "sicil affı çıkaracağız, sicil affı geliyor" şeklindeki demeçlerini defalarca dinledik, izledik; ancak, bu hükümetin, dağlardaki teröristlerin şartlı affına, vergi kaçakçılarına, naylonfaturacılara gösterdiği ilgiyi, bugüne kadar, ekonomik krizin gerçek mağdurlarına göstermemiş olmasına dikkatinizi çekmek istiyorum. Sanayicilerin "dükkâna dönüş yasası" diye adlandırdığı sicil affının çıkarılmasında geç bile kalınmıştır.

Değerli milletvekilleri, adına kısaca "sicil affı" dediğimiz bu tasarının yasalaşmasıyla, borcunu ödeyen veya yeniden yapılandıranlar aftan yararlanabileceklerdir. Bankalar da, yeni kredilendirme ve çek karnesi verme gibi bankacılık işlemlerinde, karalistedeki kayıtları dikkate almayacaklardır. Piyasalar psikolojik yönden olumlu şekilde etkilenecektir, piyasalara moral dopingi yapılacaktır. Borcunu ödediği halde karalisteden çıkarılmayan kredi kartı sahipleri, bu ayıptan kurtarılacaktır. Ekonomideki çarkların daha verimli işlemesi için, yeni kredi kullanma yolu açılacaktır. Esnafın, küçük sanayicinin ayaklarındaki karaliste prangası çözülecektir.

Değerli milletvekilleri, Merkez Bankası ile özel bankaların bu tasarıya yönelik çeşitli olumsuz eleştirileri, çekinceleri vardır. Merkez Bankasına göre, sicil affı faydasız olacak; bankalar, sicil affını dikkate almayıp, bildiklerini okuyacaklardır.

Tasarıya, Türkiye Bankalar Birliğinden de çeşitli eleştiri ve itirazlar gelmiştir. Yakın dönemde gerçekleşen ekonomik düzenlemelerle bu tasarının çeliştiği öne sürülüyor; düzenlemeyle, kredi kalitesinin bozulacağı söyleniyor; bunun da, tasarruf sahiplerine, bankalara borç verenlere ve sonucunda, vergi verenlere zarar getireceği dile getiriliyor. Bankaların, risklerini izleme ve kontrol etmesinde çeşitli zorlukların çıkacağı belirtiliyor. Kredi kartlarına ilişkin bölümün bankaları ek külfete sokacağı, maliyetlerin artacağı, bunlara bağlı olarak, faizlerin yükseleceğine işaret ediliyor. Benzer eleştiriler, çeklerle ilgili bölüm için de yapılabilir.

Değerli milletvekilleri, özetlemeye çalıştığım eleştirilerde, bankacıların zihinlerinde oluşan tedirginliklerde bazı haklılık payları vardır; ancak, tasarıyla getirilen düzenlemede, inisiyatifin yine bankalarda olacağı unutulmamalıdır. Yani, bankalar, sicilini kötü ve uygun bulmadıkları müşterilerine kredi, kredi kartı ve çek karnesi vermek zorunda kalmayacaktır. Tasarının yasalaşmasıyla, her kötü sicilin banka kayıtlarından silineceği anlaşılmamalıdır. Düzenleme yürürlüğe girdiğinde, bankalara kredi verme zorunluluğu getirilmiş olmayacaktır; ama, kredi istendiğinde de, eski kayıtların bir engel oluşturmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Vatandaşlarımıza bu konuda bir fırsat verilmesinin sosyal devletin gereklerinden biri olduğunu da unutmamak gerekir.

Değerli milletvekilleri, af kapsamına girecek yalnızca protestolu senetlerinin tutarı 595 trilyon lira seviyesinde bulunuyor. Kredi kartı borçlularının sayısı 249 000'e ulaşmış durumdadır. 189 000 kredi sözleşmesi de halen kapatılamamıştır. Bu çaptaki bir soruna karşı duyarsız kalınamaz. Sorunun kaynağı, ekonomik ve siyasal krizlerin yarattığı istikrarsızlıktır. Kendilerinin sebep olmadığı ekonomik krizlerden etkilenerek böylesi olumsuzluklara maruz kalanların sicil affından yararlandırılması, üretim ve istihdama da olumlu katkılar yapacaktır. İşlerinden olan, dükkânlarını kapatmak zorunda kalan, ekonomideki çarkların dönmesinde büyük pay sahibi olabilecek onbinlerce vatandaşımızı geri kazanmanın sayısız fayda sağlayacağı çok açıktır.

Değerli milletvekilleri, tasarının en önemli detayı, sicil affından yararlanmak isteyenlere borçlarını ödeme veya borçlarını yeniden yapılandırma şartının getirilmesidir; yani, vatandaşlarımıza, iyi niyetlerini gösterme olanağı tanınacaktır. Borcunu ödeme konusunda iyi niyetini ve gayretini ortaya koyan herkese de bir fırsatın sunulması önemlidir.

