# Türkiye yatırım destek ve tanıtım ajansı kurulması hakkında kanun (s.s 1202)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selami Yiğit (Kars)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 20 Haziran 2006
- **Gündem:** TÜRKİYE YATIRIM DESTEK VE TANITIM AJANSI KURULMASI HAKKINDA KANUN (S.S 1202)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2006-06-20-turkiye-yatirim-destek-ve-tanitim-ajansi-kurulmasi-hakkinda-kanun-s-s

> Selami Yiğit, 20 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE YATIRIM DESTEK VE TANITIM AJANSI KURULMASI HAKKINDA KANUN (S.S 1202)); konuşma 1.565 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PAR­TİSİ GRUBU ADINA SELAMİ YİĞİT (Kars) - Sayın Baş­kan, değer­li mil­let­vekil­leri; Tür­kiye Yatırım Des­tek ve Tanıtım Ajan­sı Kurul­ması Hak­kın­daki Kanun Tasarısının tümü üzerin­de, Anavatan Grubu adına söz al­mış bulunuyorum; hepinizi say­gıy­la selam­lıyorum.

Değer­li mil­let­vekil­leri, araş­tır­malara göre, Tür­kiye, Çin'den son­ra, en faz­la yaban­cı ser­maye çek­me potan­siyeline sahip dün­yadaki ikin­ci ül­kedir. Yaban­cı ser­maye çek­me nok­tasın­da, daha alt sıralar­da yer alan Brezil­ya ise, yıl­da or­talama 30 mil­yar dolar­lık yaban­cı yatırımı ül­kesine çekebil­mek­tedir. Böy­le bakıl­dığın­da, potan­siyeli daha yük­sek olan Tür­kiye'nin, Brezil­ya'dan daha faz­la, yani, yıl­da 30 mil­yar doların üzerin­de yaban­cı ser­mayeyi çekebil­mesi müm­kün­dür. An­cak, gerek­li alt­yapının ol­maması, bürok­ratik en­gel­ler, is­tik­rar­sız­lık­lar ve stratejik bir plan­lama yapıl­maması nedeniy­le, uzun yıl­lar, ül­kemize yaban­cı ser­maye girişi maalesef çok düşük seviyede ol­muş­tur. 2000 yılına kadar yaban­cı ser­maye girişi yıl­lık or­talama 1 mil­yar dolar düzeyin­de kal­mış­tır. Oy­sa, büyük öl­çek­li is­tih­dam yaratan, tek­noloji trans­feri sağ­layan, ih­racata dönük yaban­cı yatırım, bir­çok ül­kenin kal­kın­masın­da hayatî rol oy­namış­tır. Bu nok­tada, İr­lan­da ve Macaris­tan'ı ör­nek gös­terebiliriz. Yir­mi yıl kadar ön­ce, Av­rupa'nın en yok­sul ül­kesi olan İr­lan­da, doğ­ru bir stratejik plan­lama ve teş­vik­ler­le yaban­cı yatırım­cıyı ken­disine çekerek, ekonomik kal­kın­ma sağ­lamış­tır. Macaris­tan da, ay­nı şekil­de, otomotiv sanayii ve bilişim tek­nolojisini ül­kesine çekerek, büyük bir ham­le yap­mış­tır. Peki, bu ül­keler, yaban­cı ser­mayeyi çek­mek için neler yap­mış­lar­dır? Ör­neğin, İr­lan­da, yatırım yapacak yaban­cı sek­tör­lere bedava arazi tah­sis et­miş, uzun vadeli ver­gi in­dirim­leri ve teş­vik­ler sağ­lamış, çok el­veriş­li is­tih­dam politikaları geliş­tir­miş, bürok­ratik iş­lem­leri en aza in­dir­gemiş­tir. Biz­de ise, ül­kemiz ekonomisinin gelişimin­de hayatî önemi bulunan yaban­cı ser­mayenin gel­mesini bırakalım teş­vik et­meyi, en­gel­lemek için âdeta elimiz­den geleni yap­mışız. Bin­ler­ce kişiye sürek­li iş im­kânı yaratacak ve ih­racata dönük yatırım yapacak olan Ford Fir­masına İz­mit'te tah­sis edilen arazinin, sırf siyasî amaç­lar­la, Mec­lis soruş­tur­ma ve araş­tır­ma konusu ol­duğu unutul­mamalıdır.

