# Muş ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümüne ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Seracettin Karayağız (AK Parti, Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 25 Nisan 2007
- **Gündem:** MUŞ İLİNİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN YIL DÖNÜMÜNE İLİŞKİN
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c154/b094/tbmm221540940387.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/seracettin-karayagiz-22-2007-04-25-mus-ilinin-dusman-isgalinden-kurtulusunun-yil-donumune-iliskin

> Seracettin Karayağız (AK Parti), 25 Nisan 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUŞ İLİNİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN YIL DÖNÜMÜNE İLİŞKİN); konuşma 725 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Muş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Muş ilimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 89'uncu yıl dönümü münasebetiyle, şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlamadan önce, sizleri ve televizyonları başında bizi izleyen vatandaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, 1071 yılında, Selçuklu Sultanı Alparslan'ın, Malazgirt Ovası'nda Romen Diyojen komutasındaki Bizans ordularını bozguna uğratmasıyla, Türk ve İslam ülkesi haline gelen Anadolu'nun ilk kapısıdır Muş. Selçuklular Anadolu'yu fethettikten sonra, bölgede bulunan Müslüman, Kürt, Arap veya gayrimüslim, Ermeni, Süryani ve Rum gibi tüm unsurları kendi vatandaşı olarak kabul etmiştir. Bunların dinî veya kültürel hiçbir değerlerine dokunmadan sekiz yüz elli yıl adaletle idare eden Selçuklu ve akabinde Osmanlı Devleti, en zayıf anında, en büyük ihanete muhatap olmuştur. Eli silah tutan çoğu erlerini Çanakkale'den Yemen'e kadar birçok cephede savaş veren Osmanlı ordusuna gönderen Muş halkı, Ruslar ve onlarla iş birliği yapan Ermenilerin saldırılarına uzun süre dayanamamış ve şehir 18 Şubat 1916'da düşmüştür.

Gerçekte, Ermenilerin Doğu Anadolu'da savunmasız halka yaptıkları katliam da değil, tam bir vahşettir. İnsanları bilek ve ayaklarından duvarlara çivilemek, kafa derilerini yüzerek ölüme terk etmek, bebeğini annesinin gözü önünde parçalamak, hamile kadınların bebekleri üzerinde iddiaya girmek Ermeni çetelerinin yaptıkları sıradan işlerdi.

İki amcası Ermeniler tarafından şehit edilmiş biri olarak diyorum ki: Osmanlı eğer bir soykırım uygulamak isteseydi, bunu sekiz yüz elli yıllık bir zaman sürecinde yapardı da Anadolu'da Ermeniler diye bir ırktan bahsedilemezdi. Ancak böyle bir anlayış ne inancımıza ne de insanlık erdemine uyan bir davranış değildir, olamazdı, olmamıştır. Böyle bir iddiayı bu millete yapılmış en büyük bir hakaret olarak kabul ediyor ve reddediyoruz.

Tüm dünyanın saldırısına rağmen birçok cephede destanlar yazan askerlerimiz, müttefikimiz olan Almanlarla birlikte yenik sayılmışlardır. Anlaşmalar gereği Osmanlı ordusu teslim olup, silah bırakmak zorunda kalmıştır. Tüm dünyanın "tamam, bu iş bitti" dediği bir anda, gene Osmanlı ordusu içinden çıkan kahramanlar, bu işin henüz bitmediğini, hatta yeni başladığını bütün dünyaya ilan edecek ve destanlar yazacaklardı. Bu ülkenin Mecnunları, Keremleri, Ferhatları dağlan delerek, âdeta imkânsız denileni başaracak, ülkelerini bağımsızlığa kavuşturacak ve dünya mazlumlarına örnek olacaklardı.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kurtuluş mücadelesi başladığında, bugün bazı kesimlerce Köşk'e yakıştınlamayan başörtülü kadınlanmız da erkeğinin yanında kurtuluş mücadelesine bütün gücüyle katılıyordu. Mustafa Kemal'in askerleri için mermi dolduruyor, kağnılarla cephane taşıyor, yağmur yağdığında da bebeğinin üzerinden yorganı çekip top mermisinin üzerine örtüyordu.

