# İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim
- **Tarih:** 2 Ekim 2024
- **Gündem:** İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=127291
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2024-10-02-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Selcan Taşcı (İYİ Parti), 2 Ekim 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 560 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yeni yasama yılının Genel Kurulun makulde ortaklaştığı zeminlerin çoğalmasına vesile olmasını diliyorum.

Üst üste çok travmatik olaylara tanık olduk ve her birinin merkezi, mağduru, maktulü hatta bazılarının katili birdi: Çocuklar, çocuklarımız. Kayıp çocuklar, katledilen, istismara uğrayan, aç, işçi, bağımlı ve dediğim gibi, katil çocuklar. Biz bugün, bütün bu çocukları koruyabileceğimiz, çevrelerinden korumak gerekiyorsa çevrelerinden, okullarından, yurtlarından, cemaatlerinden, cemiyetlerinden hatta ailelerinden korumak gerekiyorsa ailelerinden koruyabileceğimiz; üstün yararı kollanan yegâne öznenin çocuk olduğu bir yeni sosyal politika inşasının temelini atalım ve geleceğe hayırla anılacak bir miras da bırakalım diye verdik aslında bu önergeyi. Haftalarca, biliyorsunuz, Narin’i konuştu Türkiye, biz bir kere daha Narin’i, Narinleri konuşmak durumunda kalmayalım diye verdik önergemizi. Narin’den sonra çok şey konuşuldu ama hiç konuşulmayan, o köyde Narin’den önce de şüpheli şekilde ve neredeyse periyodik bir takvim dâhilinde can veren onlarca çocuktan sonra da hiç konuşulmayan, cumhuriyetin 101'inci yılında yüz yıl boyunca hiç konuşulmayan feodaliteyi de konuşalım mesela. Milletvekillerine bile bildiklerini susturan, bir hukuk devletinde görünmez paralel yasaları, kuralları olan ve vicdanları susturan o derin, köklü suç ortaklığı yapılanmasını, bir kör karanlığı da aydınlatalım istiyoruz.

Narin’le aynı günlerde Tekirdağ'da da bir trajedi yaşandı. 2 yaşında bir bebek 13-14 yaşında 2 çocuğun tecavüzüne uğradı. Gördük ki koruyamadığımız sadece Sılalar, Narinler değildi. Şimdi, doğal olarak öfkeyle andığımız o 2 çocuğu da koruyamamıştık ki böyle birer caniye dönüşmüşlerdi; işte, bunu da konuşalım istiyoruz. Çocuk doğduğu andan itibaren onu kötülükle enfekte olma ihtimali bulunan her ortam ve durumdan korumayı; annesi dâhil, babası dâhil… Çünkü bir çocuk gözünü suç beşiğine açıyorsa ve biz buna göz yumuyorsak aslında ihmallerimizle biz uzun vadede kendi katillerimizi, tecavüzcülerimizi büyütüyoruz, bir yandan da bu kirli düzene kurbanlar büyütüyoruz. Sıla’nın bağımlı bir anneye emanet edilmesi, müzikhol âleminde, bağımlı eş dost arasında büyümesi ve böyle büyüyüp de mağdur olmama ihtimali var mıydı? Ona güvenle yaşama imkânını sunamamakta hiçbirimizin vebali yok mudur gerçekten, bunu da konuşalım istiyoruz.

Sayısız veri var -süre az- TÜİK'e göre 2023'te mağdur 242.875 çocuk var; yüzde 12'ye yakını, 29 bin kadarı cinsel istismar mağduru. Sadece altı ayda 14 kız çocuğumuz katledilmiş. Çocuk istismarcılarının yüzde 80'i -fecaat bu- çocuğun tanıdığı hatta ailesinden birisi. Kendi kardeşini, öz kardeşini doğuran çocuklar var bizim ülkemizde; açmama gerek yok herhâlde daha fazla.

Değerli milletvekilleri, aslında bizim bir Çocuk Koruma Kanunu'muz var ama o Çocuk Koruma Kanunu'na aykırı şekilde mahkeme salonunda tecavüzcüsüyle karşı karşıya getirilen ve bu strese dayanamayıp kalp krizinden ölen çocuklarımız da var. Mesela, on altı yılda 18 yaşın altında 440 bin çocuğun doğum yaptığından söz ediliyor araştırmalarda. Her yıl 1 milyardan fazla çocuğu etkileyen, dünyanın artık "küresel salgın" olarak nitelendirdiği dijital suçlar var ve cebinde geziyor çocuklarımızın. İnsan kaçakçılığı mağdurlarının yüzde 28'i çocuk ve biz Türkiye'de depremde kaybolan çocuklarımızın kayıp olduklarını hâlâ kabullendiremiyoruz Bakanlığa. Çocukları hedef alan suçlarla ilgili vaka sayıları artıyor ama kovuşturma ve mahkûmiyet oranları azalıyor ironik şekilde. Çocuğa şiddette riski artıran en önemli faktör yetersiz eğitim ama Bakanlık ne yapıyor, akşam ÖMK'yle konuşacağız aslında bunu. İstismar endekslerindeki en düşük notu Türkiye veri akışından alıyor ama TÜİK ne yapıyor? Veri paylaşımını durduruyor ya da manipüle ediyor. Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen -yetişkin, toplum ya da devlet fark etmez- bilerek bilmeyerek uygulanan bütün davranışlar istismar. Dolayısıyla biz aslında bu önergeyle sadece çocuğa şiddeti, o saldırıları değil okullardaki hijyen sorununu da kapsayan, farklı kademelerdeki okulların birleştirilmesinden kaynaklanan güvenlik sorununu da kapsayan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 2 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2024-10-02-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=127291

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