Ül­kemiz­de yaban­cı yatırım­ların ar­tırıl­masını stratejik olarak plan­layacak ve or­ganize edecek bir kurumun şim­diye kadar ol­maması, büyük bir ek­sik­lik­tir. Nitekim, bu ek­sik­lik, Av­rupa Bir­liğinin iler­leme raporun­da da vur­gulan­mış, son olarak 2005 iler­leme raporun­da da yaban­cı yatırım­ları or­ganize edecek bir kurumun bulun­maması eleş­tiril­miş­tir. Görüş­mek­te ol­duğumuz tasarı, bu açıdan bakıl­dığın­da Av­rupa Bir­liği sürecin­de önem­li bir ek­sik­liği gider­meye yönelik­tir; an­cak, tasarıyı in­celediğimiz­de kurumun iş­levini nasıl yerine getireceği konusun­da pek çok muğ­lak­lık var­dır.

Değer­li mil­let­vekil­leri, tasarıy­la il­gili eleş­tirilerimize geç­meden ön­ce, ül­kemize son yıl­lar­da ar­tan yaban­cı ser­maye girişine iliş­kin bazı kay­gılarımızı dile getir­mek is­tiyorum. Sayın Baş­bakan "büyük yatırım­cılar Tür­kiye'ye akın akın gel­meye baş­lamış­tır" diye övün­mek­tedir. Sayın Baş­bakanın deyimiy­le son üç yıl­da Tür­kiye'ye 11 622 yaban­cı ser­maye girişi ol­muş, 6 000 yaban­cı ser­mayeli şir­ket kurul­muş­tur. Yaban­cı ser­maye girişini değer­len­dirir­ken han­gi alan­lara han­gi yaban­cı ser­maye girişinin sağ­lan­dığı önem taşımak­tadır.

Bir yıl kadar geriye dönüp bakacak olur­sak, 10 Nisan 2005'te, Türk Ekonomi Ban­kasının yüz­de 84'üne sahip olan TEB Malî Yatırım­ların yüz­de 50'si 216 000 000 dolara Fran­sız BNP Paribas Fir­masına satıl­mış­tır. 11 Nisan 2005'te, Dış­ban­kın yüz­de 89 his­sesi 985 000 000 euroya Hol­lan­da-Bel­çika finan­sal grubu For­tis'e satıl­mış­tır. 24 Ağus­tos 2005'te, Garan­ti Ban­kasının his­sedarı olan Doğuş Grubu, Ban­kanın yüz­de 25 his­sesinin General Elec­tric'e satışı konusun­da an­laş­maya var­mış­tır. 28 Ey­lül 2005'te, Yapı Kredi Ban­kasının yüz­de 57'si İtal­yan Unic­redit ile Koç Hol­ding or­tak­lığı olan Koç­ban­ka 1 188 000 000 euroya satıl­mış­tır. 13 Aralık 2005'te C Bank'ın yüz­de 57'si İs­rail­li Bank Hapoalim'e 113 000 000 dolara satıl­mış­tır. 3 Nisan 2006'da Finans­ban­kın yüz­de 46'sı Yunan­lı National Bank'a 2,3 mil­yar euroya satıl­mış­tır. 8 Mayıs 2006'da Tek­fen­ban­kın yüz­de 70'i Yunan­lı EFG'ye satıl­mış­tır. 29 Mayıs 2006'da Deniz­ban­kın yüz­de 75'i 2,4 mil­yar dolara Fran­sa-Bel­çika or­tak­lığı olan Dexia'ya satıl­mış­tır.

Değer­li mil­let­vekil­leri, lis­teyi uzat­mak müm­kün. Bu kuruluş­lar, ül­kemizin özel sek­töre ait en kâr­lı ban­kaları ve finans­man kuruluş­larıdır. Ban­ka ve finans kuruluş­ları dışın­da, özel­leş­tir­me port­föyü için­de bulunan büyük iş­let­meler de yaban­cı ser­mayenin il­gi alanın­da yer al­mak­tadır. Kısaca bun­lara göz atalım: Türk Telekom 6,5 mil­yar dolara Oger'e satıl­mış­tır. Tel­sim 6 152 000 000 dolara Vodafon'a satıl­mış­tır. TÜP­RAŞ'ın 14,76'sı, ip­tal edilen Galataport­la adını duy­duğumuz Ofer'e, üs­telik İs­tan­bul Men­kul Kıy­met­ler Bor­sasının yüz­de 10 ek­siğine, yani, 500 000 000 dolara satıl­mış­tır. Zin­cir­likuyu Dubai Kuleleri ise El Mak­tum'a veril­miş­tir.