Bu mücadele aşkıyla Antep ilimizde destanlar yazılıyor, Maraş'ta Müslüman kadının baş örtüsüne uzanan Fransız eli, kahraman Maraş halkı tarafından kırılıyor, Bursa'da Osman Gazi'nin türbesini hayasızca çiğneyen Rum askerleri İzmir'de denize dökülüyordu.

18 Şubat 1916'da işgale uğrayan Muş ilimiz de Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki kuvvetlere halkın da destek vermesiyle, 30 Nisan 1918'de düşman işgalinden ve katliamlardan kurtulmuştur.

Seksen dokuz yıl önce düşman işgalinden kurtulan Muş, AK Parti İktidarının verdiği tüm hizmetlere rağmen, geri kalmışlıktan kurtulmuştur diyemiyoruz. Muş'u geri kalmışlık zincirinden kurtaracak olan en önemli proje, yıllardan beridir konuşulan ancak bir türlü başlatılamayan Alparslan II Projesidir. Teknik gereklilik olarak Keban Barajı yapılmadan çok önce yapılması gereken proje, eski siyasilerin bilgisizliği ve ilgisizliği sebebiyle, maalesef, bugünlere kadar bırakılmıştır.

Memur maaşını ödemekte zorlanan hükümetlerin yüzlerce barajı bir çırpıda ihale etmeleri hangi amaca hizmet ettiklerini apaçık göstermektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Karayağız.

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Devamla) - Bugünkü bütçelerle dahi yirmi beş yılda tamamla- namayacak kadar işi ihale etmeleri, eski iktidarlann sadece geçmişimizi değil, geleceğimizi de çaldıklarının en açık delilidir. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dört buçuk yıllık AK Parti İktidarı döneminde, ilimizde otuz kırk yılda yapılamayan hizmetler yapılmıştır. Hastaneler, sağlık ocakları, okullar, derslikler, yurtlar, kara yollan, köy yolları, içme suları, elektrik hizmetleri, tarımsal destekler, sosyal konutlar, kültür merkezleri, belediye hizmetleri ve sosyal yardımlar yönünden yapılanlar tüm halkımızın takdirini kazanmaktadır.

Yine, iktidarımız döneminde açılan Eğitim Fakültesi ve önümüzdeki haftalarda kurulacak olan Alparslan Üniversitesi, Muş halkının yıllardır özlem duyduğu rüyasıdır. Bunları halkımızın layık olduğu çok gecikmiş hizmetler olarak kabul ediyor, hiçbir zaman yeterli görmüyoruz.

Muş'u geri kalmışlıktan kurtaracak iki önemli proje vardır: Bunlardan birincisi, Alparslan II Barajı projesinin revize edilerek bir an önce temelinin atılması, ikincisi ise, Alparslan Tarım İşletmesinin özelleştirilerek, modern bir hayvancılık ve süt ürünleri üretim merkezi hâline dönüştürülmesidir.

Bundan sonraki iş artık bize kalmıştır. Bu konularda, Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Tanm Bakanımızın acil desteğini beklemekteyiz.

Bu arada, gerek Eğitim Fakültesinin açılmasını gerekse yeni üniversiteler kervanına Muş'umuzun da dâhil edilmesini sağlayan Sayın Başbakanımıza ve Millî Eğitim Bakanımıza hemşehrilerim adına teşekkürü bir borç biliyorum.

AK Parti İktidarlarıyla, Muş'la birlikte tüm illerimizin geri kalmışlık zincirinden kurtulacağı günlerin yakın olduğu inanç ve ümidiyle hepinizi selamlıyor, sevgi ve saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Seracettin Karayağız (AK Parti, Muş). “Muş ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümüne ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/seracettin-karayagiz-22-2007-04-25-mus-ilinin-dusman-isgalinden-kurtulusunun-yil-donumune-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c154/b094/tbmm221540940387.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
