# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 27 Ekim 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90884
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2026-10-27-tutanak-metni

> Selcan Taşcı (İYİ Parti), 27 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 549 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bürokratlar; nasıl olacak bilmiyorum ama hayırlı olsun tabii, bütçe.

Defaatle söylendi; bir muhasebe cetveli değil hakka dayalı bir sözleşme bütçe. Kâğıt üzerinde rakamları denkleştirerek meşrulaşmaz, sosyal, ahlaki, hukuki bir zemini de olmalıdır, adil olmalıdır her şeyden önce. Asgari akıl, mantık ve vicdana sahip hiç kimse, maalesef, Sayın Yılmaz, bir faiz bütçesini adil olarak nitelendiremez.

Faize ayrılan pay... Bu arada, halkı yanıltıcı bilgidir bu, gazetecileri hapsediyorsunuz ya, işte o nevi bir suçtur. Bütçede en büyük payın eğitime ayrıldığını söylemek, dediğim gibi, yanıltıcı bilgidir. Faize ayrılan pay, eğitime ayrılan toplam payın üzerinde bu bütçede. Faize ayrılan pay sağlık hizmetlerini 2'ye katlıyor, yoksullukla mücadele ve sosyal dayanışma bütçesini 5'e katlıyor. Tarıma bir yılda ayrılan pay sadece yirmi iki günlük faize denk geliyor bu bütçede ve her 4 çocuktan 1'i açken bu ülkede... Derste açlıktan bayılıyorlar, okullardan cenazeleri mi çıksın bekleniyor ki o da oluyor aslında, olmuyor değil. Bütçede, bizim, okullarda çocukların bir öğün de olsa ücretsiz ve sağlıklı beslenmesini, güvenliğini, psikolojik gelişimini öncelediğinizi görmemiz için daha ne olması gerekiyor? Ne eğitimde ne istihdamda olan milyonlarca genci üretime katmanız için daha kaç intihar gerekiyor? Konut krizi var. Tahliye baskısı altındaki milyonlarca dar gelirlinin barınma hakkının korunması için daha ne olması gerekiyor? Son yılların en bereketli sezonuydu, buna rağmen çiftçi kan ağlıyor. Tarım Kanunu'nun öngördüğü oranda destek var mı diye bakıyoruz, sadece kelime oyunu var. 17 milyondan fazla insan açlık sınırının altında ücrete çalışıyor. Alım güçlerini koruyucu tedbir diye soracaktım, siz de duydunuz, az önce resmen dalga geçti bir arkadaşınız, alım gücünün yüksek olduğunu iddia etti ve bununla övündü böyle bir ülkede. Ülkenin potansiyelini faydaya dönüştürmeyen, üretimi desteklemeyen, emeği desteklemeyen bir bütçenin bir hizmet veya yatırım bütçesi olma ihtimali bulunmadığı gibi, adil olabilme imkânı ve ihtimali de yoktur. Bugün cevap vermeniz gereken en önemli soru, bence biz size -temsil ettiğiniz yapıya binaen söylüyorum, şahsi değil- nasıl bütçe emanet edeceğiz Sayın Yılmaz? Elinizi vicdanınıza koyun, o aç çocukların, atanamayan öğretmenlerin, kepenk indiren esnafın, göç etmek durumunda kalan sanayicinin vekili olarak burada, bizim yerimizde oturduğunuzu düşünün. Siz size yani vatandaşın alın terini fon vurguncularına kaptırmış, cumhuriyet tarihinin kamu gözetimindeki en büyük soygununa seyirci kalmış, daha kendi kurumlarını koruyamamış, kayırmış ama koruyamamış bu örgütlü suçun paydaşı hâline gelmiş, güvenilirliği yerle yeksan, böyle çürümüş bir yapıya gerçekten değil bütçe, bir kuruş emanet eder misiniz?

Kalkınmada ayrımcılık iddiası hep etnik bölücü temelde ifade ediliyor burada. Ben, cevaplarsanız hepimiz sebebi anlayalım çok isterim çünkü ülkenin doğusu gibi batısı da mağdur aslında. Tekirdağ olarak biz, ürettiğimiz katma değerle, ödediğimiz vergiyle, verginin tahsilatı ile aldığımız hizmet ve yatırım arasındaki uçurumun nedenini yıllardır gerçekten çok merak ediyoruz. Ne kadar oy, o kadar hizmet yaklaşımına benzer şekilde ne kadar vergi, o kadar hizmet olsun demiyorum ben ama insaf diyorum; kişi başına düşen vergi tahsilatında 7'nciyiz ama merkezî yönetimin kişi başına yaptığı harcamada 79'uncu sıradayız. Müreffeh bir şehir olsak, hizmete, yatırıma ihtiyacımız olmasa tamam, anlayacağız ama bizim okula ihtiyacımız var, yola, stadyuma, antrepoya ihtiyacımız var. Hastanemiz var, ulaşacak yolumuz yok bizim ya! 2026 yılında Sayın Yılmaz, kavşak kenarındaki otlar temizlenmedi diye trafik kazasında insan ölebilir mi bir ülkede ya? Bu kadar ilkel bir seviyede miyiz? Bu mu kalkınma Allah aşkına? SEGE verilerine göre biz geriliyoruz ve bu denli çalışıp, üretip, devlete karşı da bütün yükümlülüklerini yerine getirip neden gerilediğimizi de açıkçası çok merak ediyoruz.

Teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 27 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2026-10-27-tutanak-metni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90884

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