Değer­li mil­let­vekil­leri, Sayın Baş­bakanın "akın akın geliyor­lar" diye övün­düğü yaban­cı ser­mayenin büyük bir bölümü, en kâr­lı ban­kalarımız ile en kâr­lı kuruluş­larımıza il­gi gös­ter­mek­tedir. Son iki yıl için­de yapılan özel­leş­tir­meler ve satış­lar­la Tür­kiye'de yaban­cıların ban­kalar­daki payı yüz­de 80'e, bor­sadaki büyük­lük­leri ise yüz­de 65'e çık­mış­tır. Bu oran­lar kay­gı verici düzey­dedir.

Sırada ener­ji ihaleleri, İs­tan­bul Büyük­şehir Belediyesinin doğal­gaz ihaleleri ve liman­lar var­dır. Oy­sa, des­teğe ger­çek­ten ih­tiyacımız olan pek çok yatırım alanına, Hükümetin becerik­siz­liği yüzün­den, yaban­cı ser­maye uzak dur­mak­tadır. Ör­neğin, otomotiv şir­keti Güney Koreli Hyun­dai'nin, is­tih­dam yaratacak 1,2 mil­yar dolar­lık yatırımı Çek Cum­huriyetine kay­mış­tır. Daha faz­la yatırım için niyet­lenen Ford'u ür­kütüyoruz. Peki, Sayın Baş­bakanın deyimiy­le "akın akın" gelen bu yaban­cı ser­maye, ekonomimizin büyüme potan­siyeline ne gibi bir kat­kıda bulun­muş­tur? İs­tih­damı ar­tıracak hiç­bir yatırıma gidil­mediği, ar­tan iş­siz­lik rakam­larıy­la or­tadadır. Ar­tan cari açık da, ih­racata yönelik her­han­gi bir yatırımın yapıl­madığını gös­ter­mek­tedir. En vahimi de, yak­laşık iki ay­dır yaşanan güven­siz­lik or­tamı, yeni bir yatırım ve is­tih­dam im­kânı yarat­mayan ve al­dık­ları hazır şir­ket­leri çalış­tıran yaban­cı ser­mayeyi çekil­meye it­miş­tir. Daha bir haf­ta için­de piyasalar­da yaşanan dal­galan­maya Mer­kez Ban­kasının müdahale et­mek zorun­da kal­ması, gelen sıcak­paranın da ar­tık git­tiğinin en açık gös­ter­gesidir. Bu güven­siz­lik or­tamı, ulus­lararası kredi kuruluş­larını da, Tür­kiye'nin ekonomik gös­ter­gelerini ve kredi notunu yeniden değer­len­dir­me eğilimine sok­muş­tur.

Değer­li mil­let­vekil­leri, çar­şam­ba günü, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Plan ve Büt­çe Komis­yonun­da, Baş­bakan Yar­dım­cısı Sayın Ab­dül­latif Şener'in, Dokuzun­cu Yedi Yıl­lık Kal­kın­ma Planıy­la il­gili sunumunu din­ledik. Kal­kın­ma Planın­da da belir­til­diği gibi, geç­tiğimiz 2005 yılın­da ül­kemize 9,7 mil­yar dolar bir yaban­cı ser­maye girişi ol­muş­tur. Yaban­cı ser­mayenin girişi is­tih­dam im­kân­larının art­masına yaramamış; ama, Sayın Bakanın da vur­guladığı gibi, giderek ar­tan cari açığın yüz­de 42'si doğ­rudan yaban­cı ser­mayey­le finan­se edilebil­miş­tir.

Rekabet gücünün ar­tırıl­ması, is­tih­damın ar­tırıl­ması, beşerî geliş­me ve sos­yal dayanış­manın güç­len­diril­mesi, böl­gesel geliş­menin sağ­lan­ması ve kamu hiz­met­lerin­de kalite ve et­kin­liğin ar­tırıl­ması ek­sen­leri üzerine otur­tulan Dokuzun­cu Kal­kın­ma Planı Stratejisinin hayata geçiril­mesi için de, yaban­cı ser­mayenin ül­kemize çekil­mesinin büyük önemi var­dır; an­cak, bu konuya Hükümetin bakış açısın­da çok büyük ek­sik­lik­ler ol­duğunu belirt­meliyim.

