# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selami Yiğit (CHP, Kars)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Selami Yiğit (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 459 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SELAMİ YİĞİT (Kars) - Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan İş Kanunu Tasarısının "sgarî ücret" başlıklı 39 uncu maddesi üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak için söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, asgarî ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik koşullarına göre onurlu yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu bir ücrettir. Asgarî ücretin amacı, asgarî ücretin önemi, çalışma barışını sağlamaktır ve Anayasanın 2 nci maddesinde yerini bulan sosyal devlet ilkesinin vazgeçilmez bir koşuludur.

Değerli milletvekilleri, biliyorsunuz, asgarî ücretle çalışan insanlar, herhangi bir sermaye birikimine sahip olmayan ve hayatını çalışarak geçirmek zorunda kalan insanlardır ve bu insanların, ne yazık ki, ekonomik açıdan pazarlık güçleri yoktur. Oysaki, Türkiye'deki asgarî ücret belirleme konusundaki çalışmalarda ve asgarî ücret tespit komisyonundaki müzakerelerde, ne yazık ki, asgarî ücret, bir pazarlık konusu yapılmaktadır.

Uluslararası anlamda, asgarî ücret, düşük ücretlere karşı koruma ilkesi getirmektedir. O halde, ücretlerin belli bir seviyenin altına düşmesini engellemek için asgarî ücret müessesesi ortaya çıkmıştır. Oysaki, Türkiye'de belirtilen, tespit edilen asgarî ücret miktarları, ne yazık ki, düşük ücretler düzeyinde gerçekleşmektedir. Öte yandan, ekonomik krizler -hepimizin de bildiği gibi- öncelikle yoksul insanları, asgarî ücretle çalışmak durumunda olan işçileri etkilemektedir. Asgarî ücretin amacı, gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırmak, çalışanların refah düzeyini yükseltmektir; yani, diğer bir deyişle, çağdaş anlamda asgarî ücret, işçilerin satın alma güçlerinin daha da artmasına sebep olmalıdır. Ne yazık ki, Türkiye'de, her geçen yıl, asgarî ücretin oranlarının reel olarak düşmesi, işçilerin satın alma gücünü aşağıya çekmektedir.

Değerli milletvekilleri, IMF'yle olan stand-by anlaşmalarında, ücretlerin hedeflenen enflasyona göre belirlenmesi dayatmasıyla, Türkiye olarak, karşı karşıya kalmaktayız. Hedeflenen enflasyon... Biliyorsunuz, hükümetler kurulduğu zaman bir enflasyon hedeflemesi yaparlar. Örneğin, eğer reel ekonomik gerçekler enflasyonun yüzde 50 olacağını gösteriyorsa, hükümetler tabiî ki, doğal olarak enflasyonu yüzde 50'ye çekeceğiz diyemezler, yüzde 25'e, yüzde 20'ye çekeceğiz derler. Böyle bir anlayışla ne yazık ki asgarî ücret tespiti yapılmaktadır. Yani IMF'nin dayatmalarıyla biz asgarî ücreti belirliyoruz ve ihtiyaç duyulan, olması gereken rakamların ne yazık ki, sadece ve sadece yarısını belirliyoruz.

58 inci hükümet döneminde tespit edilen ve 1 Ocak 2003'ten itibaren geçerli olan asgarî ücret, ne yazık ki, az önceki konuşmacı arkadaşımızın da belirttiği gibi, işçi kesiminin rızası alınmadan belirlenmiştir. Hepinizin de bildiği gibi, asgarî ücret brüt olarak 306 000 000 ve net olarak 226 000 000 dur; yani sadece ve sadece karın doyurmaya dönük felsefesiyle hazırlanan asgarî ücret miktarı, bir kişinin, bir işçinin günde 7 500 000 liradan fazla para harcamasına engel olan bir ücrettir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de son olarak tespit edilen asgarî ücret, gelir dağılımını altüst etmiştir, yoksulluğu daha da bir derinleştirmiştir ve sosyal devlet ilkesini tamamen altüst etmiştir.

Şimdi, sizlere, asgarî ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgarî Ücret Yönetmeliğini okuyorum:

"İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını, günün fiyatları üzerinden asgarî düzeyde karşılamaya yetecek ücrettir. "

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Selami Yiğit (CHP, Kars). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