Değerli milletvekilleri, sanayicimizin "dükkâna dönüş yasası" diye adlandırdığı bu tasarı, esnafımızın, yurttaşımızın dükkânına dönmesini gerçekten sağlayacak mıdır? Bugünkü politikalarla dükkâna dönüşün gerçekleşebileceğine inanmıyoruz. Birçok konuda çok geç kalınmıştır. Sanmayın ki, bu tasarının yasalaşmasıyla her şey düzelecek, kapanan dükkânlar yeniden açılacak, müşteriler dükkâna dolacak! Böyle bir şeyin olacağını sanmıyoruz. Bu tasarı bu haliyle karalisteyi ortadan kaldırmayacak; karaliste, kara liste olarak durmaya devam edecek. Kara listeye girilmesine neden olan koşulları iyileştirmeyecek; bu tasarı, sadece, karalistenin dikkate alınmamasını sağlayacak. Hangi halde karaliste dikkate alınmayacak; borçlu, karalisteye girmesine neden borcunu ödemişse, üç ay içinde öderse veya "ben, bunu bir plan dahilinde ödeyeceğim" deyip, borçlu olduğu kuruluş bunu kabul ederse, karalisteye bakılmayacak, yeniden çek karnesi alabilecek ya da kredi açılabilecek.

Bu tasarı, borcunu ödeyen ve ödeyebilecek olanlar için yararlı. Bu konuda, özellikle, borcunu ödeyen, ödeyecek olan ve belli bir yapılandırma dahilinde ödeme taahhüdünde bulunmuş olan borçluların borçlarını ödemeleri halinde, kayıtlarının silinmesine ilişkin olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak hazırladığımız önergeyi Başkanlığımıza takdim ettik; bu önergenin de desteklenmesini rica ediyorum. Ancak, ekonomik kriz nedeniyle çekinin veya senedinin karşılığını kredi veya kredi kartı borcunu ödeyememiş ve bugünkü durumda tekrar ayağa kalkabilme olanağını bulamamış olan, sıfırı tüketmiş, iflas etmiş; yani, bugün için dahi borcunu ödeyecek durumu olmayan esnafımızın, tüccarımızın, yurttaşımızın durumunda bir değişiklik olmayacak. Onların yapabileceği bir şey yok; onlar, karalistenin kapkara bölümünde olmaya devam edecekler; oysa, onların da çok fazla kusuru yok; onlar da, bizi yöneten hükümetlerin izlediği ekonomik politikaların kurbanı.

Hükümetin bu tasarılarla birlikte, emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, köylümüzün, çiftçimizin, esnafımızın da durumunu ve yaşam koşullarını iyileştirecek tedbirleri en kısa sürede alması ve uygulaması gerekir. Ekonomik kriz mağduru esnafımızı bu tasarıyla dükkânına döndürmeye çalışıyoruz. Esnafımız dükkânını açtı; ama, müşteri yok. Esnafımıza müşteri lazım. Bu tasarı, müşterinin dükkâna gidişini sağlayacak mıdır?!

Müşterilerin büyük bölümü işçi, memur, çiftçi, emekli, dul ve yetim insanlar. Bu insanlarımız, yaşamın acil ihtiyaçlarını satın almada bile zorluk çekiyor. Bir parça et alamayan ailelerimiz var. Çiftçinin tohum alacak, gübre alacak, mazot alacak parası yok; bankadan kredi alacak itibarı da yok. Bunlardan, beklenen anlamda müşteri olur mu değerli arkadaşlar?!

Emekli işçimiz, 58 inci hükümetin yaptığı seyyanen zam kandırmacasıyla ekonomik olarak, diğer emeklilerimiz gibi, çok mağdur durumda, TÜFE'den kaynaklanan eski maaş farklarını alamadılar. Çiftçimiz, doğrudan gelir desteği ödemesini alamadı; sözde mazot desteğini alamadı; yetiştirdiği ürün elinde kaldı, uygun fiyat bulamıyor. İşçimize, memurumuza, emeklimize; yani, krizin gerçek mağdurlarına verilen maaş zamları ortada. Satın alım gücü olmayan bu insanlarımızdan müşteri olur mu değerli arkadaşlar?! Esnafımız, yine siftah yapamayacak, sinek avlamaya devam edecek, müşteriyi dört gözle beklemeye devam edecek.

Sayın Bakandan, dolayısıyla sayın hükümetten, bu tasarının ardından birkaç tasarı daha hazırlamalarını önemle rica ediyorum; biz de yardımcı olalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sedat Uzunbay (CHP, İzmir). “Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi kartları borçlarına ilişkin (ss.317)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-uzunbay-22-2003-12-25-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-kartlari-borclarina-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