Yaban­cı ser­mayeyi çek­mek ve yaban­cı ser­mayenin ekonomiye iv­me kazan­dır­masını is­tiyor­sanız, çok yön­lü ve kap­sam­lı bir reform prog­ramını ay­nı an­da hayata geçir­meniz gerek­lidir. Bunun için ön­celik­le yapıl­ması gereken üç şey var­dır: Rüş­vet ve yol­suz­luk ön­len­melidir, kayıt­dışılık ön­len­melidir, cid­dî bir ver­gi refor­muy­la bir­lik­te teş­vik sis­temi yeniden göz­den geçiril­melidir; çün­kü, yatırım­lara ay­rılan her 3 liradan 1 lirasının rüş­vet ve yol­suz­luk­lara git­tiği; Tür­kiye'de yatırım yapanın, ben­zine, lit­re başına, Amerika Bir­leşik Dev­let­lerin­de yatırım yapan­dan 1 dolar faz­la ödediği; is­tih­dam ver­gilerin­de yüz­de 42'yle, Gelir Ver­gisin­de yüz­de 45'le dün­ya rekoru kır­dığı; her 100 kişiden 45'inin kayıt­dışı çalış­tırıl­dığı; faiz­lerin, bırakın düş­meyi yük­sel­me eğilimine gir­diği; teş­vik adı al­tın­da, kal­kın­mada ön­celik­li yörelerin içerisine politik amaç­lar­la geliş­miş bazı il­lerin de dahil edil­diği, zaten kıt olan kay­nak­ların siyasî rant el­de et­mek amacıy­la sav­rul­duğu bir ül­keye, yatırım amaç­lı yaban­cı ser­maye çek­mek ger­çek­ten müm­kün değil­dir.

Sayın Baş­kan, değer­li mil­let­vekil­leri; bu genel değer­len­dir­melerin ar­dın­dan tasarıya yönelik bir­kaç eleş­tiriyi dik­katinize sun­mak is­tiyorum.

Kuruluş yasasını görüş­tüğümüz Tür­kiye Yatırım Des­tek ve Tanıtım Ajan­sının iş­leyişine iliş­kin bazı temel belir­siz­lik­ler var­dır.

Tasarıda, hem Ajan­sın idarî ve malî özerk­liğe sahip bir kuruluş olacağın­dan söz ediliyor hem de bu kuruluş Baş­bakan­lık­la iliş­kilen­diriliyor. Böy­lesine önem­li bir iş­lev görecek olan Ajan­sın ger­çek­ten ekonomiye kat­kısının sağ­lan­ması is­teniyor­sa, bağım­sız bir kurul olarak, siyasî et­kiler­den uzak bir biçim­de düzen­len­mesi gerekir­di.

Ajan­sın Danış­ma Kurulunun yapısın­da belir­siz­lik­ler var­dır. Tasarının 5 in­ci mad­desi, Danış­ma Kurulunun, Baş­bakan tarafın­dan belir­lenen bakan­lar ve özel sek­tör tem­sil­cilerin­den oluş­masını ön­görüyor. Bu bakan­lar ve özel sek­tör tem­sil­cileri han­gi bakan­lık­ların tem­sil­cileridir, kaç kişiler­dir, bu bel­li değil­dir. Böy­lesine önem­li bir ajan­sın Danış­ma Kurulunun oluşumunun baş­bakan­ların tak­dirine bırakıl­ması doğ­ru değil­dir.

Ajans­ta is­tih­dam edilecek per­sonele ödenecek üc­ret­lerin de Baş­bakanın tak­dirine bırakıl­ması doğ­ru değil­dir.

Tasarının 10 un­cu mad­desi, ajan­sın baş­kanı ile diğer per­sonelinin üc­ret ve diğer malî hak­larının üst sınırının Baş­bakan tarafın­dan belir­len­mesini ön­görüyor ki, eğer bu kuruluş bir kamu kuruluşu ise, böy­le bir per­sonel rejimi politikası, mev­cut yasal düzen­leme ve uy­gulamalara ters düş­mek­tedir. Bu fık­ray­la getirilen ve tamamen baş­bakan­ların tak­dirine bırakılan bir üc­ret politikası, is­ter is­temez ak­lımıza ül­kemize daha faz­la yaban­cı ser­maye çek­mek amacına yönelik olarak oluş­turulan Kurumu, bir an­lam­da ik­tidarın ar­ka bah­çesi haline getir­me niyetini gös­ter­mek­tedir.

