# Nusaybin'de Türk Bayrağı'na yapılan saygısızlığa, çocuk cinayetlerine ve ilgili kanunlara, barınma krizine ve TOKİ konutlarına, Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının 1'inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim
- **Tarih:** 21 Ocak 2026
- **Gündem:** Nusaybin'de Türk Bayrağı'na yapılan saygısızlığa, çocuk cinayetlerine ve ilgili kanunlara, barınma krizine ve TOKİ konutlarına, Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının 1'inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=141500
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-2026-01-21-nusaybin-de-turk-bayragi-na-yapilan-saygisizliga-cocuk-cinayetlerine

> Selçuk Özdağ (Yeni Yol), 21 Ocak 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Nusaybin'de Türk Bayrağı'na yapılan saygısızlığa, çocuk cinayetlerine ve ilgili kanunlara, barınma krizine ve TOKİ konutlarına, Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının 1'inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması); konuşma 761 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Nusaybin'de, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağı, Türk Bayrağı'na karşı bir saygısızlık yapılmış ve bu saygısızlık üzerine de zaten emniyet güçleri gereğini yapmıştır.

KAMURAN TANHAN (Mardin) - Sayın Başkan, Nusaybin değil orası.

SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Ama bunu bir etnisiteye mal etmek, bunu aynı zamanda bir mezhebe mal etmek, bir şehre, bir ilçeye mal etmek de doğru değil. Suçların şahsiliği prensibi vardır. O nedenle, bu tür olaylarda provokasyonların da olabileceğini düşünerek, zaman zaman bazılarında ideolojik esirlerin sonucunda da bunların yapılabileceğini düşünerek dikkatli demeçler vermek, Emniyetin de veya istihbaratın da bu konuda hassasiyetle üzerinde durmasını istemek en tabii hakkımız diyorum.

Ardından da şunu söylemek istiyorum değerli milletvekilleri: Biliyorsunuz, Atlas Çağlayan öldürüldü. Çocuk cinayetleri var Türkiye'de ve Çocuk Koruma Kanunu var ve çocuk cinayetleriyle ilgili kanunumuz var aynı zamanda. Eğer bir çocuk 15 yaşında bu eylemi yapıyorsa, bu cinayeti işliyorsa on bir ile on beş sene arasında bir ceza alıyor. Ardından da Türk Ceza Kanunu'nun 62'nci maddesi de uygulanıyorsa eğer, burada yine aynı şekilde 1/6 oranında bir indirim meydana geliyor, eğer infaz yasası da devreye giriyorsa beş altı yıl içerisinde bu çocuklar çıkabiliyorlar. Bu "Çocukları Koruma Kanunu"yla ilgili olarak yeniden bir düzenleme yapmamız lazım. Kesici aletlerle veyahut da ateşli silahlarla yapılan öldürmelerde bununla ilgili olarak ağırlaştırmayı özellikle gündeme almamız gerekiyor ve Adalet Bakanına ve Hükûmete sesleniyorum buradan Çocukları Koruma Kanunu'yla ilgili olarak: Çocuk cinayetleriyle ilgili olarak bu yasanın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor çünkü bu cinayetleri işleyenler artık çocuk değiller. Bu cinayetleri işleyenler cezaevine girdikten sonra da çocuk ıslahevlerinde kalabilmekte, çocuk ıslahevlerinden çıktıkları zaman da âdeta profesyonel cinayet şebekelerinin elinde, tekrar, yeniden profesyonelce adam öldürmeyi öğrenmiş tipler olarak çıkmakta, uyuşturucu baronlarının eline düşmekte veya çetelerin eline düşmekte veyahut da kahraman olarak karşılanmakta. Aynı zamanda şu soruyu da sormadan edemeyeceğim: Bunlar hangi iklimde yetişiyorlar? Okullar bu insanları tedip edemiyor mu, terbiye edemiyor mu, eğitemiyor mu? Anneler ve babalar acaba çocuklarıyla ilgilenemiyor mu? Sokaklar neden güvenli değil? Sokaklar neden çocuklarımızı suç işleme mekanizmaları hâline getiriyor? Çünkü insanlar üç yerde yaşar; ailede yaşarlar, okulda yaşarlar ve sokakta yaşarlar. Bu üç yer de demokratik ülkelerde güvenlidir ve eğitim mekanizmalarının olduğu yerdir ama olmadığını gözlemliyoruz. Burada da iktidarı sorumlu tutuyorum ve iktidara da tekrar, yeniden bununla ilgili yeni bir çalışma yapmanız gerekir diyorum.

