# Öneriler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sema Silkin Ün (Yeni Yol, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 21 Ekim 2026
- **Gündem:** ÖNERİLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149219
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sema-silkin-un-2026-10-21-oneriler

> Sema Silkin Ün (Yeni Yol), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 335 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; koca koca sempozyumların, şûraların konusu olan bir meseleyi birkaç dakikalık bir konuşmaya sığdırmak elbette mümkün değil ancak bazı meseleler var ki bazen birkaç cümle bile bir ülkenin geleceğine dair bir şeyler söyleyebilir. İşte, maarif meselemiz de tam olarak böyle. Nurettin Topçu'nun, kalp ve akıl terbiyesinin verildiği, hakiki ilmin ve özgür düşüncenin isyan ahlakıyla yoğrulduğu, bir milletin ruhunun ve kimliğinin inşa edildiği alan olarak gördüğü maarif meselemiz, maalesef bu iktidarın en istikrarsız olduğu alanların başında geliyor. Necip Fazıl'ın "Bizim idealimizde bakkalın çırağı bile diplomalı olacak." sözünü ardındaki manayı kavramadan şiar edindiniz; üstadın ruhu şad olsun, dediğinizi yaptınız, bakkalların çırakları artık diplomalı. Siz sözün biçimine tutundunuz, özünü gözden kaçırdınız; belki işinize gelen de tam olarak buydu. Bugün yaşadığımız sorunlar, maalesef, maarif meselemizin yalnızca eğitim sisteminin değil aynı anda toplumun ahlaki ve kültürel geleceğinin meselesi olduğunu açıkça gösteriyor. Ezberciliğin, diploma avcılığının, pragmatist yaklaşımın varacağı yer ahlaki yozlaşma; nitekim de öyle oldu.

Değerli milletvekilleri, önergede yer alan başlıklar oldukça kapsamlı, her birini araştırılmaya değer görüyorum, sürem sınırlı olduğu için birkaç hususa değineceğim.

MESEM, amacı bakımından, ülkemizin geleceği açısından doğru bir proje ancak bir yılda 95 evladımızı kaybettiğimiz bir uygulamayı bu idealdeki amaç üzerinden savunamayız; her ay 8 evladımızın hayatını kaybettiği bir sistemde uygulamanın kendisini sorgulamak zorundasınız. Bu çocukların sorumluluğu kimin üzerinde, Millî Eğitim Bakanlığının mı Çalışma Bakanlığının mı? Denetimden kim sorumlu? Sahada ziyaret yapanlar açıkça görür ki çocukların yapması gereken işler ile fiilen yaptıkları işler arasında ciddi farklar var. Bu çocuklar öğrenci mi yoksa işçi mi? Bu, cevabı net olmayan soruların bedelini -bilmiyorum, ne kadar farkındasınız ama- çocuklarımız canlarıyla ödüyor. Hayatlarını kaybedecek kadar ağır işlerin altına giren çocuklarımızın güvencesizliği nasıl ilgisiz kaldığınız bir konu olabiliyor?

Önergede yer almamakla birlikte önemli gördüğüm bir meseleyi huzurunuzda zikretmek istiyorum: Köy okulları meselesi. Bakın, Denizli gibi Ege'nin göbeğinde yer alan bir büyükşehrin köylerinde bile birleştirilmiş sınıf uygulamasıyla eğitim alıyor çocuklar; 1'inci, 2'nci, 3'üncü, 4'üncü sınıf öğrencileri aynı sınıfta, tek bir sınıf içinde eğitim almaya çalışıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sema Silkin Ün (Yeni Yol, Denizli). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sema-silkin-un-2026-10-21-oneriler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149219

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