Tür­kiye Yatırım Des­tek ve Tanıtım Ajan­sının büt­çesine iliş­kin de belir­siz­lik­ler var­dır.

Tasarının 9 un­cu mad­desin­de yer alan, ajans tarafın­dan üc­ret kar­şılığı sağ­lanabilecek çeşit­li hiz­met­ler kar­şılığın­da el­de edilecek gelir­ler­le kas­tedilenin ne ol­duğu belir­siz­dir.

(c) fık­rasın­da "ger­çek ve tüzel­kişiler­den sağ­lanan yar­dım ve bağış­lar" denil­mek­tedir. Bu yar­dım ve bağış­ları han­gi kuruluş­lar ya da kim­ler, ne amaç­lar­la yapacak­lar­dır? Baş­bakan­la doğ­rudan il­gili bir kurum ol­masına kar­şın, Ajan­sın denetimi Sayış­taya bırakıl­mış­tır. Sayış­tayın Ajan­sa yönelik denetim rapor­larının nereye verileceği ve bu rapor­lar­la il­gili ne gibi iş­lem yapılacağı belir­siz­dir. Ajan­sın kuruluşuy­la bir­lik­te, Hazine Müs­teşar­lığı bün­yesin­de bulunan ve as­lî görevi ül­kemiz yatırım olanak­larının yurt dışın­da tanıtımını yapan Hazine Müs­teşar­lığı bün­yesin­deki Yaban­cı Ser­maye Genel Müdür­lüğünün faaliyet­leri ne olacak­tır? Bu kurumumuzun faaliyet­lerine son veril­meyecek­se, iki kurumun görev alan­larının çatış­ması nedeniy­le or­taya çıkabilecek kar­gaşa nasıl giderilecek­tir?

Değer­li mil­let­vekil­leri, tasarıda gör­düğümüz bu ek­sik­lik ve belir­siz­lik­ler, ger­çek­ten, ül­kemiz ekonomisinin büyük ih­tiyaç duy­duğu, daha faz­la yaban­cı ser­maye çek­mek ve bun­ları yatırıma yönelt­mek amacıy­la oluş­turul­ması gereken Tür­kiye Yatırım Des­tek ve Tanıtım Ajan­sını et­kisiz kılacak­tır.

Söz­lerimi, cum­huriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk'ün 1923 yılın­da İz­mir İk­tisat Kon­gresin­de yap­tığı konuş­masın­dan bir alın­tıyı günümüz Türk­çesiy­le ak­tar­mak is­tiyorum.

Şöy­le diyor Atatürk: "Sanıl­masın ki, ekonomi alanın­da düşünür ve konuşur­ken yaban­cı ser­mayeye kar­şıyız. Bizim ül­kemiz, buraya gelecek olan yaban­cı ser­mayenin on­lar adına yöneticisidir. Daha faz­la is­tih­dam yarat­maya ve ser­mayeye ih­tiyacımız var. Kanun­larımıza uy­mak koşuluy­la, yaban­cı ser­mayeye gereken her tür­lü teminatı ver­meye her zaman hazırız. Yeter ki, yaban­cı ser­maye bizim çalış­ma hayatımıza ve ekonomimize katıl­sın ve hem ül­kemiz hem de on­lar için yarar­lı ol­sun."

Değer­li mil­let­vekil­leri, bu biçimiy­le Tür­kiye Yatırım Des­tek ve Tanıtım Ajan­sının bek­lenen fay­dayı sağ­lamayacağına inanıyor, hepinize say­gılar sunuyorum. (Anavatan Par­tisi sıraların­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Teşek­kür ediyoruz Sayın Yiğit.

Sayın mil­let­vekil­leri, şahıs­ları adına, Nev­şehir Mil­let­vekili Sayın Os­man Sey­fi… Yok.

Deniz­li Mil­let­vekili Sayın Os­man Nuri Filiz; buyurun. (AK Par­ti sıraların­dan al­kış­lar)

---

**Kaynak gösterme:** Selami Yiğit (Kars). “Türkiye yatırım destek ve tanıtım ajansı kurulması hakkında kanun (s.s 1202)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2006-06-20-turkiye-yatirim-destek-ve-tanitim-ajansi-kurulmasi-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
