# Danışma kurulu önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 27 Mayıs 2009
- **Gündem:** DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selahattin-demirtas-23-2009-05-27-danisma-kurulu-onerisi

> Selahattin Demirtaş, 27 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 1.117 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SELAHATTİN DEMİRTAŞ (Diyarbakır) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün yapılan Danışma Kurulu toplantısında gruplar arasında bir uzlaşma gerçekleşmediği için, bizler de Demokratik Toplum Partisi olarak kendi grup önerimizi Genel Kurulun takdirine sunmak istedik. Bu çerçevede hazırladığımız grup önerisinde gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan 87’nci sıradaki (10/4) esas sayılı bir araştırma önergemizin görüşülmesinin öne çekilmesi talebidir.

Bu araştırma önergesi, değerli arkadaşlar, özellikle kredi kartı borçları ve bankalardaki bireysel kredi borçlarının toplumda yaratmış olduğu sorunlar, sıkıntılar, ekonomik krizle birlikte gerçekten de toplumun büyük bir kısmını olumsuz etkileyen bir husus olması nedeniyle, Meclisin bu konularda önlem alabilmesi, gerekli yasal düzenlemeleri yapabilmesi için bir Meclis araştırma komisyonunun kurulması ihtiyacından hareketle bu araştırma önergesi verilmişti. Ancak ne yazık ki uzun bir süredir Meclis gündeminde bulunmasına rağmen bu araştırma önergemiz bir türlü Meclisteki gündemin ön sıralarına alınamamış. Şu anda 87’nci sırada bekliyor olan, aslında çok önemli, toplumun acil bir sorununu ihtiva eden bu önergenin bir an önce görüşülmesi ve Meclisin bu konuda bir takdir yetkisi kullanarak kredi kartı borçları ve bireysel kredi borçlarıyla ilgili olarak ne tür yasal önlemler alabiliriz, Maliye Bakanlığı bu konuda ne tür önlemler alabilir, bütün bunların belirlenebilmesi bizce acil bir gündemdir. Ama maalesef Danışma Kurulunda bu önerilerimiz dikkate alınmamış, dün olduğu gibi AKP Grubu sadece kendi grup önerisinin kabulü konusunda Danışma Kuruluna bir öneri getirmiştir.

Sizlerin de yakından takip ettiği gibi, değerli arkadaşlar, bu AKP Grubunun sunmuş olduğu önerinin kabul edilmesi hâlinde gerçekten de Meclisin çalışma saatleri konusunda hem ciddi bir zorlanma yaşanacak hem de Türkiye'nin aslında çok acil gündemi olmayan yasa tasarıları ve teklifleri gündeme girmiş olacak. Bu nedenle biz Danışma Kurulunda konsensüs sağlama gibi bir durumu yaratamadık. Her dört grup da bugün kendi grup önerisiyle Meclis Genel Kurulunun huzurunda oldular. En nihayetinde, Danışma Kurullarının özelliği, o kurulda kolektif bir akılla, ortak bir gündem etrafında Meclisin bütün gruplarının buluşabilmesi ve oy birliğiyle Danışma Kurulu kararı alabilmesi ve Meclis gündemini bu şekilde belirlemesi esası hâkimdir. Ama maalesef -ki birçok konudaki istatistikler de bunu gösteriyor- Danışma Kurulu kararı alınmış ve Meclis gündemi ortak belirlenmiş olmasına rağmen bu haftaki Danışma Kurulu gündemi önümüzdeki haziran ayının tamamını da kapsayacak şekilde AKP Grubu tarafından belirlenmiş ve diğer gruplara bunun kabulü konusunda, Danışma Kurulunda sadece bunun kabulü konusunda bir ısrar yaşanmıştır. Bu da Danışma Kurulu kararlarında ortaklaşmayı maalesef ki zorlamıştır. Yani keşke AKP Grubu, bu, grup önerisi de olsa, bunları hazırlamadan önce diğer grupların da önerilerini alabilse, çalışma saatleriyle ilgili, gündemin oluşturulmasıyla ilgili diğer grupların da önerilerini alabilse ve bu şekilde Danışma Kuruluna gidebilseydik. Ama maalesef her Danışma Kurulu öncesinde, bu şekilde grup önerisi dayatmasıyla bunun bir Danışma Kurulu kararı hâline gelmesi konusundaki bir ısrar nedeniyle Danışma Kurulu kararı alınamamış.

Ancak bizim önerimizde belirttiğimiz hususun da en azından AKP Grubu tarafından dikkate alınması gerekir arkadaşlar. Yani kredi borçlarıyla ilgili meseleye hâlen çözüm bulunabilmiş değil, kredi kartları konusuna hâlen çözüm bulunabilmiş değil ve eğer bu konular gündemin 87’nci sırasında, 100’üncü sırasında bekleyecek ve hiçbir şekilde görüşülmeyecekse, Meclisin denetim yapma hakkı ve denetim yapma sorumluluğu, yetkisi, AKP Grubunun çoğunlunun bu ısrarı nedeniyle, kendi tarzındaki grup kararı ısrarı nedeniyle hiçbir zaman görüşülemeyecek, yani muhalefetin hiçbir önerisi hiçbir zaman gündeme alınma şansını, fırsatını bulamayacak demektir.