Diğer bir konu, arkadaşlar, bir barınma krizimiz var bizim. Nedir? Türkiye'de ev sahipliği çoğalıyor ama ev sahipliği çoğalmakla beraber kiracılar da çoğalıyor. O zaman ev sahipleri 1 daire değil 5 daire, 10 daire sahibi olma imkânına sahipler demek ki. Kiralar da artıyor. Bakın, OECD ülkelerinde yapılan incelemeye göre son on yılda OECD ülkelerinde kiralar ortalama yüzde 49 civarında artmış. Peki, Türkiye Cumhuriyeti devletinde ne kadar artmış? Yüzde 1.457, bir daha söylüyorum: Yüzde 1.457. Mehmet Şimşek duyar mı acaba buradan? Sayın Erdoğan duyar mı acaba? Hükûmet buradan duyar mı acaba?

Aynı zamanda "TOKİ konutlarını yaptık." diyorsunuz, bu TOKİ konutlarını... TÜİK diyor ki: "Şu kadar yaptık." Efendim, TOKİ diyor ki: "Bu kadar yaptık." Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki: "Bu kadar yaptık." Birileri "1 milyon 200 bin yaptık.", birileri "1 milyon 500 bin yaptık.", birileri de "1 milyon 700 bin yaptık." diyor. Kaç tane yaptınız? Daha kendiniz bu rakamları sağlıklı olarak bilmiyorsunuz. 2019 yılında 100 bin konut yapacağınızı söylediniz -bununla ilgilendim- Bakanlık hâlâ daha bana gerçek rakamları bildirmedi. 2019 yılında yapılan konutlar, yaptığınızı söylediğiniz konutlar iki yıl içinde tamamlanacaktı. Kaç yıl geçmiş? Altı yıl geçmiş, bu konutları tam ve kâmil manada bana bildiremediniz. Ardından da 2022 yılında dediniz ki: "500 bin konut yapacağız, 250 bin arsa yapacağız, 50 bin de dükkân vereceğiz." Bunu kim söyledi? Bunu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı söyledi ama bir baktım, aynı rakamlar şöyle olmuş: 250 bin konuta inmiş, 100 bin arsaya inmiş, 10 bin de dükkâna inmiş. Ya, hangisi doğru? Bir devlette rakamlar bu kadar oynar mı? Oynamaz. E, bunlarla ilgili ne yaptınız? Hiçbir şey yapmadınız.

Şimdi, depremle ilgili de söyleyeyim. Bakın, 11 şehirde büyük deprem oldu; doğrudur, oldu, olmadı değil. Peki -her zaman söylüyorum ben burada- bu Şili'de deprem aynı rakamlarla -7,2'yle- olurken niye 5 bin kişi, 10 bin kişi ölmüyor da 500 kişi ölüyor? Niye Meksika'da 70 bin kişi ölmüyor da 500 kişi, bin kişi vefat ediyor? Neden Japonya'da 1 kişi bile ölmüyor? Önce bunu soralım biz, ardından da şunu yapalım: 11 şehirde mutlaka ki binalar yapıldı, teşekkür ederiz, yapanlara teşekkür ederiz, yapmak görevleri zaten, niye teşekkür etmekte... O bile fazla geliyor, görevleri zaten, onun için gelmişler.

Peki, ben diyorum ki: Bu konutları 11 şehirdeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği... Sizin il müdürlükleriniz var, bu il müdürlüklerini açıklayın, 450 bin konutu isim isim açıklayın. Niye çekiniyorsunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “Nusaybin'de Türk Bayrağı'na yapılan saygısızlığa, çocuk cinayetlerine ve ilgili kanunlara, barınma krizine ve TOKİ konutlarına, Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının 1'inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-2026-01-21-nusaybin-de-turk-bayragi-na-yapilan-saygisizliga-cocuk-cinayetlerine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=141500

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
