# Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Selin Sayek Böke (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 16 Temmuz 2019
- **Gündem:** Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79960
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/selin-sayek-boke-27-2019-07-16-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda

> Selin Sayek Böke (CHP), 16 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 571 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SELİN SAYEK BÖKE (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Maalesef yine ve yeniden bir torba yasayla karşı karşıyayız. Bu seferki içinde ağır bir telaşı da barındırıyor, sadece torba değil anlaşılan. Esasında işleri bu derece karıştıran, bir kriz çıkartan ve krize telaşla çare üretme yükümlülüğünü ortaya çıkartan anlayışın ta kendisi torba yasalarda cisimleşiyor. Yani her şeyi torbaya büzüştürelim, yok sayıp devam edelim anlayışı, hiçbir şeyin yok sayılamayacağı, derin krizlerin derinleşerek devam ettiği bir gerçeği karşımıza çıkartıyor. Dolayısıyla, bu torba yasa açık bir kriz torba yasasıdır. Şimdi, o zaman sorulması gereken en temel soru, teknik soruların da ötesinde: Peki, ne bizi bu krize sürükledi de telaşla, aceleyle hadi, hemen diyerek bir torba yasa çıkarma ihtiyacı doğdu? Doğrusu, bu krizin ne kadar ağır olduğunu, esasında bu torba yasaya belki ihtiyacı da bugün yayınlanan iki temel veri gösterdi. Verilerden bir tanesi, son bir yıl içerisinde 1 milyon 116 bin, 1 milyon 116 bin kişinin daha işsiz kaldığını gösterdi. Ağır bir kriz var. Milyonlarca insandan bahsediyoruz işsizliğin ağırlığı altında çökmüş olan. İkinci bir veri, 2019’un ilk altı ayında bütçe açığının 78 milyar liraya ulaştığını gösterdi. Bu, çok ağır ve acı bir tabloyu karşımıza koyuyor. Ağır ve acı çünkü 2019 yılının on iki ayı için öngörülmüş olan bütçe açığının neredeyse hepsini altı ay içerisinde tüketmişsiniz, bitmiş; hakikaten deniz bitmiş. Üstelik, geçen seneyle karşılaştırıldığında geçen senenin on iki ayından bile daha büyük bir bütçe açığı bu senenin altı ayında verilmiş. Verilmiş de halkın üzerine yüklenmiş olan ağır kriz mi çözülmüş, halk mı rahatlatılmış, emekçiler mi rahatlatılmış, Türkiye ekonomisi mi kurtarılmış? Hayır. Bilakis, telaşla kurtarılmaya çalışılan şey, iktidarın kendi geleceği, Türkiye ekonomisi falan değil.

Şimdi şu gerçeğin altını çizelim: Bu bütçe açığını ortaya çıkarmış olan duble seçim tercihiydi. Dolayısıyla bu düzen devam ettiği sürece, ekonomide krizi doğurmuş olan anlayış sürdüğü sürece bizim sürekli burada böyle kriz torba yasaları görüşeceğimiz aylar bekliyor bizi. Şimdi bunun bir kriz doğurmaya devam edecek yasa teklifi olduğu ve bir pansumanın ötesine geçmeyeceği neredeyse her yerden gözüküyor. “Nerede görüyorsunuz?” derseniz, mesela, bugün yaşıyor olduğumuz krizi çıkarmış olan en temel unsur olarak verimli, üretken, üretime dönük yatırımlar yapılmamış olması, bunun yerine varsa yoksa yandaş zenginleştirilen rantçı projelerin tercih edilmiş olması geliyor. O zaman soruyorum size: Bu torba yasa bundan sonra rantçı projelere değil, üretken, verimli, ülkenin ihtiyaç duyduğu üretim projelerine kaynak aktarılmasını sağlıyor mu? Yanıt verelim, sağlamıyor. Dolayısıyla krizi çıkarmış olan neyse onu devam ettirmeyi “Bugüne pansuman olalım. Hele bir tatile çıkalım, dönünce bakarız.” diyen anlayışınızı torbanın içine büzüştürüp bize sunmuşsunuz.

Mesela, bir şeye daha bakalım: Bugün ortaya çıkmış olan bu açık nereden kaynaklandı? Demin de altını çizdim, duble seçim yapılmış olmasından, halkın iradesinin yok sayılmış olmasından, demokrasinin bir YSK darbesiyle sandığı da tekmeleyerek yok edilebilmesinden, toplumsal barışı yok sayarak seçimleri yok saymayı artık bir reflekse dönüştürmüş olan antidemokratik anlayıştan kaynaklandı. O zaman soruyorum size: Bu torba yasa, tam da bugünkü krizi çıkarmış olan bu antidemokratik anlayışa, bu hukuksuzluğa, toplumsal barışı yok sayan, ötekileştiren siyasete çözüm olacak mı? Olmayacak. Bilakis, torbaların içine sıkışmış, birbirini dinlemeyen, ortak akıl üretme kaygısı duymayan bir anlayışın devamıyla krizi derinleştirmeyi vaat eden bir torba yasayla karşı karşıyayız.

Bir şeye daha bakalım. Bu bütçe açığında ağır bir faiz harcaması var, artan bir faiz harcamasıyla karşı karşıyayız. Bunun kaynağı faizlerin artıyor olması. Faizleri artıran şey ise Türkiye ekonomisine duyulan güvenin tamamen yok edilmiş olması ve Türkiye ekonomisine dair risk algısının çok artmış olması. Soruyorum size: Bu torba yasa yıkılmış olan güveni inşa edecek mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Selin Sayek Böke (CHP, İzmir). “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selin-sayek-boke-27-2019-07-16-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79960

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
