# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selçuk Ayhan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ayhan-23-2011-03-24-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696

> Selçuk Ayhan (CHP), 24 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 448 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SELÇUK AYHAN (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı, ikinci bölüm 48’inci madde, Cumhuriyet Halk Partisi önergesi hakkında söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, İnternet’te AKP’nin sitesine girdim. Sayın Başbakanın “Ak ile karanın ortaya çıkması, sürecin hassasiyetle ilerlemesi için herkesin yargıya ve yargı süreçlerine saygı duyması şart.” sözünü okudum ve mutlu oldum. “İşte benim ülkemin Başbakanı böyle olmalı.” dedim. Sonra biraz yakın, biraz da uzak geçmişe gittim, baktım ki bizim Başbakan her zaman yukarıdaki gibi düşünen, o düşünceyi savunan bir başbakan değil. Önce, Başbakanın Ergenekon’un savcısı olduğunu anımsadım, daha sonra Sayın Başbakanın “İnanın ayaklarımızda pranga var, Türkiye’de Parlamentonun da yürütmenin de üzerinde bir yargı gücü var. Hesabı veren ben, bana zulmeden de o.” sözünü anımsadım. Başbakanın mantığına göre yürütmenin de yasamanın da yargının da başında ancak başbakan olabilir, gerisi teferruattır; Başbakan ve AKP zihniyetinin istediği gibi kullanacağı demokrasi oyununun birer argümanıdır.

En son, yurt dışındaki yurttaşlarımızın oy kullanamama durumuyla ilgili Başbakanın açıklamasına bakın: “Tam o konuyu işlediğim anda, ben Almanya’dayken YSK karar alıyor. Sen bizi sabote mi ediyorsun?” YSK, kendine çekidüzen verecek, Başbakana sormadan iş tutmayacak, haddini bilecek, yoksa faturayı öder. Bu, bu demek değerli arkadaşlar.

Sayın Başbakan, Deniz Feneri dosyasının Almanya’dan eşekle değil de kaplumbağa sırtında gelmesini sağlayarak Türkiye’de soruşturma açılmasını aylarca geciktirterek, hâlâ ne olduğu bilinmez durumda kalmasını sağlayan Adalet Bakanlığının başı. Sayın Başbakan, Deniz Feneri yolsuzluğunun bir numaralı zanlısını “İstifa et.” diyen ilgili Bakana karşın görevinin başında tutan Başbakan. Sayın Başbakan, KPSS soruları çalınarak, alın teriyle başarılı olan gençlerin alın terini gasbeden çete soruşturmasının bir numaralı zanlısını soruşturma kapsamı dışına çıkartarak Kanada’ya doktora yapmaya yollayan sorumluların en üst amiri konumundaki kişi. Sayın Başbakan, Kayseri Belediyesiyle ilgili yolsuzluk belgelerini kendisine gönderen CHP Genel Başkanının gönderdiği rüşvet defterini soruşturmak yerine “İtirafçının imzası yok.” diye örtbas etmeye çalışan kişi. Bu Başbakan, değerli arkadaşlar, TÜSİAD’daki konuşmasında, yargı reformuna gerekçe olarak zaman aşımından kurtulan suçluları gösterip kendisi altı dosyadan zaman aşımıyla kurtulan bir Başbakan. Bu Meclis de, haklarında yedi yüz fezlekeden, “dokunulmazlık zırhı” nedeniyle, aklanma şansını bile kullanmaya cesaret edememeyi içine sindiren, ama laf atıp sataşırken “Yargılananları milletvekili mi yapacaksınız?” demekten de hiç imtina etmeyen milletvekillerimizin olduğu bir Meclis. İşte bu nedenledir ki, Başbakanın dediği gibi, yargı ayağımızda pranga olmaktan çıkmalı ve soğuk terler dökmek yerine geceleri rahat uyku uyuyacağımız bir yargı sistemi kurulmalıdır. Herkes için adalet ancak bağımsız ve güvenilir bir yargıyla gerçekleşir. Eğer bunu sağlayamazsak, bugün sevinerek, övünerek devam ettiğiniz bu süreç yarın sizlerin aleyhine işleyebilir. Bugün “ucube” denen heykelle ilgili alınan bir yargı kararından sonra, apar topar o mahkeme başkanını görevden alıp yerine başkasını atayacak kadar yargıya müdahale eden bu zihniyetin yarın nelerle karşılaşacağı bilinemez.

Değerli arkadaşlarım, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Hepinize iyi geceler diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Ayhan (CHP, İzmir). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ayhan-23-2011-03-24-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
