# Mera kanunu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.tas.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selami Yiğit (CHP, Kars)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim
- **Tarih:** 26 Mayıs 2004
- **Gündem:** MERA KANUNU İLE BAZI KAN.DEĞ.YAP.HAK.KAN.TAS.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2004-05-26-mera-kanunu-ile-bazi-kan-deg-yap-hak-kan-tas

> Selami Yiğit (CHP), 26 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERA KANUNU İLE BAZI KAN.DEĞ.YAP.HAK.KAN.TAS.); konuşma 523 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA SELAMİ YİĞİT (Kars) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 5 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yerel yönetimlerin arsa politikaları içinde tarım topraklarının korunması yaşamsal önem taşır. Buna karşın, tarım alanları, çayır ve meralar, ormanlar ve kıyılar, hızlı kentleşme, denetimsiz ve düzensiz sanayileşmeyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu bağlamda, nitelikli tarım alanları, su havzaları, çayır ve meralar ve kıyıları koruyucu mevzuat hükümlerinin her ölçekteki planlarda dikkate alınması ve ilgili kurumlardan olumlu görüş alınmadan bu alanların yerleşmeye açılmaması sağlanmalıdır; ancak, görüşmekte olduğumuz Mera Kanunundaki değişiklik tasarısında bu hususların dikkate alınmadığı görülmektedir. Tasarıya eklenen geçici 3 üncü maddeyle "belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır" hükmü getirilmektedir.

Mera tahribatını artıracağına inandığım bu değişikliğin bir imar affı anlamına geldiğini düşünüyorum. Bu uygulama, ileride, tarih değiştirilerek devamlılık arz edecektir. Meralar üzerindeki konut ve fabrika sayıları artmaya başlayacaktır. 4342 sayılı Mera Kanununun 14 üncü maddesinin (d) bendinde bu husus zaten yer almaktadır; ancak, geçici maddeyle, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan yerler de tasarıya dahil edilmiştir; böylece, mera alanlarında yapılaşma yasal hale getirilmek istenmektedir. Bu değişiklikle, özellikle büyük şehirlerde ve turizm bölgelerinde büyük rantlar elde edilecektir. Diğer bir ifadeyle, hükümet, vasfını yitirmiş orman arazilerinin imara açılmasıyla ilgili ve kamuoyunda 2/B yasası olarak bilinen yasayla alamadığı yerleri, acaba, bu değişiklikle mi almak istemektedir? Ayrıca, meraların bu vasıflarını kaybedip kaybetmediğini belirlemek amacıyla yapılacak tespit ve tahdit çalışmaları, daha önceki yasada olduğu gibi, belirsizliğini korumaktadır.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz tasarıda, bu çalışmaları yapan teknik ekip üyelerinin yeniden belirlenmesi, ıslah projeleri ve 1/ 5000 ölçekli harita yapım ihalelerinde yıllara sâri taahhütte bulunma yetkisi getirilmesi, ormanlık alanlardaki meraların tespitinde yetkinin valiliklere devredilerek tespit ve tahdit sürelerinin kısaltılması gibi, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçların ve aksaklıkların giderilmesinin amaçlandığı belirtiliyor. Bu konuyla ilgili olarak, daha önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatları tarafından Mera Kanunu uygulamaları konusunda şimdiye kadar gerçekleştirilen çalışma sonuçları ve görülen aksaklıklarla ilgili eksiklik ve yanlışlık olarak nitelendirilen hususların değerlendirildiği bir rapor hazırlanarak bir dilekçeyle Sayın Bakana iletilmişti; ancak, Bakanlığın, bu tasarıyı hazırlarken, Türkiye genelinde maddî ve sosyal kayıplar oluşturan bilgi ve uyarıları dikkate almadığı anlaşılmaktadır.

Türkiye genelindeki mera kadastro çalışmalarının Mera Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde tamamlanması planlanıyordu; ancak, Bakanlığa sunulan raporda belirtildiği üzere, aradan altı yıla yakın süre geçmesine rağmen, kadastro çalışmalarının ancak yüzde 10'u tamamlanabilmiş olup, bu çalışmalar sırasında yapılan yanlışlık ve eksiklikler neticesi, çalışma sonuçları da usul ve esas yönünden iptal edilecek niteliktedir; fakat, tasarıdan anlaşılıyor ki, bu konuda, Bakanlık, bahsedilen eksiklikleri gözönünde tutmamıştır.

Tespit ve tahdit çalışmaları, yine, yetersiz elemana sahip yerel yönetimlere ve özel işletmelere bırakılmaktadır. Ayrıca, bu çalışmaların hangi esaslara göre yapılacağı da tasarıda net değildir.

Değerli milletvekilleri, yerel yönetimlerin, bu çalışmaları, siyasî ve yerel güç odaklarının etkilerinden bağımsız yapacağı kanaatinde değilim. Tüm bunlardan anlaşılmaktadır ki, hükümetin bu değişikliği yapmaktaki tutumu, meralar ve onu kullanan köylülerden yana değildir. Türk tarımına ve hayvancılığına geri dönüşü olmayacak zararlar verecek olan bu maddenin tasarıdan çıkarılması gerekmektedir.

Sözlerimi tamamlarken, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Selami Yiğit (CHP, Kars). “Mera kanunu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.tas”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2004-05-26-mera-kanunu-ile-bazi-kan-deg-yap-hak-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