Bu vesileyle aslında -Sayın Elitaş da ifade ettiler- İç Tüzük’te gerçekten ciddi düzenlemelere ihtiyaç var. Yani bu konuda bir uzlaşma komisyonu da kuruldu. Alternatif bir İç Tüzük önerisi taslağı hazırlandı ve bütün gruplara da bu iletildi. Gönül isterdi ki bu İç Tüzük tartışmaları bütün gruplar tarafından hızlı bir şekilde değerlendirilsin ve gerçekten de muhalefetin de hakkının korunduğu, yeni, çağdaş, demokratik bir İç Tüzük anlayışıyla, katılımcılığı esas alan, hem Genel Kurulda hem komisyonlarda hem Meclis dışında özellikle sivil toplum örgütlerinin katılımını esas alan, dikkate alan bir İç Tüzük tartışması kendi gündemimizde acil bir şekilde oluşabilseydi. Ama bu İç Tüzük’le, mevcut İç Tüzük’le Genel Kurul çalışmalarının sağlıklı bir şekilde işleyebilmesinin tek şartı iktidar ve muhalefetin ortaklaşabilmesidir, yani karşılıklı diyalogla gündemi oluşturabilmesi, birbirinin hassasiyetlerini dikkate alan bir yaklaşımla Danışma Kurulu kararlarını alabilmesi. Bunun dışında gerçekten hiçbir yol yok. Özellikle 4 grubun Mecliste bulunduğu ve 3 grubun da muhalefet ettiği bir Genel Kurul çalışma sisteminde iktidarın muhalefetle -asgari düzeyde en azından- diyalog sağlaması ve uzlaşma arayışları içerisinde olması dışında gerçekten bu İç Tüzük’ü işletmenin veya Genel Kurulu işletmenin çok da mümkün olmadığını arkadaşlarımız takdir ediyordur.

Bu nedenle, bu gündem eğer belirlenemiyorsa buradaki sorunun, sıkıntının veya bunun sorumlusunun muhalefet olarak algılanması son derece yanlış olur. Burada uzlaşmaya gelmeyen, uzlaşma konusunda herhangi bir adım atmayan AKP Grubunun sorumluluğunun altını çizmek gerekir, bunu bir defa teslim etmek gerekir arkadaşlar.

DTP Grubu olarak bugün oluşacak gündem içerisinde “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmının 87’nci sırasındaki araştırma önergesinin ön görüşmelerinin en azından öne alınması, bizim açımızdan ve şüphesiz ki toplumun tamamı, Türkiye’nin tamamı açısından da son derece hassas, önemli bir konudur.

Dışarıda başka şeyler tartışılırken, toplumun, halkın gündeminde başka şeyler varken Meclisin başka konuları tartışıyor olması veya tartışacak olması, gündemi bu şekilde belirlemesi elbette ki muhalefetin tepkisine yol açar.

Bu nedenle, değerli arkadaşlar, biz, önergemiz oylamaya sunulmadan önce değerli iktidar milletvekillerinin, iktidar grubuna mensup milletvekillerinin bu hususları en azından bir kez daha düşünmelerini, tartışmalarını arzu ediyoruz. Eğer gerçekten Genel Kurul işletilmek isteniyorsa; ki, bütün milletvekilleri eminim ki iktidarıyla muhalefetiyle Genel Kurulun sağlıklı bir şekilde çalışması, üretmesi ve burada harcanan emeğin, zamanın, toplumun yararına bir sonuç çıkarması için herkes iyi niyetle burada bulunuyor ve gayret sarf ediyor; bunun için de asgari bir ortaklaşma ve diyalogda biz ısrarcıyız. Eğer Danışma Kurulları bu şekilde es geçilir ve sadece grup önerileriyle önümüzdeki bir ayın bütün gündemi, bütün çalışma saatleri bu şekilde belirlenirse, burada muhalefetin bulunmasının hiçbir anlamı olmaz, iktidar tek başına gündemi belirler, çalışma saatlerini belirler, “Muhalefeti tanımıyorum, muhalefeti saymıyorum, muhalefet yokmuş gibi davranıyorum.” sonucu çıkar. Niyeti bu olmasa bile, böyle bir niyetten hareket ederek sayın grup başkan vekillerimiz bunu yapmamış olsa bile sonuçta ortaya çıkan durum böyle bir şeye tekabül eder ki… Gönül isterdi ki, bugüne kadar onlarca defa yaptığımız gibi Danışma Kurulunda oy birliğiyle önerileri Danışma Kurulu önerisi olarak getirebilmiş olsaydık ama bu sağlanamadığı için… Aslında dün bunun sağlanmasını beklerdik, gerçekleşmedi. Bugün her grubun kendi farklı, ayrı önerisi vardı. Bizim önerimiz de dikkate alınmayınca biz de ayrı bir grup önerisiyle bu hususu sizlerin gündemine, Genel Kurulun takdirlerine sunmak istedik. Eğer, değerli arkadaşlar, bu grup önerileri konusunda bir hassasiyet gösterir, muhalefetin önerilerini de dikkate alan bir yaklaşım sergileyecek olurlarsa, elbette ki AKP Grubunun da önerileri gündeme alınır, tartışılır. Şüphesiz onlar arasında çok önemli kanunlar, yasa tasarıları var; bir an önce Türkiye’de ve özellikle Avrupa Birliği süreciyle ilgili olarak çıkarılması gereken tasarılar var, bunların öne alınması önerileri var. Bunları destekliyor olmakla birlikte, en nihayetinde Danışma Kurulunda bu konsensüsün sağlanmamış olması ayrı bir grup önerisiyle sizlerin huzurlarına çıkma, sizlerin desteğini isteme gibi bir zorunluluğu getirmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Selahattin Demirtaş (Diyarbakır). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selahattin-demirtas-23-2009-05-27-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
