# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selçuk Ayhan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ayhan-23-2010-05-02-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Selçuk Ayhan (CHP), 2 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 568 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SELÇUK AYHAN (İzmir) – Evet.

BAŞKAN – Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakikadır efendim.

SELÇUK AYHAN (İzmir) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlıyorum.

Biliyorsunuz, işçi sınıfının grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı, Cumhuriyet Halk Partili rahmetli Bülent Ecevit döneminde verilmiştir ve o günün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı da bugün çirkin bir şekilde itham edilen rahmetli İsmet İnönü’dür.

Değerli arkadaşlarım, bugüne değin yapılan oturumların tutanaklarını incelediğimde, AKP’nin üç nokta üstünde durduğunu görüyorum: Bir; biz sivil bir anayasa getiriyoruz; iki, muhalefet 12 Eylül askerî darbe Anayasası’nı savunuyor; üç, bizim getirdiğimiz Anayasa Avrupa standartlarına ve Venedik Kriterlerine uygun.

Şimdi, değerli arkadaşlar, 12 Eylül askerî darbesi, başta solcular, sosyal demokratlar olmak üzere Türkiye’nin ulusal bağımsızlığını savunan milliyetçi, muhafazakâr birçok insana vurmuş ve 12 Eylül askerî darbe koşullarında Türkiye’de radikal siyasal İslam ve ayrılıkçı terör örgütü güçlenmiştir. Türkiye’nin son otuz yılına baktığınızda bunun böyle olduğunu görürsünüz. O dönemde hapishanelerde yatanlar, siyasi yasaklı hâle getirilenler, işkence çekenler, ne kamu kurumlarında ne özel sektörde uzun yıllar iş bulamamış; bir kısmı mafya tetikçisi olmuş, bir kısmı ellerinde çantayla işporta tezgâhı satıcılıklarını yapmış, bir kısmı yeni doğmuş bebeklerini cam bölmeli aynanın arkasında görerek içten içe ağlamışlardır. Bugün kalkıp bazıları bize demokrasi, insanlık, sivil anayasa dersi vermeye kalkarken, bunu yaşayan insanların yüreğindeki acıyı da bilmeleri gerekir.

İkincisi, “Sivil anayasa yaptık” diyorsunuz. Sivil anayasa sivil kıyafetle yapılmaz arkadaşlar. Sivil anayasa sivil beyinle yapılır. Eğer beyninizde darbeci diktatörlük mantığı varsa üzerinizdeki giysi ne olursa olsun sizden sivil anayasa çıkmaz. Sizin yaptığınız Anayasa, kuvvetler ayrılığı ilkesini tamamen ortadan kaldıran, yargıyı da AKP güdümüne alan, yargıyı da siyasallaştıran bir anayasadır. Bunun örnekleri çok açık. Daha geçen haftaki oturumda Sayın eski Millî Eğitim Bakanı dedi ki: “Benim kararlarımı bozan hâkimi, üzerine müfettiş gönderterek sürdürdüm.” Sayın Bakan Yazıcı dedi ki: “Bu Anayasa, Adalet ve Kalkınma Partisi gibi halkın iktidara getirdiği bir partiyi kapatmaya kalkmıştır.” Diyorsunuz ki: “Uluslararası kriterlere, Avrupa Birliği kriterlerine, Venedik Kriterlerine uygun bir anayasa yapıyoruz.”

Değerli arkadaşlar, ne Venedik Kriterlerine referandum anlayışı itibarıyla uyuyor ne de Fransa örneğinde olduğu gibi, Avrupa Birliği kriterlerine uyuyor. Ama uyduğunu kabul ederek size bir şey soruyorum: Eğer bir ülkede yolsuzluktan, dolandırıcılıktan hakkında iddia olan bir kişi Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda, bir bakanın “İstifa et.” demesine rağmen, Başbakan tarafından kollanarak hâlâ tutuluyorsa, hangi Avrupa ülkesinde böylesi bir hükûmet ayakta kalabilir? TOKİ, bir bakanın yakınına 400 milyarlık işi 1 trilyon 800 milyar liraya veriyorsa, o TOKİ’nin bağlı olduğu Bakan nasıl Hükûmette istifa etmeden kalabilir?

HALİL MAZICIOĞLU (Gaziantep) – Başbakana bağlı.

SELÇUK AYHAN (Devamla) – Başbakana bağlıysa Başbakanın istifa etmesi gerekir.

Evladına aldığı gemi için “3 trilyoncuk gemi” diyen, daha sonra da kızı için 25 milyarcık isteyen bir insan, Avrupa’da hangi ülkede iktidarda kalabilir, hangi ülkede hükûmette kalabilir?

Değerli arkadaşlar, sizlerin getirdiği Anayasa AKP anayasasıdır, sivil bir anayasa değildir, baskıcı bir diktatörlük anayasasıdır. Bakın, Türkiye’nin gerçekten demokratik bir anayasaya ihtiyacı var. Birey özgürlüğünü sağlayan, tüm kurumları sağlamlaştıran, insan haklarını güvenceye alan bir anayasaya ihtiyacı var ama bu bir intikamcı mantıkla, bu bir diktatörlük hevesiyle sağlanamaz.

Son olarak şunu söyleyeyim, zamanım azalıyor: Geçen hafta size bir referandum yaptım. Tutanakları okudum. “Şu hayvanları seviyor musunuz?” demiştim. “Seviyoruz, seviyoruz.” demişsiniz. Sizi kutluyorum. Bayan milletvekilleri dâhil, salyangozu da, solucanı da, fareyi de iğrenmeden benimseyebiliyorsunuz, kutluyorum. Akrepten, yengeçten, yılandan ürkmüyorsunuz; aslandan, kaplandan korkmuyorsunuz. Gerçekten cesur insanlarsınız, kutluyorum ama Anayasa görüşmeleri sırasında önergelerle yapılan değişiklikler sonunda bu kamuoyu araştırması son şeklini aldı değerli arkadaşlarım, önergeler demokratik bir şekilde tartışıldı, milletvekillerimiz düşüncelerini sundu, yeniden şekillendi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Ayhan (CHP, İzmir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ayhan-23-2010-05-02-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
